Davos Zirvesi'nden Türkiye'ye ısrarla davet çağrısı yapıldı
Türkiye hükümet nezdinde iki yıl sonra Davos'ta. Dünya Ekonomik Forumu Kurucusu ve Başkanı Klaus Schwab, Türkiye'nin forumun her yıl aranan ülkesi olduğunu belirtirken, yeni küresel ekonominin şekillenmesine katkı sağladığını ifade etti.
Davos Zirvesi olarak da bilinen Dünya Ekonomik Forumu'nun 41. yıllık toplantısı, İsviçre'nin Davos kasabasında başladı. İki yıl önce Başbakan Tayyip Erdoğan ile İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres arasında yaşanan sert diyaloğun damga vurduğu zirvede, Başbakan Erdoğan, kendisine Peres'ten daha az söz hakkı tanındığı gerekçesiyle 'Bir daha Davos'a gelmem' diyerek zirveyi protesto etmiş, hükümet üyeleri Başbakan'ın bu çıkışının ardından geçen yıl zirveye katılmamıştı. Bu yıl ise Bu yıl ise Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Maliye Bakanı Mehmet Şimşek zirveye katılıyor. Aynı şekilde görev süresi nisan ayında dolacak Durmuş Yılmaz da Merkez Bankası'ın Davos'ta son kez temsil ediyor.
Türkiye'nin zirveye katılımıyla ilgili konuşan Dünya Ekonomik Forumu'nun kurucusu ve Başkanı Klaus Schwab, Türkiye'nin, iki yıl aradan sonra Davos'a dönmesinin kendilerini çok sevindirdiğini söyledi. Schwab, Davos'un eski katılımcılarından Türkiye'nin, her yıl forumun aranan ülkesi olduğunu kaydetti. Türkiye'nin, küresel ekonomik krizde başarılı bir sınav verdiğini belirten Schwab, ülkenin küresel bir güç konumuna geldiğini de ifade etti. Türkiye'nin, G-20 gibi güçlenen bir grubun en etkin üyelerinden biri olduğunun altını çizen Schwab, bu pozisyonuyla, yeni küresel ekonominin şekillenmesinde katkı sağladığını vurguladı. Schwab, küresel bir güç olan Türkiye'nin, her küresel toplantıda yer alması gerektiğini de ifade etti.
Kısa vadede bizden uzak duruyorlar
DEVLET Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere İsviçre'ye hareketinden önce Esenboğa Hava Limanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Merkez Bankası'nın aldığı kararların somut etkilerinin neler olduğunun sorulması üzerine Babacan, şunları söyledi: ''Kararların alındığı günden bugüne kadar kısa vadeli olabileceğinden şüphe edilen böyle gecelik ya da çok kısa vadeli hesaplarda duran ciddi bir miktarda döviz şu anda yurtdışına çıkmış durumda. Kısa vadeli giriş çıkışlarda ısrar etmeye çalışanların bilhassa Türkiye'den uzak durmaya başladığını, içeride olanların büyük kısmının da çıkmış olduğunu müşahede etmiş durumdayız. Bu, önemli.
KUMAR OYNAMIYORUZ
MERKEZ Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz son kez geldiği Dünya Ekonomik Forumu'nda NTV/CNBC-e ortak yayınına katıldı. Son aldıkları kararların arkasında olduklarını yineleyen Yılmaz, 'Merkez Bankası tahmin edilebilir olmalı, yol gösterici olmalı. Ben çok ciddi iletişim sorunu olduğunu düşünmüyorum' dedi. Yılmaz şöyle devam etti: Kısa vadede bilinçli olarak belirsizlik yarattık. Bu da sonucunu verdi, yabancılar kısa vadeden çıktı. Bir kısmı uzun vadeye gitti. WSJ'de dört-beş yazı çıktı, Financial Times'ta çıktı. Şu ana kadar MB'nin risk aldığı söyleniyor ama genelde programın çalıştığı söyleniyor. Kur bacağı çalıştı, kredi bacağının çalışıp çalışmadığını göreceğiz. Biz kumar oynamıyoruz, rasyonel bir biçimde elimizdeki sorulara cevap arıyoruz.'
YENİ GERÇEK NE DEMEK?
DAVOS'TA ekonomik büyüme konusu odak noktalarından biri olurken, ekonomik toparlanma ve krizden çıkış yolları da aranacak. Daha önemlisi, bir daha bu türden derin krizlere yakalanmamak için yeni mekanizmalar aranacak. Gelişmekte olan ülkelerin ağırlıklı olduğu Asya, Afrika ve Güney Amerika ülkeleri 2010 yılını ekonomik büyüme yaşayarak atlatırken, Avrupa ve Kuzey Amerika'da durgunluk gözleniyor. Dünya ekonomisinin geleceğini sanayileşmiş 7 ülke değil, G-20 belirliyor ve işte bu durum da zirvenin ana temalarından biri olan ''Yeni Gerçeği'' oluşturuyor.
