Bediüzzaman, 'İslamda dahili harp olmaz' dedi

Bediüzzaman, 'İslamda dahili harp olmaz' dedi

Said Nursi müsbet hareket düsturunu her zaman uygulamıştır. Yani insanlara İslamı anlatırken, onlarla konuşurken veya münasebetlerimizi sürdürürken müsbet hareket etmemizi söylüyor

A+A-

Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde Kültür ve Sanat Kulübü’nün katkılarıyla Bediüzzaman’ın Gözüyle Toplum ve Aile konulu bir sunum gerçekleştirildi. İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Musa Kazım Yılmaz'ın konuşmacı olarak katıldığı konferansa öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.

Tüm dünyaya hitap edebilme bahtiyarlığına erişti

Bediüzzaman’ın müsbet hareket düsturunu esas maksat yapması konusunda düşüncelerini aktaran ve Risale-i Nurda geçen bazı ifadelere yer verdiği konuşmasında Prof. Yılmaz şunları söyledi: 

“Bediüzzaman’ın doğduğu yıllar Osmanlı imparatorluğunun çöküşünün hızlandığı yıllardı. Bütün imkansızlıklara rağmen kendisi, sadece ülkemiz değil, tüm dünyaya hitap edebilme bahtiyarlığına erişmiş bir alimdir. Eserleri 65 dile çevrilmiş ve bu anlamda okunulan bir başka alim gösteremezsiniz. Eğer siz mesleğinize çok bağlıysanız, ihlasla çalışırsanız, Cenab-ı Allah bir şekilde lütfeder. 

Müsbet hareket düsturunu ve asayişi çok önemsedi

Said Nursi müsbet hareket düsturunu her zaman uygulamıştır. Yani insanlara İslamı anlatırken, onlarla konuşurken veya münasebetlerimizi sürdürürken müsbet hareket etmemizi söylüyor. Bediüzzaman toplumsal hayatımızın sıhhat ve istikameti konularına çok önem vermiştir. Asayişi çok önemsemiştir. Hatta bir ifadesinde; Eğer ben bin emniyet müdürü kadar bu memleketin asayişine hizmet etmemişsem Allah beni şöyle yapsın diyor. 

Bediüzzaman yazdığı son mektubunda; Gayemiz menfi hareket değildir ve sırf rıza-i İlahiye göre hizmeti imaniyeyi yapmaktır. Allah’ın vazifesine karışmamaktır. Bizler asayişi muhafazayı netice veren müsbet iman hizmetinin içinde her sıkıntıya karşı sabırla ve şükürle mükellefiz, diyerek herkese tavsiyelerde bulunmuştur. 

Hapiste dahi irşad vazifesini yaptı

29 yıl hapis ve sürgün hayatı yaşamıştır. Hapiste dahi irşad vazifesini yapmıştır. Hapishaneleri bir medreseye dönüştürmüş, azılı katil olan mahpusları ise ekmeğini karıncalarla paylaşan merhamet sahibi kişilere çevirmiştir. Hapiste yasaklar içerisinde bile kibrit kutuları üzerine dahi olsa eserlerini yazmıştır. 
Menfi hareket etmek isteyenlere karşı, ‘İslam’da dahili harp olmaz, ancak harice karşı kılıç kullanılabilir’ diyerek onların bu vaziyetlerinden vazgeçirmeye çalışmıştır” diye konuştu.

Kaynak: Balıklıgöl.com

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.