Cübbeli Ahmet Hoca'nın şaşırtan Atatürk yorumu

Cübbeli Ahmet Hoca'nın şaşırtan Atatürk yorumu

Bir süre önce Doğu Perinçek ile karşılıklı sıcak mesajlaşmalarda bulunan Cübbeli Ahmet Hoca'nın Atatürk ile ilgili sözlerinin bu mesajlaşmadan sonra gelmesi dikkat çekti

A+A-

Risale Haber-Haber Merkezi

İsmailağa Cemaati’nin hocalarından, “Cübbeli” lakaplı Ahmet Mahmut Ünlü'nün Atatürk ile ilgili sözleri şaşkınlıkla karşılandı.

Ünlü, Odatv’den Barış Pehlivan ile İstanbul Acarkent’teki villasında buluştu ve uzun bir söyleşi yaptı.

Söyleşinin ilk bölümünde Atatürk ile ilgili konuşan Ünlü, "Mustafa Kemal'i sevmemenin ne anlamı var?" diye sordu. 

Atatürk'ün "Hilafeti bile kaldırırken çok üsluplu, çok usturuplu" olduğunu ileri süren Ünlü, Atatürkçülerin her fırsatta dile getirdiği "Atatürk sayesinde minarelerde ezan okunuyor, camilerde namaz kılınıyor" sözlerine benzer ifadeler kullandı.

Bir süre önce Doğu Perinçek ile karşılıklı sıcak mesajlaşmalarda bulunan Cübbeli Ahmet Hoca'nın Atatürk ile ilgili sözlerinin bu mesajlaşmadan sonra gelmesi de dikkat çekti.

Odatv'de yer alan haber aynen şöyle:

"İşte İsmailağa Cemaati Hocalarından Ahmet Mahmut Ünlü’nün, yani Cübbeli’nin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk hakkında söylediği çarpıcı sözler..."

"Mustafa Kemal'i sevmemenin ne anlamı var?"

Bu vatan, ecdadımızın fethettiği vatanlar; bize vatan yapmışlar. Mustafa Kemal de kurtarmış. Bunu kurtarana nasıl düşman olacaksın yahu? Sevmemenin ne anlamı var? Yapılan ortada.

Şimdi, burada bir vatan toprağındayız; burada bu insan uyumamış, yememiş, içmemiş. Bu bir fedakarlık ister. Kaç yaşında vefat etti... Çok yaşamış bir insan değil. Cepheden cepheye hizmet etmiş... O günkü şartlarda, o günkü zorluklar içerisinde bunu yapmış.

Hilafeti bile kaldırırken çok üsluplu, çok usturuplu!

Hilafeti bile kaldırırken çok üsluplu, çok usturuplu mesela. Şimdi o günkü şartları bilmeyen, o gün onun karşılaştığı şeyleri bilmeyen, kâr zarar hesabı yapamaz. O tercihi neye göre yaptı, akıllı olacağız; yani her şey istediği gibi tozpembe miydi dünyada? Yeni kurduğu bir devlet, her şeyi kabul ettirebilecek durumda mıydı... Düyunu Umumiye'sinden, oradan, buradan, her türlü baskı altında. Kaç sene geçmiş, 100. senesine yaklaşıyoruz. Bakın en ufak bir şeyden nezle oluyoruz, grip oluyoruz. Yani dolayısıyla bugünkü en zor şartlarda bunu yapabilmiş.

"İsmailağa Cemaati’nin Hocası Atatürk’ün verdiği izinle Kur'an okudu"

Bizim hocamıza, yani Mahmut Efendi'nin hocasına, Hacı Aşıkkutlu Efendi’ye beraatı var, izni var. Of'un köyünde, gidin orada kursta Atatürk'ün izni var. Gitmiş Ankara'ya, demiş; ‘ben Kuran okutacağım, Jandarma basıyor...’ Tabii bin türlü olay var memlekette. Kimin ne yaptığı belli değil.

Atatürk onunla görüşmüş, demiş ki ‘tamam!’ ‘Biz neden izin vermeyelim, senin gibi insanların Kuran okutmasına...’

Mahmut Efendi bile çocukluğunda, o iznin altında okumuş. Verilen iznin yani, hocasına izin vermiş.

Yeni bir devlet kurulmuş, karşı ataklar var, burada bazı tedbirler almak gerekiyor. Bu tedbirleri alırken de bazı şeyler de hata payı oluyor. Ulaşım yok, eskisi gibi, şu yok, bu yok. Oradan bir haber geliyor, jurnal oluyor, ispiyon oluyor, şu, bu... 

Ama anlarsa ki; bu adam hakikaten istismarcı değil, din adamı, Kuran okutacak; vermiş ona izin... Kaç tane böyle benim tanıdığım yer var.

"Atatürk bu vatanı kurtarmış, namaz kılıyoruz, Kuran okuyoruz, zikir yapıyoruz"

Mesela, tefsir yazdırması... Buhari'yi tercüme ettirmesi... Bu millet ne okuduğunu anlasın, demesi... Elmalılı Hamdi Yazır gibi, en iyi ilmi, o gün için en ehlisünnet, Mâtürîdî Hanefiye ekolünden olan birine yazdırması... Diyanet'i kurması, Diyanet’e bütçe ayırması, Diyanet'i desteklemesi...

Yani, Atatürk o günkü şartlarda, o günkü imkansızlıklar içerisinde, bu vatanı kurtarmış. Burada namaz kılıyoruz, burada Kuran okuyoruz, zikir yapıyoruz. Allah o gün, bu işte emeği geçen, zerre kadar uykusundan fedakarlık eden, tüm ecdadımıza, gazilerimize, şehitlerimize, rahmet eylesin.

Bugün Müslümanlık adına, İslam adına, yapılan her bir ibadetin sevabından o günkü İstiklal Savaşı’nı yapanlar, Kurtuluş Savaşı'nı yapanlar, bu savaşlarda zerre kadar emeği geçenler hisse alır. Şimdi buna düşmanlık yaparak yıpratmanın kimseye faydası yok.”

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
75 Yorum