Bediüzzaman’ın henüz küçük bir çocukken hayaline bakın!

Bediüzzaman’ın henüz küçük bir çocukken hayaline bakın!

Atatürk Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halim Ulaş

A+A-

İİKV’nin Kur’ân’la Yaşamak seminerinde konuşan Prof. Dr. Halim Ulaş ‘bir tefekkür aracı ve bilgi basamaklarının ilki’ olarak hayali ele aldı ve etkili bir güç olarak nasıl kullanabileceğimizi Bediüzzaman’ın hayatından canlı örneklerle anlattı.

Hayal itikada giden yolda birinci basamak

Bediüzzaman Said Nursi'nin eserlerinden örnekler veren Ulaş, Bediüzzaman’ın hayallerinin bizim hayallerimizin çok ilerisinde olduğuna dikkat çekerken, “Biz akşam ne yiyeceğimizi hayal ediyoruz oysa Bediüzzaman’ın hayallerine bir bakın. Mesela henüz küçük bir çocukken hayaline: “Sana bir milyon sene ömür ve dünya saltanatı verilmesini, fakat sonra ademe ve hiçliğe düşmesini mi istersin? Yoksa bâki fakat âdi ve meşakkatli bir vücudu mu istersin” diye soruyordu”. Hayallerinin ne kadar çılgınca hayaller olduğunu açıklarken aslında itikada giden yolda birinci basamak olduğunu vurguladı. 

Hayali bir seyahat aracı olarak kullandı

Halim Ulaş, Bediüzzaman’ın hayali bir seyahat aracı olarak nasıl kullandığını şu sözleri ile açıkladı:

“Kuvve-i hayaliyesi daha keskin olanlar da kâinat mescidinde bütün masnuatın teşkil ettikleri halka-i zikirlerine girsin, şu fezayı velvelendiren o sadâları dinlesin.”

“Hayal eden insanın gayesi olur, gayesi olanın hedefi olur ve istikamette çalışmaya başlar” diyen Ulaş, hayal kuvvetinde de ‘sırat-ı müstakim’ olması gerektiğini ifade etti.

Halim Ulaş “Hayal gücü sadece düşünceye zemin teşkil eden bir meleke değil, kuruntuların da kaynağı olabilir. Bu sebeple düşüncelerimizi hüsnü zan üzere kurmalıyız” diyerek bu konu üzerine Bediüzzaman’ın şu sözü hatırlattı: “Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.”

Neyi hayal edersek o olmaya başlayacağız

Doktora giden bir hastanın iyi olacağına dair bir hüsnü zannı var ise diğer hastalara nazaran daha çabuk iyileştiğini belirten Ulaş, insanın hayal ettiği şeylerin büyük ölçüde gerçekleştirdiğini açıklayarak, bunun sonucunda neyi hayal edersek o olmaya başlayacağımız konusu üzerinde ayrıntılarıyla durdu.

Seminer sonunda çocuklar ile ilgili sorulan bir soru üzerine konuşan Halim Ulaş, insanın ancak bir şeye ihtiyaç duyduğunda hayal edebileceği gerçeğini “Ne ki elde yok ihtiyaçta var, ihtiyaç dairesi hayal kadar geniş” sözleri ile birlikte nazara verdi. Önüne oyuncaklar yığılmış ve hayatında boşluklara yer verilmeyen çocukların hayal kurmaya ihtiyaç duymayacaklarına vurgu yaptı ve şöyle devam etti: “Eskiden ninelerimiz masal anlatırdı bizde hayal ederdik. Şimdi çocuklarımız hayal etme ihtiyacı hissetmiyor. Çünkü çizgi filmlerde her şey hazır bir şekilde veriliyor. Neyi hayal etsin çocuklar?”

Halim Ulaş son olarak çocuklarla ilgili bu soruna çözüm önerisinde bulunarak, konuşmasını “Okullarda çocuklarımıza hayal eğitimi verilmiyor. Hayal olmazsa gaye de olmaz. Çocuklarımıza hayal kuvvetlerini harekete geçirecek bir eğitim gerek” sözleriyle noktaladı.

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum