Büyük mahkemeyi ahirete bıraktım
Uludere'nin aydınlığa kavuşturulması için hükümetin gayret sarfettiğini belirten Bakan Günay, "Bölge halkına, biz bunun hesabını sorduk kardeşim, diyebilmeliyiz" dedi. Günay, 12 Eylül'ün sorumlularının 90 yaşına da gelse yargılanması gerektiğini söyledi
Başkent programına konuk olan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, gündemdeki konuları değerlendirdi.
Bakan Günay, 34 kişinin hayatını kaybettiği Uludere'de yaşanan olayın aydınlığa kavuşması için ellerinden geleni yaptıklarını ve üzerinin örtülmeyeceğini söyledi. Günay, Uludere'de hayatını kaybedenlerin yakınlarının yaralarını sarmak için gayret içinde olduklarını belirterek, "Bunun mutlaka çok derin araştırılması, ihmal mi kasıt mı ortaya çıkarılması lazım. O bölge halkına 'biz bunun hesabını sorduk kardeşim' diyebilmeliyiz. Kenarı Dicle'de bir kurt kapsa koyunu adli ilahi Ömer'den gelir sorar onu. Eğer Ömer makamında biz oturuyorsak biz bunun hesabını mutlaka sormamız gerekir" dedi.
ÖRGÜT YOK, DEMEK DERİNLİĞİNİ GÖSTERİR
Hrant Dink davasında alınan kararın kimsenin içine sinmediğini belirten Günay, "Zaten yargıç da söyledi vicdanlarını tatmin etmediğini. Türkiye'nin ortak kanaati burada bir örgütlenme vardır. Bunlar Danıştay cinayetine kadar gider, bir bütündür. Bunlar Türkiye'deki demokratik yapıyı işlemez hale getirmek, Türkiye'yi bir iç karışıklığa götürmek konusunda özel seçilmiş kurbanlardır. Çok derin örgütlenme vardır. Örgütü yok saymak buradaki örgütün ne kadar derin olduğu ve nüfuz ettiği konusunda kaygılarımı çok güçlendirdi" dedi.
12 EYLÜL'LE ÖZEL DAVAM VAR
Kendisi de 12 Eylül mağdurlarından olan Bakan Günay o günlerle ilgili bir hatırasına da şöyle anlattı: "Bir yıl civarında tutuklu kaldım. Benim tutuklulukta çok özel bir olayım var. Şubat gibiydi karlı bir günde babam vefat etti. Ne babamın son günlerinde başında bulunabildim ne de cenazesinde bulunabildim. Benim için önemli olan o kısmıdır ondan sonraki kısmı hiç önemi yok. Benim davam o yüzden daha derindir. Benim davamın hesabını herhangi bir insani mahkeme göremez. O karlı kış gecesini hiç unutmam. Sabaha kadar pencere önüne oturmuştum. İşte babamla yaşadıklarımı düşünmüştüm. Ben o mahkemeyi asıl büyük mahkemeye ahirete bıraktım."
YENİ ŞAFAK
