Dünyanın gözü İstanbul'daki nükleer zirvede
İran ile ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere ve Almanya arasındaki nükleer pazarlıklar dün İstanbul'da başladı.
Yabancı basının büyük ilgi gösterdiği zirveye Türkiye arabuluculuk değil, ev sahipliği yapıyor. Bugün sona erecek müzakerelere Türk yetkililer katılmasa da, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ikili görüşmelerle süreci yakından takip ediyor. Zirveye dönük beklentiler kesin bir çözümden ziyade sürdürülebilir ve pratik bir müzakere sürecinin belirlenmesi yönünde. Batı dünyası, İran'ı nükleer silah üretme niyetinde olmakla suçluyor.
ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere ve Almanya'nın oluşturduğu P5+1 heyetine AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton başkanlık ediyor. İran heyetinin ise başında Milli Güvenlik Yüksek Kurulu Genel Sekreteri ve Nükleer Başmüzakereci Said Celili bulunuyor. Toplantıya Ashton'ın yardımcısı Robert Cooper, Celili'nin yardımcısı Ali Bageri, ABD Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşler Müsteşarı William Burns ile İngiltere, Almanya, Fransa, Çin ve Rusya dışişleri bakan yardımcıları katılıyor. Görüşme için yuvarlak masa konsepti esas alınırken, İran tarafı masanın bir başında, P5+1 ise diğer tarafında yer aldı. Konuşma dili olarak İngilizce kullanıldı. Salonda 7 bayrak yer alırken, kapıda sadece AB ve İran bayrağı yer aldı. Yaklaşık 35 kişinin bulunduğu odada altılar grubu üçer kişilik heyetler ve çevirmenleriyle yer alırken, İran heyeti ise masaya 15 kişiyle geldi.
Görüşmelerin odağını İran'ın uranyum zenginleştirme programı oluşturuyor. İran, düşük oranda zenginleştirilmiş uranyuma sahip. Araştırma reaktörlerinde kullanmak üzere bunu yüzde 20'ye kadar zenginleştireceğini duyurdu. Batı dünyası ise bunun nükleer silah yolunda önemli bir aşama olduğunu savunuyor. Çözüm formülü uranyum takası üzerinde yoğunlaşmış durumda. Buna göre İran, düşük orandaki uranyumu Batılılara verip karşılığında nükleer yakıt alacak. Ancak takas miktarı ve şartları konusunda ihtilaf bulunuyor. Batılılar takas karşılığında İran'ın yüzde 20 oranında uranyum zenginleştirmesinden vazgeçmesini istiyor. Tahran yönetimi ise uranyum zenginleştirmenin bir hak olduğu gerekçesiyle bunu tartışmaya bile açmayacağını vurguluyor.
Toplantıdan sızan ilk bilgiler de tarafların temel pozisyonlarını tekrar ettikleri yönünde. İran devlet televizyonunun haberine göre Said Celili, görüşmelerin olumlu bir havada gerçekleştiğini dile getirdi. Reuters ajansının haberine göre ise İran heyetinde yer alan üst düzey yetkili Mesud Zührevand, "İran'ın nükleer hakları tartışılamaz." dedi. Bu arada ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Philip Crowley, görüşmelerde, İran'ın nükleer programı konusunda "anlamlı ve pratik bir müzakere sürecinin ortaya çıkmasını'' istediklerini söyledi. Crowley, İran'ı UAEK ile tam bir işbirliği içinde olmaya çağırdı.
Müzakerelere cuma namazı sebebiyle ara verildi. İran heyeti, namazı Sultanahmet Camii'nde kıldı. Namazdan sonra imam Emrullah Hatipoğlu, "İranlı heyet şu anda burada. Heyetin ne için burada olduğunu biliyoruz. En kısa zamanda bu durumların çözülmesini temenni ederiz." diye konuştu.
İstanbul buluşmasına uluslararası basın yoğun ilgi gösteriyor. Toplantı için 182'si yabancı olmak üzere 396 basın mensubu akredite oldu. Batı basınında da konuyla ilgili birçok haber ve yorum çıkıyor. Müzakereler konusunda "beklentiler düşük", "biraz iyimserlik var" gibi yorumlara yer verilen haberlerde Türkiye'nin rolü üzerinde de duruldu. Batılı gazetelerin Türkiye'yi İran'a yakın göstermeye çalıştığı dikkat çekti. Birçok gazetede, Türkiye'nin taraflar arasında aracılık yapma kararlılığı vurgulandı.
Nasreddin Hoca diplomasisi
İstanbul'daki nükleer görüşmeler öncesinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, uzlaşma çağrısında bulunduğu heyet başkanlarına Nasreddin Hoca'dan iki fıkra anlattı. Davutoğlu önceki gün Catherine Ashton ve Said Celili ile buluşmasının ardından heyet üyelerinin onuruna yemek verdi. Yemekte taraflar Nasreddin Hoca fıkralarına kahkahalarla gülerken, görüşmeler öncesi psikolojik ortam da sağlanmış oldu. Konyalı Bakan, Nasrettin Hoca'nın, hem davacıya hem de davalıya 'haklısın' demesine itiraz eden bir kişiye "Vallahi sen de haklısın" dediği fıkrayı örnek göstererek "Herkes haklı ama uzlaşın" mesajı verdi. Heyet başkanlarına bir fıkra daha anlatan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Nasreddin Hoca' nın "Dünyanın merkezi neresidir?" sorusuna "Eşeğimin bastığı yerdir. İnanmıyorsanız ölçün." şeklinde cevap verdiğini anlatarak "Herkes kendini dünyanın merkezine koyarsa bu işler çözülmez." telkininde bulundu. Bakan taraflardan empati yaparak kendilerini başkalarının yerine koymaları gerektiğini vurguladı.
Zaman
