Buti, Said Nursi’nin müsbet hareketini örnek almıştı

Buti, Said Nursi’nin müsbet hareketini örnek almıştı

Suriye'nin önde gelen alimlerinden Ramazan El Buti hakkında bilinmeyenleri Erol Çalı anlattı

A+A-

Röportaj: Kemal Benek-RisaleHaber

Geçtiğimiz ay sohbet sırasında öldürülen, Suriye'nin önde gelen alimlerinden Ramazan El Buti ile ilgili farklı yorumlar yapıldı. Hakkında bir çok spekülasyon bulunan Buti'yi tarihçi Erol Çalı'ya sorduk.

Risale Haber’e konuşan Erol Çalı, uzun yıllar Suriye'de yaşamış. Ramazan El Buti ile yakın diyalogları olmuş, 7 yıl komşuluk yapmış bir isim. Her fırsatta sohbetlerine katılan Çalı, Buti'nin Suriye'de "müsbet hareket" düsturunu ilke edindiğine dikkat çekiyor.

BUTİ HİÇBİR ZAMAN REJİMİN YANINDA YER ALMADI

Ramazan El Buti hakkında herkes bir şeyler söylüyor. Onu yakından tanıyan biri olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Buti’nin istikametli düşünmesinde Risale-i Nur’ların çok ciddi etkisi olmuştur. Risaleleri ilk Arapça'ya çeviren Buti'dir. Risale-i Nur'la ilişkisi olmazsa o da sokağa çıkardı. Düne kadar bütün alimler Beşşar'ın yanındaydı. Buti hiçbir zaman rejimin yanında yer almadı.

Olaylar yokken, her şey iyiyken de Buti Beşşar'ın yanında değil miydi?

Değildi. İltifat etmedi ona. Beşşar Esad’in babası Hafız Esed "Suriye'yi ayaklarının altına sererim yeter ki bir şey iste" dedi. Buti’nin cevabı her zaman "Ben zenginim Allah'tan başka kimseye minnetim yok" oldu. Buti işine bakardı. Düne kadar hutbelerde Beşşar’a dua edenler, olaylar çıkınca sırt çevirdiler ama Buti duruşunu hiç değiştirmedi. Sonra da Buti oldu kötü, onlar oldu iyi. Buti'yi anlamadılar.

BEBEKLERİ, KADINLARI ÖLDÜRENLER ZALİMLERİN TA KENDİSİDİR

Peki kim öldürdü?

Buti’yi kimin öldürdüğünü tarih gösterecek. Muhalefet açıklama yaptı. “Buti’nin yaşadığı ev bizim kontrolümüzde, istesek orada öldürürdük. Neden Esed askerlerinin hakim olduğu bölgede bunu yapalım ki” dediler. Görüntüler basına sızdı. Orada bir operasyon olmuş. Buti’den rahatsız olabilecek zümreler vardı. O figüran olmadığı için çok grupların hedefinde olabilirdi. Buti hutbelerinde “Bebekleri, kadınları öldürenler zalimlerin ta kendisidir” diyordu. Bundan rahatsız olmuşlardır rejimin adamları.

ALİMLER DE GİDERSE MİLLET YALNIZ KALIR

Türkiye'ye gelme niyeti var mıydı?

Gelmek istedi ama "biz gidersek milletin morali bozulur. Alimler de buradan giderse millet yalnız kalır. Öleceksek burada ölelim" diyordu. Anlamadılar onu. Aynı şeyi Üstad hazretleri de destek vermediği halde koca koca adamlar, rektörler Şeyh Said ile Bediüzzaman'ı karıştırıyor. Türkiye gibi bir yerde böyle ise Suriye'de tanımadığınız bir adam hakkında neler konuşulur neler.

Buti'yi ne kadar tanıyorsunuz?

7 yıl komşusu oldum, çok zaman evinde misafir oldum. Özel sohbetlerimiz oldu. Meraklı olduğum için her şeyi sorardım. Çözemediğim soruları gider kendine sorardım. Kendisini iki defa Türkiye'ye getirdim. Rivayet etmiyorum. Bizzat şahit oldum onun mütevazi hayatına.
Suriye'de yaşıyordum. 1,5 sene önce geldim. Buti ile alakalı yazılanlara üzülüyorum. Buti’nin son zamanlarda internette yayınlanan bir açıklaması oldu. “Benim hakkımda hüküm verenler müçtehitse sözüm yok, isabet etseler 2, etmeseler 1 sevap alırlar. Ama hüküm verenler müçtehit olmadıkları halde insanlara karşı bana iftira ediyorlar ve ben Rabbimin huzurunda yüzleşeceğim. Onları Allah’a havale ediyorum. Ölçüm Kur’an ve Sünnettir. Ben fitne istemedim. Dahilde cihad olmaz” dedi. Neticede içtihat etmiş. Yanlış da olsa bir hatadır.

