Bu kâinatın perdesi altında çok acaip şeyler vardır, bizleri bekliyorlar

Bu kâinatın perdesi altında çok acaip şeyler vardır, bizleri bekliyorlar

Günün Risale-i Nur dersi

A+A-

Bismillahirrahmanirrahim

ONUNCU REŞHA

Arkadaş! 

O zât-ı mürşid, nev-i beşeri korkutmak için pek müthiş hakikatlerden bahsediyor. Ve insanları tebşir için, kalbleri cezb ve akılları celb eden meselelerden haber veriyor.

Yahu! Hakaik ve garaibi keşif için insanlarda öyle bir şevk, öyle bir merak vardır ki, garip bir hakikati keşif yolunda canlarını, mallarını feda ediyorlar. Bu zâtın (a.s.m.) keşf ve ihbar ettiği hakaike ne için ehemmiyet vermiyorlar? Halbuki, bütün enbiyâ ve evliyâ ve sıddıkîn gibi ehl-i şuhud ve ashab-ı ihtisas, bilittifak o zâtı tasdik etmiş ve ediyorlar.

Bu zât (a.s.m.), öyle bir Sultanın şuûnundan bahsediyor ki, kamer O'nun mülkünde bir sinek gibidir. Acip harikalardan bahsettiği gibi, pek müthiş infilâk ve inkılâplardan da haber veriyor.

Bakınız: O hutbe-i ezeliyede,

اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ 1 اِذَا السَّمَۤاءُ انْفَطَرَتْ 2 اِذَا زُلْزِلَتِ اْلاَرْضُ زِلْزَالَهَا 3

gibi tilâvet ettiği âyetlere dikkat ediniz.

Ve beşer için öyle bir istikbalden haber veriyor ki, dünyevî istikbal ona nisbeten bir katre hükmündedir. Ve öyle bir saadetten müjde veriyor ki, dünya saadetleri ona nazaran rüyalar gibi olur.

Evet, bu kâinatın perdesi altında çok acaip şeyler vardır, bizleri bekliyorlar. Biz de onları intizar ediyoruz. Binaenaleyh, o acaibi görüp bize keyfiyetlerini hikâye etmek için hârikulâde bir insan lâzımdır ki, o harika garaibi görsün ve gördüğü gibi bize de söylesin.

Ve keza, o zât, Hâlıkımızın bizden talep ettiği şeylerden bahsediyor ve çok hakikatlerden, meselelerden haber veriyor ki, onlardan kurtuluş yoktur. Feyâ acaba! Ekser-i nâs neden böyle hak şeylerden göz yumuyorlar, hakikatlerden kulak tıkıyorlar?

Dipnot-1: "Güneş dürülüp toplandığında." Tekvir Sûresi, 81:1.
Dipnot-2: "Gök yarıldığı zaman." İnfitar Sûresi, 82:1.
Dipnot-3: "Ne zaman ki yer müthiş bir sarsıntıyla sarsılır." Zilzâl Sûresi, 99:1.

Bediüzzaman Said Nursi
Mesnevi-i Nuriye