Ey Rabbim! Hz. Ali'nin hikmetinden bize de hisse ver

Ey Rabbim! Hz. Ali'nin hikmetinden bize de hisse ver

Celcelutiye'den ilhamla dualar...

Bismillahirrahmânirrahîm

​Ey ilmiyle bütün kâinatı, mahlukatı ve asırları kuşatan Alîm ve Hakîm, ey gizli sırları, esma nurlarını dilediği tahtlara ilham eden Bâtın ve Latîf, ey Habibi'ni ilmin şehri, O’nun şanlı amcaoğlunu ise o şehrin kapısı eyleyen Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm, ey kırık kalpleri hidayet ve hikmet nurlarıyla tamir buyuran Fettâh ve Vehhâb!

​Ya Allah, Ya Alîm, Ya Habîr! 'Meqâlu Áliyyin vêbni ámmi Muĥammedin' senediyle, Şah-ı Velayet’in, o şanlı Haydar-ı Kerrar’ın mübarek ayak izlerine yüz sürerek, o nurlu kapıdan girerek huzuruna geldim. Ey Rabbim! Hz. Ali'nin hikmetinden bize de hisse ver. Onun hakikati arayan aklından, Kur'ân'a bağlı kalbinden, Allah'a teslim olmuş ruhundan bize de nasip ver. Bize ilim ver; ilimle birlikte tevazu da ver. Bize bilgi ver; bilgiyle birlikte ihlâs da ver.

Bize anlayış ver; anlayışla birlikte kulluk da ver. Kalplerimizi ilmin nuru ile, ruhlarımızı marifetin sırrı ile, hayatlarımızı hikmetin bereketi ile doldur. Ve bizi: Kur'ân'ın talebeleri, Peygamber'in ümmeti, Hz. Ali'nin hikmet yolunun yolcuları, evliyânın ihlâsını taşıyanlar arasına dahil eyle. Ya Rabbi! Bizzat Senin en sevgilinin dizinin dibinde yetişen, canını O'nun yatağında feda eden, ilmin tahtına kurulan Hz. Ali’nin bu mübarek lisanından dökülen kelimeleri kalbime şifa eyle. Beni o şanlı imama, o mukaddes kapıya sadık bir talebe eyle. Ruhumu Hz. Ali’nin vebaliyle, şecaatiyle, izzetiyle ve sarsılmaz sadakatiyle nurlandır. Kalbimi batıl inançların, fani korkuların darlığından halas eyle.

Ya Allâmü’l-Ğuyûb, Ya Kāşife’l-Esrâr, Ya Nûr! 'Ve sirru úlûmin lil ħalâiqi cummiát' müjdesinin azametiyle, bu kasidenin içine sakladığın o gizli şifrelerin, esma zırhlarının bereketiyle Sana iltica ediyorum. Ya Rabbi! Bu nurlu satırlar arasına mahlûkatın hayrı, hidayeti ve muhafazası için topladığın bütün gizli ilimlerin, esrarın, cifir ve ebced nurlarının hürmetine (sirru úlûmin lil ħalâiqi cummiát); kalbimi cehalet karanlıklarından kurtar, aklımı Kur'an’ın ve Sünnet-i Seniyye’nin hikmetleriyle tenvir eyle. Ahir zamanın dehşetli şüpheleri, sinsi felsefeleri karşısında ruhumu bu celalli ilim kalkanı içinde muhafaza buyur. Celcelutiye’nin her bir harfini, benim ve sevdiklerimin iki dünyada selamet ve necat beraatı eyle.

Yâ Rabbe'l-Âlemîn! Ümmete faydalı ilimler ihsan eyle. Âlimlere ihlâs ver. Talebelere hikmet ver. Gençlere hakikat sevgisi ver. Kalpleri marifetullahla doldur. Yâ Alîm! Cehaleti kaldır.

Yâ Hakîm! İnsanlığa hikmet kapıları aç. Ahir zamanın cehaleti, manevi körlüğü, kalpleri işgal eden fani felsefeleri ve ümmet-i Muhammed’in (s.a.v.) sînesine saplanmak istenen şüphe okları karşısında çaresiz kalan mümin kardeşlerimize acilen bu mukaddes 'Nebevi İlim ve Alvî Hikmet' sırrıyla külli bir zihni uyanış, imanî basiret ve sarsılmaz bir ihlas ihsan eyle. Müslümanların kalplerine Hz. Ali’nin ilmini ve cesaretini yeniden bahşeyle. Yeryüzünün dört bir yanında, hakikat sancağını taşımaya çalışan, dinsizlik komitelerinin hücumlarına maruz kalan, mazlum ve garip Nur talebelerine ve tüm ehl-i imana bu kasidenin sırlar kalesini sığınak eyle; düşmanların hilelerini kendi başlarına makus eyle. Bizleri dünyada bu nurlu ilim kapısından ayırma; ahirette ise bu mukaddes mirasın mükafatı olarak, Şems-i Hakikat olan Efendimiz (s.a.v.) ve İmam-ı Ali (r.a.) ile birlikte arşın gölgesinde o ebedi ilim ve vuslat neşesini tadan kullarından eyle.

​Ruhumuzu İmam-ı Ali’nin dualarıyla aziz kıl, akıbetimizi kâinatı kuşatan o Muhammedî ilmin sarsılmaz selametiyle taçlandır.