90 ülkeden 2.500 katılımcı geldi
30 OCAK tarihine kadar sürecek olan Davos Dünya Ekonomik Forumu'nda 90 ülkeden yaklaşık 2 bin 500 katılımcı yer alacak. Uluslararası iş dünyasından da 1400'ü aşkın, küresel düzeyde etkili işadamının katılması bekleniyor. Ayrıca, 19'u, G-20 içinden olmak üzere 35 devlet ya da hükümet başkanı ile hükümet yetkilisinin zirveye katılacağı belirtiliyor. Zirvenin bu yılki ana temasını, ''Yeni Gerçek İçin Paylaşılan Normlar'' konusu oluşturacak. Toplantılara Doğuş Holding, Sabancı Holding, Koç Holding üst düzey yetkililerinin yanı sıra, çok sayıda Türk işadamının katılacağı belirtiliyor.
Ege krizi, Arafat-Peres buluşması ve One Minute çıkışı!
DAVOS bu yıl da dünya ekonomik gündemini belirliyor. Davos toplantıları 1971'de Alman asıllı ekonomi profesörü Klaus Schwab tarafından Avrupalı işadamlarının ABD'de iş hayatına uyum sağlayabilmelerini kolaylaştırmak amacıyla başlatıldı. Bu toplantılar başlangıçta, Amerikan tarzı kapitalizmin kurallarını Avrupalılara öğretmek amacıyla düzenlenen seminerler dizisiydi.
1988'de savaşın eşiğinden dönen Türkiye ile Yunanistan, ilişkilerini yeniden yapılandıracak adımları burada, Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile Yunanistan Başbakanı Andreas Papaendreu'nun el sıkışmasıyla attı.
ALMANYA'NIN birleşme fikri de en somut haliyle 1990 yılında Davos'ta ortaya atıldı. Helmut Kohl ve Hans Modorov, Almanya'nın birleşmelerine yönelik yeşil ışığı bu toplantılar sırasında yaktılar.
PERES VE ARAFAT BURADA UZLAŞTI
1994'TE İsrail Dışişleri Bakanı Şimon Peres ve Filistin lideri Yaser Arafat Gazze ve Eriha'dan İsrail askerlerinin çekilmesi konusunda ilk kez Davos Zirvesi'nde uzlaşmaya vardılar.
HER yıl Davos'ta yapılan forum, sadece 2002'de 11 Eylül saldırılarının ardından New York'ta toplandı.
BAŞBAKAN'DAN GELMEM RESTİ
TÜRKİYE için Davos 2009'da çok farklı bir boyut kazandı. Başbakan Erdoğan ve İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in de katıldığı Gazze konulu panel tarihe geçti. Başbakan Erdoğan İsrail'i ağır eleştirince Peres sert yanıt verdi. Erdoğan, daha sonra eleştirileri yanıtlarken sözlerini kesen moderatöre kızarak salonu terk etti. Bu tartışma tarihe 'One minute' krizi olarak geçti. Erdoğan o tartışmadan beri Davos'a gitmiyor.
Türk ekonomisinden son derece umutluyum
NOURIEL Roubini Davos'ta Türkiye ekonomisinin uzun vadede iyi bir performans göstereceğini söyledi. CNBC-e yayınına katılan Roubini şunları söyledi: 'Türk ekonomisi için sadece kısa vadede değil uzun vadede de son derece umutluyum. Çok iyi bir büyümeyle birlikte zorluklar da söz konusu. TL güçleniyor ama Merkez Bankası'nın faiz indirimi büyüme açısından olumlu. Piyasalar açısından en doğru karar tartışılıyor ama Türkiye için pozitif bir bakışım var.'
5 yıl içinde en az bir ülke eurodan ayrılacak
BLOOMBERG'İN 21-24 Ocak'ta yaptığı ve 1000 kadar yatırımcı, uzman ya da borsacının katıldığı araştırmasına göre, katılımcıların yüzde 59'u bir ya da daha fazla ülkenin 2016 yılına kadar 17 üyeli Euro Bölgesi'nden ayrılacağını, bunların yüzde 11'i ise bu ayrılmanın 12 ay içinde olacağını düşünüyor. Katılımcılardan yüzde 48'i ise dağılmanın hiçbir zaman söz konusu olmayacağını ifade ettiler. Araştırmaya katılanların dörtte üçü Yunanistan'ın, yüzde 53'ü de İrlanda'nın muhtemelen borçlarını ödeyemeyeceğine inanıyor.
Türkiye lojistikte en hızlı 10'da
DÜNYA Ekonomik Forumu toplantıları çerçevesinde yayımlanan bir endekse göre, Türkiye, lojistik alanda, dünyanın en hızlı gelişen 10 ülkesi arasında gösterildi. 39 ülke arasında Türkiye'nin 8. sırada yer aldığı endeksin ilk 10 grubunda, BRIC ülkelerinin yanı sıra, Türkiye, Suudi Arabistan, Meksika, Şili, Birleşik Arap Emirlikleri ve Endonezya yer alıyor.
Akşam
