Dinime hizmet edeceğim
ABD Başkanı Obama tarafından Başkanlık Din Danışma Kurulu'na atanan Dalia Mogahed ile yapılan röportaj
-Amerika'daki çoğu Müslüman sizi tanısa da pek çok kişi için yeni bir isimsiniz. Dilerseniz sizi daha yakından tanıyarak başlayalım.
Mısırlı bir ailenin çocuğuyum. Ben beş yaşındayken ailemle birlikte Amerika'ya geldik ve Wisconsin eyaletindeki Madison şehrine yerleştik. Bu bölge Amerika'nın en çok göç alan bölgelerinden biriydi. Bölge halkı ya göçmendi ya da yabancılarla yaşamaya alışan Amerikalılardı. Dolayısıyla ben de ailem de hiç yabancılık çekmedik. Çocukluğumdan itibaren Amerikan toplumunda yaşanan farklılıkları bir zenginlik sayma ve bu sebeple onları kabul etme ve kucaklama kültürüyle büyüdüm. Hem annem hem de babam doktorası olan ve eğitimin değerine inanan insanlardı. Beni ve kardeşlerimi okutmak ve okulda başarılı olmamız için sürekli gayret ve teşvik ettiler.
-Bu kitapla tam olarak neyi hedeflediniz ve hangi sonuçlara ulaştınız?
Başkasının değil, sokaktaki Müslüman'ın aile, inanç, demokrasi, şiddet ve kadının rolü hakkındaki düşüncelerini öğrenmek istedik. Müslümanlar adına konuşanların bu konulardaki düşüncelerini çokça dinliyorduk ama "sokaktaki Müslüman"ınkini duymuyorduk. Altı yıl süren, 300 bin Müslüman'la birebir konuşulan çok geniş bir çalışma ile Müslüman nüfusun yüzde doksanını kapsayan bir tarama yaptık. Sonuçlar ezber bozacak kadar çarpıcıydı. Amerika'daki Müslümanlar, ortalama Amerikalıdan daha genç ve daha eğitimliydi. Toplumla bütünleşme, ortak değerleri sahiplenmede diğerlerinden daha gayretli ve başarılıydılar. Politik, ekonomik ve sosyal alanın her kademesine yayılan bir yapıya sahiptiler. Kadınlar, sanılanın aksine, eğitim dâhil bazı alanlarda erkeklerden bir adım öndeydi.
-Beyaz Saray'a danışman olarak atanmanıza gelelim. Bu atamayı nasıl öğrendiniz?
Daha bir-iki hafta önce bir telefon görüşmesi ile öğrendim. Obama tarafından Beyaz Saray'da yeni kurulan "Başkanlık Din Danışma Komitesi"nin yönetim kurulu başkanı Josh Dubois, Başkan Obama'nın beni bu kurulda vazifelendirmek istediğini ve bunu kabul edip etmeyeceğimi sordu. Ben de ona ülkem için görev almaktan gurur duyacağımı söyledim. Dubois yeni görevimi tebrik ederek Obama'ya cevabımı ileteceğini söyledi.
-Sizce Obama neden sizi seçti?
Obama ve hükûmeti, Müslümanların hassasiyetlerine ve ne düşündüklerine büyük önem veriyor ve Müslümanlarla doğru ilişkiler kurmak istiyor. Gallup'tayken, Müslümanların bakış açılarını inceleyen çalışmalar yapmam sebebiyle, onların bu arayışlarına cevap bulabileceğimi düşünmüş olabilirler.
-Aileniz ve arkadaşlarınızın tepkisi ne oldu?
Boyumu aşan övgüler ve tebrikler aldım. Bunun yanında bu işin ağır sorumluluğu olduğu ve Allah'tan yardım dilemem gerektiği haklı ikazını yapan tanıdıklarım da oldu. Bu kritik görevde, bana geniş ufuk ve güç vermesi için Allah'a dua etmek en iyi fikir olsa gerek.
-Siz ne hissettiniz ve Beyaz Saray'da neler yapmayı planlıyorsunuz?
Büyük heyecan duydum ve hâlen aynı heyecanı yaşıyorum. Ülkeme, mesleğime ve hepsinden öte Rabbimin dinine hizmet edeceğim için heyecanlı ve onurluyum. Allah'a bana bu imkânı verdiği için tevazu ile şükran duyuyorum. Amacım bu komite içinde dünya Müslümanlarının sesi olmak. Zaten oraya kendi fikirlerimi değil, Müslümanların fikirlerini aktarmak için seçildiğime inanıyorum.
-Başörtülü olmanız Amerika dışında içeridekinden daha çok konuşuldu. Siz ne düşünüyorsunuz?
Evet, bu tespit doğru ama bakış açısı yanlış. Bu atama; Arap dünyası, Orta Doğu ve Türkiye'de "Dalia Mogahed" değil, "başörtülü danışman" diye lanse edildi. Yakından izlediğim için biliyorum. Bazı Arap ülkeleri ve Türkiye'de başörtülüler okullara ve devlet dairelerine alınmazken, başörtülü bir bayanın Beyaz Saray'da danışman olması gerçekten ironik. Ama demokrasi, insan hakları ve yasal eşitlikler açısından bakıldığında, göreve layık olan kişinin ne dini ne ırkı ne de kıyafeti önemlidir. Ve normal olan da budur. Bütün vatandaşlarına tutarlı ve eşit şekilde uygulanan Amerikan kanunlarına göre, vatana hizmet konusunda herkes aynı hakka sahiptir. Buna kısaca fırsat eşitliği ve inanç özgürlüğü diyebiliriz.
-Yani şimdi siz Amerika'da laikliği tehdit etmiş olmuyor musunuz?
İnandığı için başörtüsü takan bir insan olarak neden laikliği tehdit edeyim ki? Barack Obama, başkanlık devir-teslim töreninde "Bizim gücümüzün kaynağı, dinî ve kültürel açıdan zenginliğimizdir." dedi. Zaten, "Başkanlık Din Danışma Komitesi"nin kuruluş sebebi de budur. Obama dinî grupları itip marjinalleştirme yerine kucaklamaya ve onların birikimleri, fikirleri ve ferasetleri ile mevcut sorunlara beraber çözüm yolları bulmaya çalışıyor. Hayır, ben tehdit olarak sorunun bir parçası değil, katılımcı olarak çözümün bir parçasıyım. "Başkanlık Din Danışma Komitesi"nde bunun için varım.
Aksiyon
