Bediüzzaman'ın talebesinden Diyanet açıklaması

Bediüzzaman'ın talebesinden Diyanet açıklaması

Bediüzzaman Said Nursi’nin talebesi ve hizmetkarı Hüsnü Bayramoğlu Ağabey’den kamuoyuna açıklama

A+A-

Bismihi Subhanehu 

“Madem bu zamanda, her şeyin fevkinde hizmet-i îmaniye bir kudsî vazifedir; hem kemmiyet, keyfiyete nisbeten ehemmiyeti azdır; hem muvakkat ve mütehavvil siyaset daireleri ebedî, daimî, sâbit hizmet-i îmaniyeye nisbeten ehemmiyetsizdir, mikyas olamaz.” (Emirdağ-1/66) 

Aziz kardeşlerimiz
Risale-i Nur bu helaket ve felaket asrında, imanların tehlikede olduğu bir hengamede ve herkesin başına ebedi saadeti kazanıp kaybetme davasının açılıp, ehl-i velayetin müşahedesiyle çoklarının o davayı kaybettiği bir devrede bütün mesaisini hakaik-i imaniyenin inkişaf ve tealisine hasretmiştir. 

Hayat-ı içtimaiyeye o derece bakmıyor ve baktığı zaman ancak asayişi muhafaza ve müsbet hareketi netice veren bir iman cereyanı olarak uhuvveti islamiye ile sulhu umumiyi temine vesile oluyor. 

Bu mesail-i imaniye içinde Üstadımız mehdiyet ve müceddid gibi mesaili medar-ı münazaa ve münakaşa ettirmemiştir. Kudsi iman hizmetine nazar-ı dikkati celbetmiştir. 

Şimdi memleketimizin içinde bulunduğu pek nazik zamanda bütün kuvvetimizle asayişi muhafazaya mecbur ve mükellefiz. Binaenaleyh mevcut müsbet hükümete ve kurumlarına yardımcı olmalıyız. Kainat azametinde ve ebedler kıymetinde mesail ve davalar içinde esasat-ı imaniyeden olmayan bir takım mesaili münakaşa zamanı değildir. 

Harici ve dahili bu kadar düşmanın ve ehli dalaletin ve masonların komiteler halinde Alem-i İslam'a saldırdıkları bir hengamede Alem-i İslam'ın Diyanet dairesi ve bir cihette meşihat-ı islamiye gibi belki daha külli vazifesini görmeye namzet Diyanet dairesini elden geldiği kadar muhafaza etmek ve müdafa etmek vazifemiz olduğu halde bazı eşhasın aleyhte ifadelerini üzülerek okuduk. Bu gibi kanaatler, şahsi ve indi ve arızi kanaatlardır. Ne Risale-i Nur’u ne de cemaat-i nuriyeyi bağlamamaktadır. Bu gibi beyanat Risale-i Nur’un meslek ve meşrebine de muvafık bir üslub değildir. 

Gerek Diyanet camiası ve gerekse Diyanet İşleri Reisimizin aleyhinde sosyal medyada neşredilen yazılar İslamın nezihane, nazikane ve kavli leyyin olan usullerine ve emr-i ilahiyeye de münafi olmakla beraber sünnet-i seniyyeyi rehber edinen Nurun meslek ve meşrebine de muhaliftir. Risale-i Nur ve Nurun şahsı manevisiyle hiç bir alakası yoktur ve olamaz. 

Bu vesile ile kardeşlerimizden ricamız kudsi hizmeti imaniyeye zarar verecek neşriyat ve beyanattan imtina etmeleri, ehli iman ile daima tesanüd ve muhabbet ile ittihadı islama çalışma gayreti içinde olmalarıdır. Şimdiye kadar Ahmed Hamdi Aksekiler ve Ömer Nasuhi Bilmenler gibi din-i mubin-i İslam’a ihlasla hizmetlerini müşahade ettiğimiz ve onların varisi olan şimdiki Diyanet İşleri Başkanımıza ve Diyanet dairesine dua ediyor ve etmeye devam edeceğimizi de ifade etmek istiyoruz. 

Bediüzzaman Said Nursi’nin talebesi ve hizmetkarı Hüsnü Bayramoğlu 

Kaynak: Hizmet Vakfı