Bütün hademelerin, o sersemden şekvâya hakları vardır
Günün Risale-i Nur dersi
Bismillahirrahmanirrahim
BEŞİNCİSİ:
وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ وَالْاَرْضُ جَم۪يعًا قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَالسَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَم۪ينِه۪1 ’den tut, tâ 2 وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِه۪ ’ye kadar… hem 3 اَللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌ ’den tut, tâ 4 يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ ’e kadar… hem 5 خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ’dan tut tâ 6 خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ ’e kadar… hem 7 مَا شَٓاءَ اللّٰهُ لَا قُوَّةَ اِلَّا بِاللّٰهِ ’den tut, tâ 8 وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ’ya kadar hudud‑u Azamet-i Rubûbiyet’i ve Kibriyâ‑yı Ulûhiyet’i tutmuş olan Ezel Ebed Sultanı, şu âciz ve nihâyetsiz zayıf ve nihâyetsiz fakir ve nihâyetsiz muhtaç ve yalnız cüz'î bir ihtiyar ile, icâda kàbiliyeti olmayan zayıf bir kisb ile mücehhez benî Âdem’e karşı şedîd şikâyât‑ı Kur'âniye’si ve azîm tehdidâtı ve müthiş vaîdleri ne hikmete binâendir ve ne vecihle tevfik edilir, ne sûretle münâsip düşer?‥ demek olan derin ve yüksek hakikate kanâat getirmek için şu gelecek iki temsîle bak:
BİRİNCİ TEMSÎL: Meselâ; şâhâne bir bağ var ki, nihâyetsiz meyvedâr ve çiçekdâr masnûlar içinde bulunuyorlar. Ona nezâret etmek için pek çok hademeler tâyin edilmiş. Bir hizmetkârın vazifesi dahi, yalnız o bağa yayılacak ve içilecek suyun mecrâsındaki deliğin kapağını açmaktır. Ve şu hizmetkâr ise, tenbellik etti, deliğin kapağını açmadı. O bağın tekemmülüne halel geldi veyâhut kurudu. O vakit Hàlık’ın sanat-ı Rabbâniye’sinden ve Sultan’ın nezâret‑i şâhânesinden ve ziyâ ve hava ve toprağın hizmet‑i bendegânesinden başka bütün hademelerin, o sersemden şekvâya hakları vardır. Zîra, hizmetlerini akîm bıraktı veya zarar verdi.
1-Onlar Allah'ın kudret ve azametini hakkıyla bilemediler. Halbuki kıyamet gününde yeryüzü bütünüyle Onun tasarrufundadır; gökler de Onun kudretiyle dürülmüştür. Zümer Sûresi, 39:67
2-Bilin ki, Allah, kişi ile onun kalbi arasına girer. Enfâl Sûresi, 8:24
3-Allah her şeyin yaratıcısıdır. O her şey üzerinde hakkıyla görüp gözeticidir. Zümer Sûresi, 39:62
4-Allah onların gizlediklerini de bilir, açığa vurduklarını da. Bakara Sûresi, 2:77
5-Gökleri ve yeri yarattı. Hadîd Sûresi, 57:4
6-Sizi de, sizin yaptıklarınızı da yaratan Allah'tır. Sâffât Sûresi, 37:96
7-Maşaallah, Allah dilemiş de yaratmış! Kuvvet ve kudret ancak Allah'ındır. Kehf Sûresi, 18:39
8-Allah dilemedikçe siz hiçbir şeyi dileyemezsiniz. İnsan Sûresi, 76:30
Bediüzzaman Said Nursi
Sözler
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.