BUTİ, HİÇ BİR TARAFTAN OLMADI

Yönetimle-muhalifler arasındaki konumu tartışılıyor

Buti, hiç bir taraftan olmadı. O fitnenin karşısındaydı. Hiç bir ıslahatın böyle olmayacağını savunuyordu. Adam öldürerek ıslahat olmaz diyordu.

Karşı olduğu şey şiddet miydi?

Tabi şiddete karşıydı. "Birilerinin demesiyle sokağa çıkılmaz. Olan çoluk çocuğa, kadınlara olacak" diyordu.

İMAN HİZMETİNİN OLMASINI İSTİYORDU

Nasıl bir mücadele öneriyordu?

Buti, iman hizmetinin olmasını istiyordu. "Siz ne yaptınız da olmadı? İslami hizmet, irşad yaptınız da sizin karşınıza kim geçti? Namazınıza mı, orucunuza mı dokundular?" diye soruyordu. Türkiye'deki hizmetleri de görünce orada onları anlatıyordu. Suriye’nin Türkiye ile olan ilişkilerinden son derece mutluydu. “Türkiye ile olan bu güzel ilişkilerin faydası en çok Araplara olacak. İslam’ı son dönemde Türkler’den öğrenecekler” diyordu. Siyasete sıcak bakmıyordu. Hama olaylarında iki yeğeni vefat etmişti. “Beşşar’dan sonra istikrar olacağını bilsem en başta ben sokağa çıkardım” demişti. “İlle de siyasetle mi hizmet edilmeli?” diyordu. Beşşar’ın yanında çok sünni iş adamı ve alim vardı, hâlâ da var. Buti bunların samimi olmadığına inanıyordu.

NESİLLER ANCAK BİR MEMLEKETİ DEĞİŞTİREBİLİR

Özgürlük mücadelesi olduğuna inanmıyor muydu?

Arap dünyasında özgürlük olabileceğine inanmıyordu. Çünkü, batılı güçlerin bu coğrafyada çok etkili olduğunu ve grupları yönlendirdiğine inanıyordu. Nesillerin yetiştirilmesi konusunda adımlar görmüyordu. “Türkiye’deki gibi yıllardır yapılan iman hizmeti ile nesiller ancak bir memleketi değiştirebilir, tepeden değişim olmaz. Bunları sokağa döken başkaları. Bunlar piyon" diyordu. Devleti savunmuyordu. Dünyevi bir emeli, gayesi olsa zaten bütün Suriye'yi emrine verdiler, tenezzül etmedi. Fakir yaşayan bir insandı. 84 yaşında ne hedefi olabilirdi ki?

Beşşar yönetimini de eleştiriyor muydu?

En başta o söyledi zaten. Beşşar, Buti’yi dinlemedi. Çevresi buna müsaade etmedi. Görüştürmek istemediler Buti’yle. Reformları başlatmasını, özellikle Baas rejimini bitirmesini çok istedi ama Beşşar’ın etrafındaki statükocu zihniyet hep mesafe koydular. Ama Türkiye’den arabuluculuğu devam ettirmesini, kesip atmamasını çok arzuladı. Burada şunu söylemek istiyorum. Üstad Said Nursi'nin tavrı ile Buti'nin tavrı aynı.

BEDİÜZZAMAN, ATATÜRK’E DE ŞEYH SAİD’E DE DESTEK VERMEDİ

Hangi bakımdan aynı?

