Çocuklarımız yaşadıklarımızı yaşamasın

Çocuklarımız yaşadıklarımızı yaşamasın

28 Şubat sürecinden, üniversitelerde nasibini alan başörtülü öğrenciler, gelecek nesillerin benzer yıkımlarla karşı karşıya kalmayacak olmasından dolayı mutluluk duyuyor.

Açıklamada bulunan o dönemin mağdurlarından sadece ikisi olan Hatice Karlıtaş ile Kadriye Ayhün Kınay, 4+4+4’ün Meclis’ten geçmesi ile birlikte Türkiye’de yeni bir sürecin başladığına vurgu yaptılar.

Üniversite eğitimini almaya çalışırken 28 Şubat sürecinde mağdur edilen başörtülü öğrencilere yapılan zulümlerin hesapları sorulmaya başlanırken, yasak mağduru olan hanımlar, gelecek nesillerin benzer yıkımlarla karşı karşıya kalmaması için ciddi bir sorgulamanın yapılmasını istiyor.

Hatice Karlıtaş ve Kadriye Ayhün Kınay; Türkiye’de 28 Şubat sürecinin sıkıntılarını yaşamış yüzlerce öğrenciden sadece ikisi.
Tokat Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra Selçuk Tıp Fakültesi’ne kaydını yaptıran Hatice Karlıtaş, sorunsuz geçen 4 yılın ardından beşinci sınıfa geldiğinde yoğun bir başörtüsü baskısı ile karşılaştığını söyledi. O dönemde Selçuk Üniversitesi’nde başörtülü öğrenciler için ikna odası olmamakla birlikte üniversite dekanının okuldaki başörtülü öğrencileri aynı sınıfı toplayarak sözle ikna etmeye çalıştığını vurgulayan Karlıtaş, “Başını açmamakta kararlılık gösteren arkadaşlarımıza uyarı, kınama ve okuldan uzaklaştırma cezaları verildi. Ben önce iki ay, sonra da 4 ay okuldan uzaklaştırıldım. Bu durum tıp fakültesi öğrencisi için dönem kaybı anlamına geliyor” dedi.

TÜRKİYE’DE BAŞLADI ALMANYA’DA MEZUN OLDU

Baskılar artınca Selçuk Tıp Fakültesi’ni bitiremeyeceğini anlayan Hatice Karlıtaş, eğitimini Almanya’da sürdürmeye karar verdi. Almanya’nın Essen şehrinde Tıp Fakültesi’ne kaydını yaptıran ve buradan mezun olan Karlıtaş, daha sonra mesleğini yapmak için Türkiye’ye geri döndü.
Karlıtaş bu sürecin kendileri için maddi ve manevi bakımdan büyük kayıp olduğunu belirterek, 2000 yılında bitirmesi gereken okulunu ancak 2005 yılında tamamlayabildiğini kaydetti.
4+4+4’ün Meclis’ten geçmesi ile birlikte Türkiye’de yeni bir sürecin başladığına inandığını vurgulayan Karlıtaş, “Başörtüsü yüzünden yurtdışına giden çok değerli insanlarımız hâlâ oralarda çalışıyorlar. Yeni süreçle birlikte onların ülkelerine döneceğini umut ediyorum” dedi.

BİZ MAĞDUR OLDUK ÇOCUKLARIMIZ OLMASIN

Kadıköy İHL’den mezun olduktan sonra 1997 yılında Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ne kaydını yaptıran Kadriye Ayhün Kınay ise yaşadığı baskılardan dolayı üniversiteden ancak 2003 yılında mezun oldu. Yükseköğretim sürecinde yaşadığı sıkıntıları gazetemize anlatırken bile gözyaşlarına boğulan Kınay, “Bize çok acılar yaşattılar. Okulun kapısından defalarca evime ağlayarak döndüğüm günler oldu. Birçok arkadaşımız psikolojik tedavi gördü. Yeni süreçte benim kızım ve diğer öğrencilerin aynı sıkıntıları yaşamayacak olmasından büyük mutluluk duyuyorum” dedi.
Derslere girerken başörtüsü yüzünden ikna odalarında defalarca sorgulandığını ifade eden Kınay, derslere başörtüsünün üzerine peruk, onun üzerine de kapşon takarak girdiğini vurguladı.

Üniversiteye girerken tek amacının öğretmen olmak olduğunu hatırlatan Kınay şunları söyledi: “Sınavlarda başımızda dikilen görevliler sürekli başımızı açmamız için bize baskı yapıyorlardı. Yasakçıları mahkemeye verdik ama bir sonuç alamadık. Dayanamadığım için eğitimime 2 yıl ara vermek zorunda kaldım. Sonra tekrar kayıt tazeleyerek devam ettim ve 1997’de girdiğim üniversiteden 2003 yılında mezun odum.”

Yeni Akit