Çevreci yöntemle tuz üretimi için düğmeye bastı
Salina tuz Konya’nın Cihanbeyli ilçesinde, Türkiye’de yeni uygulanmaya başlanan ‘çözelti madenciliği’ yöntemiyle üretime başlıyor.
Koray Tekin'in Haberi:
Tuzun yerin yüzlerce metre altına sondaj yapılarak çıkarıldığı yöntemde dinamit ve kömür kullanılmıyor. Bu sayede çevre kirliliğinin önüne geçilirken, elde edilen tuz daha sağlıklı oluyor.
Yemek tuzu markalarından Salina ‘Çözelti madenciliği’ yöntemiyle üretim bandını genişleterek kapasitesini 60 bin tondan 100 bin tona çıkarmayı hedefliyor. Salina Tuz Genel Müdürü Himmet Kara, Konya’nın Cihanbeyli ilçesindeki 80 bin dönümlük ruhsatlı alanda yapılacak 10 milyon Euro’luk üretim tesisi ile ilgili konuştu. Kara, “Çözelti madenciliği ismini verdiğimiz yöntemle işlem yapacağımız bu tesiste diğer yöntemlere göre daha sağlıklı bir üretim yapılacak. Aslında diğer yöntemlere göre daha pahalıya mâl olan tesis, bizi kömür kullanımıyla ortaya çıkan kir ve zararlı etkilerden kurtaracak.” diyor. Himmet Kara’nın Türkiye’de uygulayacakları yeni yöntemle ilgili verdiği bilgilere göre alandaki tuz rezervi yerin 250 metre altında başlıyor. Bu rezerv teknolojik imkânlarla ulaşılabilen 650 metreye kadar da devam ediyor. Tuzun bulunduğu alan bu haliyle bile Türkiye’nin en büyük rezervlerine denk geliyor ve daha da derinlere ulaşabileceği tahmin ediliyor. Sistem yer altına gönderilen suyun tuzu çözerek tuzlu su elde edilmesiyle başlıyor. Daha sonra tuzlu su buharlaştırılarak tuz elde ediliyor. Diğer yöntemlerde olduğu gibi dinamit ya da kömür kullanımına gerek kalmıyor. Sistem buharın yeniden kullanılması işlemiyle ilerliyor ve buharlaştırmada yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık veriliyor. Öte yandan ülkemizde tuz ihtiyacı göl, deniz, kaya ve kaynak tuzlalarından elde edilirken yıllık tuz ihtiyacı yaklaşık 3 milyon ton civarında bulunuyor. İhtiyacın yaklaşık 750 bin tonu gıdaya yönelik gerçekleşirken geri kalan kısım yol tuzlama işlemleri ve dericilik başta olmak üzere sanayide kullanılıyor.
Eksik rekabet fiyatları katlıyor
Sektörle ilgili de dikkat çekici bilgiler paylaşan Salina Tuz Genel Müdürü Himmet Kara’nın verdiği bilgilere göre özelleştirmelerle tuz sektöründe rekabet ortamı sağlandı. Fakat daha sonra tuz alanlarında işletme hakkı alan bazı işletmeler aralarında anlaşarak tekelci bir yapı oluşturdu. Ham tuzun büyük miktarını üreten firmalar, fiyatları istediği gibi ayarladı. Tekelci anlayışı kırmak amacıyla Tuz Gölü’nde yeni tuzla açılması gündeme geldiğinde ihalelere dava açılıp iptal edilmeye çalışıldı. Alınan ÇED raporu için de ihale iptali isteyen firmalar tarafından iptal davası açıldı ve yürütme durduruldu. Yeni tuz sahası alan ve üretim konusunda devlete güvenen firmalar, 2 yıldır tuz üretemediği için zor durumda kaldı. Rekabetin aksaması ise tuz fiyatlarının artmasına neden oldu. Krediyle tuz sahası alanların üretim yapamadığını söyleyen Kara, “Bunu engelleyen de rakip firmalardan başkası değil.” dedi.
Zaman