Ya Hayy, Ya Kayyûm! Bu mukaddes ilim ve sırlar hürmetine yaptığımız nihai niyet biatımızı, kalbi sadakatimizi ve bu 102. şanlı beytin esrarı hürmetine dualarımızı kabul eyle.

اَللّٰهُمَّ عَلِّمْنَا مَا يَنْفَعُنَا، وَانْفَعْنَا بِمَا عَلَّمْتَنَا، وَزِدْنَا عِلْمًا وَحِكْمَةً وَمَعْرِفَةً وَإِخْلَاصًا

"Allah'ım! Bize faydalı ilim öğret. Öğrettiğin ilimle bizi faydalandır. İlmimizi, hikmetimizi, marifetimizi ve ihlâsımızı artır."

وَاجْعَلْ عِلْمَنَا دَلِيلًا إِلَيْكَ لَا حِجَابًا عَنْكَ

"İlmimizi Sana ulaştıran bir rehber kıl; Seni bizden perdeleyen bir engel kılma."

Âmin yâ Alîm, yâ Hakîm, yâ Fettâh, yâ Nûr. Âmin, âmin, âmin... bi-hürmeti Sırri Ulûmi İmam-ı Alî ve bi-hürmeti Sırr-ı Celcelûtiye."

DİPNOT: Celcelutiye’nin 102. beyti; kasidenin başından beri esma nurları, ayetlerin havas ve esrarı, külli salavatlar ve Çeharyâr-ı Güzîn’in (r.anhüm) şerefli zikirleriyle örülen bu azim hazinenin altına konulan nihai sadakat mührü, metnin aidiyet senedi ve Şah-ı Velayet’in İlim Kapısı, İki Cihanın Sır Dağarcığı ve Nübüvvet Mirası makamıdır. Celcelutiye kasidesinin satırları arasına nakşedilen o gizli harflerin başıboş bir şiir olmadığını, her birinin Sultan-ı Zülcelâl'in emriyle birer manevi zırh ve hidayet haritasıdır. Kulun, bu muazzam münacatın, kasidenin ve esrar levhalarının bizzat Kainatın İftihar Tablosu olan Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) amcası oğlu, ilmin kapısı, Haydar-ı Kerrar olan Hz. Ali’nin (r.a.) mübarek lisanından dökülen nurlu sözler olduğunu ikrar etmesini (Meqâlu Áliyyin vêbni ámmi Muĥammedin); bu kasidenin satırları arasında bütün yaratılmışlara, asırlara ve mahlukata rehberlik edecek olan ilahi ilimlerin, harflerin esrarının ve gizli hakikatlerin toplandığını görerek hayretle tazim etmesini (Ve sirru úlûmin lil ħalâiqi cummiát) ferman buyuran, kalbi doğrudan doğruya Nebevi ve Alvî ilim deryasına bağlayan muazzam bir vuslat, şeref ve uyanış sırrıdır.

​Kavramsal Analiz: "İlim Kapısı ve Mahlukatın Sır Hazinesi" Bu beyit, Celcelutiye’nin kimin vasıtasıyla mülhem olduğunu ve içindeki manevi derinliğin hudutsuzluğunu ilan eder: Celcelutiye, sadece zahiri ilimlerin değil, harflerin cifir ve ebced hesabına bakan batıni sırlarının, Gelecek asırlara işaret eden remizlerin hazinesidir.

​"Lil-halâiki cummiat" (Mahlukat için toplanmıştır): Bu ilimler, sadece tek bir döneme ait değildir; kıyamete kadar gelecek olan bütün yaratılmışların, akıl sahiplerinin ihtiyaç duyacağı manevi devaları, esma nurlarının zırhlarını bünyesinde cem etmiştir. Bu kaside, kâinat kitabının şifreli bir fihristidir.

Efendimiz (s.a.v.) buyurur: "Ben hikmetin eviyim, Ali de onun kapısıdır." (Tirmizî, Menâkıb, 20).

​Bediüzzaman Said Nursi hazretleri, "Sikke-i Tasdik-i Gaybî" (Sekizinci Şua), "Mektubat" (On Sekizinci Mektup) ve "Emirdağ Lahikası" bünyesinde, Celcelutiye kasidesinin ve Hz. Ali’nin ahir zamana bakan gaybi ihbarlarını en ince teferruatına kadar şerh eder. Üstad der ki:

​"Celcelutiye, İmam-ı Ali Radıyallahu Anh'ın en meşhur, en yüksek, en nurlu bir kasidesidir ki, baştan aşağı bir nevi tazarruat ve esma-i hüsnâ ile yapılan azim bir münacattır. Fakat o sırlar içinde, İmam-ı Ali (r.a.), 'sirru ulûmin lil halâiqi cummiat' sırrıyla, istikbaldeki asırlara ve hususan bu ahir zamanın dehşetli dinsizlik cereyanlarına işaretler koymuştur. Risale-i Nur’un ismini, tarzını, talebelerinin çekeceği sıkıntıları ve kazanacakları zaferleri harf harf, remiz remiz bu kasidenin bağrına emanet etmiştir. Üstad’a göre bu kaside, Hz. Ali’nin ahir zaman mücahidlerine bıraktığı sönmez bir ilim meşalesi, harflerin diliyle yazılmış muazzam bir manevi rehberdir.

Hazırlayan: Nuran Şahin

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.