Ey îmân edenler! Peygambere böyle demeyin ve onu iyi dinleyin!

Ey îmân edenler! Peygambere böyle demeyin ve onu iyi dinleyin!

Ayet meali

A+A-

Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak (c.c), Bakara Sûresi 104-105. ayetlerinde meâlen şöyle buyuruyor:

104-Ey îmân edenler! (Peygambere) رَاعِناَ demeyin,*اُنْظُرْناَ deyin (*) ve onu iyi) dinleyin! Kâfirler için ise (pek) elemli bir azab vardır.

105-Ne ehl-i kitabdan inkâr edenler, ne de müşrikler, Rabbinizden size bir hayır indirilmesini istemezler. Allah ise rahmetini dilediğine tahsîs eder. (**) Ve Allah, pek büyük ihsan sâhibidir.

(*) Resûllullah (asm) bir mevzû‘ hakkında konuşurken, Ashâb-ı Kirâm’dan (radıyallâhü anhüm ecmaîn) bazısı: “Bizi gözetip bekle (acele etme) ki, sözünü anlayalım!” ma‘nâsında رَاعِناَ (Râinâ) derlerdi. Yahudiler bu sözü, İbrânîce veya Süryânîce birbirlerine küfrederken kullandıkları “Râînâ” sözüyle değiştirip, Hz. Peygamber (asm)’a onunla hitâb etmeye başlamaları üzerine bu âyet nâzil olmuştur. Böylece mü’minlere, رَاعِنَا yerine, aynı ma‘nâya gelen اُنْظُرْنَا(Ünzurnâ) demeleri emredilmiştir. (Celâleyn Şerhi, c. 1, 135)

(**) “İnâyât-ı hâssa (husûsî yardımlar) ve imdâd-ı husûsiye ile ve ihsânât-ı mahsûsa (husûsî ihsanlar) ile Rahmânü’r-Rahîm, her bir bîçârenin (çâresiz kalmışın) imdâdına yetişebilir. Dertlerine derman yetiştirir. Fakat o ferdin hevesiyle değil, hakīkī menfaatiyle yardım eder.” (Kastamonu Lâhikası, 465)