Darbeciler yargılanacak 12 Eylül hükümlüleri hâlâ tutuklu
Eylül darbesini gerçekleştirenler, 4 Nisan 2012 tarihinde hakim karşısına çıkacak.
Emrullah Bayrak'ın haberi;
Fakat darbe sürecinde gözaltına alınan, yargılanan ve hüküm giyenlerin bir kısmı hâlâ cezaevinde. Yusufiyeli Ülkücüler Derneği Başkanı Avukat Hasan İlter, 12 Eylül öncesi olaylardan dolayı Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde verilmiş bütün aleyhte kararların yok sayılması gerektiğini söylüyor.
12 Eylül 1980 askerî darbesini gerçekleştirenler, 4 Nisan 2012'de hâkim karşısına çıkacak; ancak hâlâ cezaevlerinde, darbe öncesi dönemden kalma suçlardan dolayı hapis cezası çekenler var. Ünal Osmanağaoğlu, Bünyamin Adanalı, Muhsin Kayha, Caner Erdinç, Mahir Kavalcı, İsmail Fuat Tarhan, Ramazan Çepni ve Mahmut Gül, 12 Eylül öncesi işledikleri suçlardan dolayı cezaevinde bulunan ülkücülerden bazıları.
Yusufiyeli Ülkücüler Derneği Başkanı Avukat Hasan İlter, 12 Eylül öncesi olaylardan dolayı Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde verilmiş bütün aleyhte kararların yok sayılması gerektiğini söylüyor. İlter, günümüzde 20'ye yakın ülkücünün halen çeşitli cezaevlerinde çile doldurduğunu belirtiyor. Bunların bir kısmının basit suçlardan dolayı infazının yandığını dile getiren İlter, bir kısmının da 12 Eylül öncesi olayları sebebiyle farklı hukukî muamelelere tabi tutulmalarından dolayı cezaevinde yattığını ifade ediyor. Avukat İlter, "Farklı hukuki muameleden kastım şudur: Yargıyı kendi ideolojik görüşlerine alet eden bir kısım kişiler, ülkücü hareket mensuplarına farklı cezalar vermek ve mahkeme kararlarını aleyhte yorumlamak suretiyle arkadaşlarımızdan bir kısmını hâlâ içeride tutmaya muvaffak olmuşlardır." diyor.
1980 darbesinin mağdurlarından da olan Hasan İlter, 12 Eylül darbecilerinin solcularla ülkücülere farklı ceza sistemi uyguladığını, ülkücülerin daha fazla ceza aldığını söylüyor.
Ülkücülere infaz yapılırken 5 ayrı infaz yapıldığını vurgulayan İlter, bunlardan birinin Muhsin Kayha olduğunu ve 30 yıla yakındır yattığını, şu an Adıyaman Cezaevi'nde olduğunu belirtiyor. "Şu an cezaevinde hiçbir solcu yoktur, ama ülkücüler hâlâ cezaevinde. Bu yanlı, taraflı uygulamanın çok açık bir kanıtı." diyen İlter, Bünyamin Adanalı ile Ünal Osmanağaoğlu'nun da aynı nedenle yattıklarını ifade ediyor. İlter, her insanın 10 yıl yatıp çıkması gerektiğini, ancak kendi arkadaşlarının 20-30 senedir yattığını ve hâlâ çıkamadığının altını çiziyor.
Anayasa değişikliğinden ziyade topyekün Türk milleti için geçerli '12 Eylül öncesi olaylardan dolayı Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde verilmiş bütün aleyhte kararların yok sayılması gerekir' şeklinde bir kanun çıkarılması gerektiğini vurgulayan İlter, şöyle devam ediyor: "Bu hem toplumsal barışımıza hizmet eder hem de geçmişte yaşanan acıların, zulümlerin bir nebze olsun rahatlaması için vesile teşkil eder diye düşünüyorum. Çünkü şimdi getireceksiniz 12 Eylül darbecilerini mahkemenin karşısına çıkaracaksınız, darbe yaptınız diye. Maraş olaylarını soracaksınız, Çorum olaylarını soracaksınız, faili meçhul cinayetleri soracaksınız. Öbür taraftan bütün bunları yaptılar diye, darbe yapıp cezaevine tıkılan insanları bu durumda bırakacaksınız. Bu kabul edilemez bir durum."
12 Eylül Mağduru Ülkücüler Komisyonu Başkanı Remzi Çayır da 12 Eylül mahkemelerinin verdiği kararların sonuçlarıyla birlikte yok edilmesi taraftarı olduklarını vurguluyor. Çayır, "Olağanüstü dönemde, emir-komuta zinciri içinde verilmiş kararlardır." şeklinde konuşuyor.
Zaman
