Belgeyi görmeden kanaat açıklayan yargı mı olur?
Millete ve hükümete kurulan 'kirli tezgâh'la ilgili olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nden dün iki açıklama geldi
Genelkurmay Başkanlığı Askerî Savcılığı, Taraf gazetesinde yayınlanan ve kamuoyunda büyük tepki gören 'İrticayla Mücadele Eylem Planı'nın haberi yazan gazeteden istendiğini, ancak henüz ellerine ulaşmadığını bildirdi. Ardından ilave etti: "Şu ana kadar elde edilen deliller değerlendirildiğinde; ele geçirildiği iddia edilen belgenin Genelkurmay Başkanlığı'nın herhangi bir biriminde hazırlanmadığına ilişkin bir kanaate varılmıştır." Ancak bu açıklama, başta hukukçular olmak üzere kamuoyunu tatmin etmedi. Eski Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Mehmet Mete Göktürk, "Savcılığın, henüz eline bir belge geçmeden, inceleme yapmadan, soruşturmanın arasında kanaat belirtmesi doğru değil. Hukukta böyle bir şey olamaz." dedi. Emekli askerî yargıç Faik Tarımcıoğlu, askerî savcılığın eylem planıyla ilgili açıklaması için 'hukukî açıdan talihsizlik' ifadesini kullandı. Eski cumhuriyet savcısı Gültekin Avcı'ya göre ise hiçbir savcılık kriminal incelemeden geçmeyen belgeyle ilgili kanaat belirtemez.
Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok da, "Belge Genelkurmay'da hazırlandıysa bu korkunç bir şey." değerlendirmesinde bulundu. Özok, askerî yargının yasak kararına karşı olduğunu söyledi.
Genelkurmay Başkanlığı Askerî Savcılığı'nın Ergenekon tutuklusu avukat Serdar Öztürk'ten ele geçirilen 'İrticayla Mücadele Eylem Planı' konusundaki açıklaması hukukçuların tepkisine sebep oldu. Zira, askerî savcılık, açıklamasında belgeyi incelemek için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan istediğini ancak henüz gönderilmediğini söylüyordu. Genelkurmay Harekât Başkanlığı Bilgi Destek Dairesi 3. Bilgi Destek Şube Müdürlüğü'nde hazırlandığı iddia edilen eylem planının gerçek olup olmadığı konusunda kesin bir sonuca varılması için kriminal inceleme yapılması gerektiğini belirten askerî savcılığın, belgeyi görmemesine rağmen kanaatini açıklaması, hukukçuları şaşırttı. Eski Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Mehmet Mete Göktürk, 'savcılığın, henüz elinde bir belge olmadan, inceleme yapmadan, soruşturma sürerken kanaat belirtmesinin doğru olmadığını' söyledi. Göktürk, "Yayın yasağı askerî savcılığı da bağlamalı. Bu konudaki ilgili belgeler henüz savcılığa ulaşmamış denebilir. Ama kanaat ifadesi şu aşamada yanlış. Belli bir sonuca ulaştığı takdirde nihai kararda takipsizlik, iddianame veya görevsizlik kararlarında kanaat belirtilir. Soruşturma devam ederken kanaat bildirmek, pek alışılmış bir şey değil." ifadelerini kullandı.
DAVA AÇILMAYACAĞI ANLAŞILIYOR
Mete Göktürk, askerî savcılığın açıklamasından 'herhangi bir dava çıkmayacağının anlaşıldığını' söylüyor. Savcılığın, belgeyi hazırladığı iddia edilen kişi ve komutanlarını ifadeye davet edebileceğini vurgulayan Göktürk, onları dinlemeden herhangi bir sonuca varılamayacağını belirtiyor. Kriminal incelemenin önemine de değinen Göktürk, "Kriminal inceleme, yazıların onların elinden çıktığını tespite yarayacak incelemedir. Tespit yapıldıktan sonra sorulacak soru, bu sizin elinizden çıkmış bir yazı, ne diyorsunuz, kiminle işbirliği yaptınız, amacınız neydi, nereye kadar gittiniz, diyerek artık soruşturma derinleştirilir. Kişilerin inkârından çok, bilimsel kanıtlar çok daha önemlidir. Parmak izi, grifalojik inceleme, DNA testi... Bunlar yapılmalı." dedi. Savcılığın talebi üzerine Genelkurmay Askerî Mahkemesi'nin yayın yasağına da tepki gösteren Göktürk, şunları söyledi: "Kaldı ki, avukat Ergenekon davasında tutuklu. Askerî savcılığın, bu olayın o davayla ilişkili olabileceğini dikkate alıp, yasak verilecekse İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca değerlendirilmesi daha doğru."
Emekli Askerî Yargıç Faik Tarımcıoğlu ise, "Bu açıklamalarda belgeyi ortaya çıkaran gazeteye yönelik 'devlet sırrı' gibi komik gerekçelerle eleştiriler yöneltiliyor. Ben merak ediyorum. Bunca zamandır bu belgeyi kaleme alan kişi hakkında bir soruşturma, yakalama ve inceleme yapıldı mı?" diye konuştu.
