Bediüzzaman: İstibdâd herkesin şevkini kırıp atâlete sevk ediyor

Bediüzzaman: İstibdâd herkesin şevkini kırıp atâlete sevk ediyor

Hubb-u din ve i'lâ-yı kelimetullah herkese farz-ı ayn olduğundan

A+A-

(Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin DİVAN-I HARB-İ ÖRFÎ adlı eserinden bölümler.)

MAKALE - 15

SUAL: Şimdiye kadar bu fikre neden teşebbüs olunmadı?!

Elcevab:

Zaten istibdâd herkesin şevkini kırıp atâlete sevk ediyordu. Şimdi ise, mademki Meşrûtiyette efkâr-ı âmme hâkimdir, o efkârın eczâsı da her ferdin fikr-i mahsusudur, her ferd de hareket etmek lâzımdır. Tâ cereyan-ı umumî muhtel olmasın. Binaenaleyh, yalnız saadet-i vatan ve selâmet-i hükümet olan makâsıd, farz-ı kifaye gibi telâkkî olunduğundan; herkes: "Neme lâzım, başkası düşünsün" gibi cevab-ı miskinâneye ve başkasına havâle ve itimad etmek gibi tevekkül-ü âcizâneye müsait bir zemin olur.

Amma hubb-u din ve i'lâ-yı kelimetullah herkese farz-ı ayn olduğundan, herkes kendini mükellef bildiğinden, نَحْنُ رِجَالٌ وَهُمْ رِجَالٌ nara-yı merdanesiyle teşmir-i sak ederek, zincir-i âtaleti kırmak ve perde-i sefaleti yırtmakla meydan-ı terakkiye atılacaktır.

Şimdiye kadar ihtilâf-ı efkârımızdan istibdad istifade etti.. Kezâlik, ihtilâf-ı İslâmdan Avrupa da istifade ederek istibdad-ı mânevileri altında bizi ezdi. Şimdi evvelen biz müttefik olalım. Tâ ki dest-i vifakı bizdeki gayr'i müslimlere de uzatabilelim. Ve Avrupa'nın istibdad-ı manevisi de Meşrutiyet-i maneviyeye inkılâb edebilsin.