Engellilerin hepsi seçilmiş özel insanlardır

Engellilerin hepsi seçilmiş özel insanlardır

Engelli Celal Çelik'in duygusal yazısı

Risale Haber-Haber Merkezi

Engelli Celal Çelik, hastalığıyla ilgili durumunu kaleme aldı. Engelini "piyango" olarak değerlendiren Çelik'in duygusal yazısı şöyle:

Anlatacağım bu piyango meselesini sabırla okur musunuz inşallah

Ben Kur'an'ı, hadisleri çok okudum, radyo ve televizyonlardaki hemen her hocadan dini sohbetleri dinledim. Kendi hayatımı baştan sona hatırladım. Bir engelli olarak, genel olarak tüm engellilerin ve engelliye bakan ana baba kardeşlerin yerine kendimi koyarak empati yapıyorum ve çok düşündüm. Daha öncede engellilere bu gözle bakan oldu mu bilemiyorum ama engellilikle ilgili tespitlerimi paylaşmak istiyorum.Öncelikle şu tespitimi söyleyeyim ki Allah herkese engellilik vermiyor. Engellilerin hepsi seçilmiş özel insanlardır. Birilerinin dediği gibi engellilik bir (Haşa!) yaratılış hatası değildir.

Allah mükemmeldir. Sübhandır. Eksiklik, kusur, noksan yoktur. Öyleyse neden engellileri yaratıyor? Herkes kabul eder ki dünyaya imtihana geldik. Allah bu dünyayı imtihan için yarattıysa, elbette sınav için sorular olacak. Bu sorular genelde iki başlıktır. Sabır ve şükür. Oruç, namaz, hac, musibetler, kazalar, sıkıntılar, hastalıklar... sabrımızı denemek içindir. Fakirlik, zenginlik, sevinçler, evlatlar... şükür imtihanıdır. Allah fakir eder, aza kanaat edip şükredecek mi diye ; zenginlik verir, zekatını verip hayırlar yapacak mı diye şükrümüzü dener... Bu imtihanının en zor sorularından birisi de engelli olmak, çocuğu engelli olmak, engelli kişinin yakını, komşusu olmaktır. Evet bu sabır işidir. Engelli olan insan (Evet insan. Engelli de insandır, acıkır, susar, aşık olur, küser, tuvaleti gelir...) hastalığına ve özürlülüğüne sabredecek, şükredecek.

Engelliye bakan ana baba, kardeşler isyan etmeden sabırla, belki de bir ömür boyu meşakkatlere katlanacaklar. Etrafında engelli komşusu veya tanıdığı olan ona güzel muameleyle duasını alıp sevap kazanacak. Ödül, ahirette cennettir inşallah. Üç türlü sabır imtihanı içiçedir. Engelli olan insan sabır ve şükürle imtihan ediliyor. Engellinin ana babası kardeşi abisi....vs ona bakmakla imtihan edilir... Eve para getiren çocuğuna çok iyi davranıp en güzel yemekleri pişiren ana baba, evde diğer engelli evladını bi köşeye atıyor. Halbuki o ebedi cenneti kazandıracak. El üstünde tutması gerekmez mi?

Çevresinde engelli olanlar onlara ilgiyle imtihan ediliyor. Engelliler insanlara şükretmelerini hatırlatır. Engellinin duası makbuldur, duasını almaya çalışmalılar.Gelelim piyango meselesine. Dünyadaki asıl amacımız Allah'ın rızasını, sevgisini kazanarak cennette ebedi bir gençlik değil mi? İşte engelli olmak, engelli çocuğu olmak, engelli yakını, komşusu olmak ise bu amaca hızlıca ulaştırır. Ama şartı isyan etmeden sabırla ve şükürle... Şu an Ereğli'de tahminim benim hastalıktan iki kişi olmalı. (Hastalığın ismi, friedreich ataksisi) Yapılan istatistiklerde bu hastalığın dünyada görülme sıklığı 50 bin de birdir. Belki de Ereğlide tek benimdir. Aslında olaya güzel bakarsak piyango bana çıktı. Sülalemizde tek engelli benim. Allah anne babamı, kardeşlerimi ve beni seviyor ki bana hastalık vererek engelli yapmış. Böylece biz sabır ve şükür ederek Allah'ın rızasını kazanıyoruzdur inşallah. Çevreme bakıyorum, dünyaya dalmış, ahireti unutmuşlar. Allah biz engellileri özel seçiyor. Şimdiki aklımla diyorum ki bu halime şükrediyorum. Şeytan var, nefis var, belkide namazdan uzak, günahlarla ömür geçirecektim. Nasılsa öleceğiz. Bu hastalığıma sabrederek inşallah çok sevap alıyorumdur... Yüzbinlik Ereğlide piyango bana çıktı hamdolsun.Herkese piyango isabet etmiyor, iyi değerlendirmek gerek. Evet piyango, iddia tarzı şeyler haramdır. Ama bu çok iyi bir örnek olur diye yazdım.

Gazetelerde okuyoruz piyangodan trilyonlar isabet eden insanlar, parayı değerlendiremeyip üç-beş yıl sonra eski durumlarından daha sefil duruma düşüyorlar. Bazıları ise fabrika kurup o trilyonları kısa zamanda katlıyorlar. Allah'ın milyonlar içinden seçip engellilik verdiği insanlar, iyi değerlendirmeliler. İsyan etmeyip ibadet ederek sabır ve şükürle sevap kazanmalılar. Ama engelli evladına üvey evlat muamelesi yapıp duasını alamayan ana baba çoktur. Haberlerde izledim. Zihinsel engelli kızını zincirlerle kömürlüğe bağlayan insan kazanma yolunda kaybedenlerden olabilir.Hastalık gafletten uyandırırHastalığıma hiç isyan etmedim fakat önceleri “Acaba neden Allah bana hastalık verdi?” diye çok düşünmüştüm. Ailede, hatta sülalede engelli biri yoktu. Hidayetimle bu soru cevabını buldu. Çünkü Allah beni seviyor inşallah. Burası geçici bir imtihan yeri olduğu için dünyaya dalıp ahireti unutmamı istemiyor inşallah.

Bir büyük islam alimi olan Bediüzzaman Said Nursi hazretleri “Hastalar risalesi” isimli eserinde hastalığın manevi kazanımlarını çok güzel anlatıyor. Defalarca okudum. Küçük bir kitaptır. Mesela bir yerinde diyor ki : “Eğer hastalık olmazsa, sıhhat ve âfiyet gaflet verir, dünyayı hoş gösterir, âhireti unutturur. Kabri ve ölümü hatırına getirmek istemiyor. Sermaye-i ömrünü bâd-i heva boş yere sarf ettiriyor. Hastalık ise, birden gözünü açtırır. Vücuduna ve cesedine der ki: "Lâyemut (ölümsüz) değilsin, başıboşdeğilsin, bir vazifen var. Gururu bırak, seni Yaratanı düşün, kabre gideceğini bil, öyle hazırlan. İşte hastalık bu nokta-i nazardan hiç aldatmaz bir nâsih (nasihatçı) ve ikaz edici bir mürşiddir. Ondan şekvâ (şikayet) değil, belki bu cihette ona teşekkür etmek, eğer fazla ağır gelse sabır istemek gerektir. “ Allah'a emanet olun.