Üstad, Cumhuriyetin ilk yıllarında Atatürk’ün teklifini kabul etmemiş vatanına dönmüştür. Ama oradaki rejime karşı olan hadiselere de destek vermemiştir. O hep sulh yolunu tercih etmiştir. Doğu’da rejime karşı çıkılan hadiselere destek vermeyince Üstad’a Atatürkçü diyebilir misiniz? Atatürkçü olmuş mu, Atatürk'e destek vermiş mi? Şeyh Said'e de destek vermemiş. Şeyh Said'in çıkış tarihine bakın. Din diye bir şey kalmamış. Buna rağmen Üstad destek vermiyor. Suriye'de böyle bir şey de yoktu. Suriye'de namazlar kılınıyor, tefsirler okunuyor, kimse dine ilişmiyordu. Özgürlükten kastın nedir? Ne istiyorsun? Adam diyor ki "siyasete dokunduğun sürece ben devlet olarak karşındayım." Girme sende mecbur musun?

BUTİ'NİN TAVRI ŞU: MÜSBET HAREKETİ TERCİH EDİYORDU

İslami hizmetlerde bir sıkıntı yoktu yani

Suriye'de İslami hizmet yok ki. Arap dünyasının yok. Buti de onu söylüyordu zaten. "Siz İslami hizmet olarak ne yaptınız ki izin verilmedi" diyordu. İhvanı Müslimin'e, Selefilere, Şiaya karşıydı. Tavırlarını tasvip etmiyordu. “Tepki tepkiyi doğurur. Şuan Müslümanlar masum, sahipsiz, güçler dengeli değil. Bunları sokağa dökerseniz kırmış olursunuz” diyordu. Buti'nin tavrı şu: Müsbet hareketi tercih ediyordu. "İleride sistem yavaş yavaş değişir" diyordu. Hama'yı görmüş, hadiseleri yaşamış biriydi. Bunun için ne Esad'a ne muhaliflere destek verdi. Millet de Beşşar'a destek veriyor dedi. Alakası yok.

Hama'daki olaylarda da baba Esad'a destek verdiği iddiaları var...

Hama olaylarını iyi okumak lazım, kim kaybetti, kim kazandı? Buti, bu çıkışların Müslümanlara fayda getirmediğini biliyordu. “Mesele, gönüllere girerek halledilir” derdi. Fitne olduğu zaman, salih-fasit dinlemez herkes zarar görür. "Burada tanıdığım çok salih, temiz bir rektör vardı. İhvancılar bunu rejimin adamı diye öldürdüler. Ortada bir kürsü var. Buraya bir kişi oturacak. Sen dersen, kalk ben oturacağım, o da kalkmamak için elindeki gücü kullanacak" diyordu.

TÜRKİYE’DEKİ İSTİKRARI HİZMET UĞRUNDA ÇEKİLEN ÇİLELERE BAĞLIYORDU

Bir iş yapacaksan iman hizmeti mi yap diyordu?

Onu söylüyordu. "Türkiye ile kapılar açıldı. Araplar İslamiyeti Türklerden öğrenecek" diyordu. Kapılar açık bu büyük bir beşarettir yani. Türkiye’deki bu istikrarın yıllardan beri hizmet uğrunda çekilen çilelere bağlıyordu. Şuan her tarafta her yerden insan elinde silah var. Kime nasıl güveneceksin? Çeçenistan'dan, Rusya'dan, İran'dan bir sürü insan var. Bir netlik yok orda.

Herkesin eli orda

Evet. Bunları biliyordu Buti. "Bunlar çok karıştırır" diyordu. Hama'daki mazlumiyetleri gördüğü için bir daha olmasın istiyordu. Çünkü Müslümanların dünyada yalnız olduğunu biliyordu. İhvan bugün Mısır'da iktidara geldiği zaman İslami hizmetler anlamında ne değişecek?

SİYASETTEN UZAK DURUN, İMAN HİZMETİ YAPIN

Buti'nin aleyhindeki söylemleri kim üretiyor?

Buti’yi bugün anlamayan insanlar söylüyor. Ama yine de muhalif denilen Özgür Suriye grubu çok fazla konuşmadı, Buti’ye hürmet ettiler. Bunu tanımayanlar söylüyordu. İhvan lideri Ali Beyanuni ile Hafız Esed döneminde bir tartışması vardı, onu anlatmıştı. Aynı şeyleri ona da söylemişti. “Siyasetten uzak durun, iman hizmeti yapın, yoksa çoluk çocuk perişan oluyor” demişti.

Sizce sonuç ne olacak?

Suriye eski Suriye olmayacak. Suriye'yi bölerler diye düşünüyorum. Uzun süre istikrar olmaz.

www.RisaleHaber.com

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.