Emekli Hakim Albay Ümit Kardaş, çift başlı yargı sorunu üzerinde duruyor. Bu durumun 'tabii hakim ilkesine' aykırı olduğunu anlatıyor. Askerî mahkemenin alanının daraltılması gerektiğini anlatan Kardaş, şunları söylüyor: "Andıç olayını soruşturan askerî savcı ve hakimin sicil amiri olan üst komutanlarının aleyhine bir işlem yapması mümkün değil. Askerî savcı 'Genelkurmay'da oluşturulduğuna dair kanaate ulaşılamamıştır' diyor. Genelkurmay da buna sahip çıkan bir açıklama yapıyor. Bu kanaat bildirimi çok yanlış. Daha soruşturmanın bu aşamasında, 'hukuk devleti' derken, belgenin doğru çıkabileceğine ilişkin gardını alıyor. Askerî savcılığın açıklamasına sahip çıkılıyor. Biz de bu soruşturmadan ümitli olamıyoruz."
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Özdemir Özok, hükümeti devirmek amacıyla hazırlandığı iddia edilen eylem planı hakkında değerlendirmede bulundu. Özok, "Bu belge Genelkurmay tarafından hazırlandıysa korkunç bir şey." dedi. Türk halkının bunları hak etmediğini dile getiren Özok, "Genelkurmay böyle bir şey yapmışsa hiç olacak iş değil. Demokratik bir toplumda böyle bir şey söz konusu olamaz. Hangi parti olursa olsun partilerin iktidara gidip geleceği tek yol vardır. O da sandıktır, biz yıllardır bunu savunduk." diye konuştu.
TSK: Darbecileri barındırmayız
fAskerî savcılığın hemen ardından Genelkurmay Başkanlığı da skandal planla ilgili açıklama yaptı. TSK'nın internet sitesinde yayınlanan duyuruda, Genelkurmay Harekât Başkanlığı'nda görevli Albay Dursun Çiçek imzalı 'eylem planı' için temkinli ifadeler kullanıldı. Açıklamada, "Soruşturma süreci beklenmeli... TSK, demokrasiyle bağdaşmayan davranış ve düşüncelere sahip personelini bünyesinde barındıramaz." denildi.
Taraf gazetesinin yayınladığı 'andıç'la ilgili dün Genelkurmay'dan peş peşe iki açıklama geldi. Önce askerî savcılık, ardından da Karargah yazılı duyuru yaptı. Her iki açıklamada da 'AKP ve Gülen'i bitirme planı' yalanlanmadı. "Demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmayan davranışlara sahip personeli bünyemizde barındırmayız." ifadesi kullanıldı. Genelkurmay Başkanlığı Askerî Savcılığı, kamuoyunu derinden sarsan 'İrticayla Mücadale Eylem Planı'yla ilgili ilk açıklamayı dün yaptı. Muğlak ifadelerin kullanıldığı açıklamada, 'soruşturmada şu ana kadar elde edilen deliller değerlendirildiğinde, ele geçirildiği iddia edilen belgenin, Genelkurmay Başkanlığı'nın herhangi bir biriminde hazırlanmadığına ilişkin bir kanaate varıldığı' bildirildi. Aynı açıklamada, kesin sonuç için belgenin kriminal incelemesinin yapılması gerektiği aktarıldı, eylem planının aslının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan istendiği ifade edildi. Askerî savcının, elinde bulunmayan bir belgeyle ilgili 'kanaatini' açıklaması yadırgandı.
BELGEYİ İSTEDİK, HENÜZ GÖNDERİLMEDİ
Açıklamada ayrıca şu görüşlere yer verildi: "Soruşturma olayın bütün yönleriyle aydınlatılması kapsamında belgenin gerçek olup olmadığı, gerçekse kim veya kimlerin emriyle, ne zaman, nerede ve kim tarafından hazırlandığı, belgenin şüpheliye kim veya kimler tarafından verildiği hususlarını da içerecek şekilde süratle icra edilmektedir. Bununla birlikte, üzerinde gerekli ve zorunlu kriminal incelemelerin yapılması amacıyla belge, ele geçirildiği şekliyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan istenmiş, ancak belge henüz askerî savcılığımıza ulaşmamıştır. En kısa sürede askeri savcılığımıza gönderilmesi beklenen belge üzerinde yapılacak kriminal inceleme sonucunda, belgenin sahte veya gerçek olduğuna ilişkin kesin bir kanaate varılmasının mümkün olacağı değerlendirilmektedir."
İkinci açıklamada Genelkurmay Başkanlığı'nın hukukun üstünlüğü prensibine bağlı olduğu üzerinde hassasiyetle duruldu. Belgenin doğruluğu ispat edilirse, sorumlu şahısların cezalandırılacağı kaydedildi. Planın sahte olması halinde, bunun kimler tarafından ve ne amaçla hazırlandığının takip edileceği bildirildi. "Türk Silahlı Kuvvetleri, daha önce de ifade edildiği üzere, demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmayan davranış ve düşüncelere sahip bulunan personelini bünyesinde barındıramaz. Haklı gerekçelerle yapılabilecek her türlü hukuksal girişimlere de açığız." denildi.
Savcı Öz, Albay Çiçek'i ifadeye çağırdı
Taraf'ın 'AKP ve Gülen'i bitirme planı' başlığıyla yayınladığı habere konu olan belgenin altında imzası bulunan Albay Dursun Çiçek, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılarca İstanbul'a çağrıldı. Savcılar, Ergenekon sanıklarından Serdar Öztürk'ün ofisinde bulunan belge ile ilgili olarak Albay Çiçek'in ifadesini alacak. Çağrının sözlü olarak gerçekleştiği ve Dursun Çiçek'in çarşamba günü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gelerek ifade vermesinin istendiği öğrenildi.
Zaman
