Bediüzzaman için mevlid okumayı İslam'a aykırı gören bir adama cevap

Bediüzzaman için mevlid okumayı İslam'a aykırı gören bir adama cevap

Mevlid okutmanın "ecnebi adeti" olduğu iddialarına Prof. Ahmet Akgündüz cevap verdi

A+A-

RİSALEHABER

Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, İslam'da ölen biri için mevlid okutmanın, vefat yıldönümlerinde anmak için biraraya gelmenin olmadığı ve bunun "ecnebî adeti" olduğu iddialarına cevap verdi.

"Bediüzzaman ve talebelerinin vefat seney-i devriyelerinde mevlid okumayı İslam'a aykırı gören bir adama cevap" başlığıyla cevap veren Akgündüz'ün açıklaması şöyle:

Fıkhî hükmü Hz. Peygamber (asm) ve ondan sonraki birkaç asır boyunca kutlanmayan mevlidin dinî açıdan meşruiyeti de ulemâ arasında tartışılmıştır. İbnü’l-Hâc el-Abderî (ö.737/1336) ve diğer bazı Mâlikî âlimler, bunun Hz. Peygamber (asm) devrinde ve ona son derece bağlı olan ashâb ve tabiin zamanında kutlanmadığını ve dolayısıyla dine ilave sayılan bir bid’at olduğunu belirterek şiddetle karşı çıkarlar. Kutlamalar sırasında kıraat, zikir ve ibadet yanında hoş olmayan bazı etkinliklerin de bu âlimlerin görüşünde etkili olduğu anlaşılmaktadır. 

Mevlide karşı olumsuz tavır, İbn Teymiyye ile onu izleyen Vehhâbî ulemâsı ve Muhammed Abduh gibi çağdaş ıslahatçı alimler tarafından da desteklenmiştir. 

Buna karşılık Ebû Şâme el-Makdisî (ö.665/1267), Şemseddin İbnü’l-Cezerî, İbn Hacer el-Askalânî, İbn Hacer el-Heytemî, Şemseddin es-Sehâvî, Celâleddin es-Süyûtî, Şihâbüddin el-Kastallânî gibi alimler ise bu kutlama ile ilgili, ilk devirlerde olmasa bile Allah’ın alemlere rahmet olarak gönderdiği Hz. Peygamber’in (asm) dünyaya gelmesi sebebiyle sevinmenin, doğum günü münasebetiyle fakir ve muhtaçlara yardımda bulunup ibadet etmenin, Kur’ân ve Hz. Peygamber’e (asm) olan sevgiyle ilgili şiirler okumanın, temiz ve güzel elbiseler giyerek sevinç gösterisinde bulunmanın ve yoksullara yardım etmenin birer güzel amel olduğunu belirtmişlerdir. (Diyanet İslam Ansiklopedisi)

“Hz. Peygamber'in (sav) doğum gecesi, merasim ve şenlik yapma âdeti hicri dördüncü asırda, Fâtımîler'de başlamıştır. Fâtımîler bunun yanında Hz. Ali, Fâtıma, Hasan, Hüseyin(r.anhum) ve halifeleri için de mevlid merasimleri yaparlardı. Mevlid merasimi oradan mağrib ülkelerine, Arabistan'a ve Osmanlılara da intikal etmiştir. III. Murad devrinde, 996 yılında bu merasim resmen teşrifata idhal edilmiştir.

Mevlid geceleri okunan Arapça, Türkçe, Farsça, birçok manzume vardır. Arapça'da Bânet, Sûad, Bürde, Hemziyye dışında Cezerî, Heytemî, İbn Cevzî, Berzencî vb.'nin kaleme aldıkları kasideler (mevlidler) vardır.

İslâm Ansiklopedisi'ndeki "mevlid" maddesinde Türkçe 16 kadar mevlid kasidesi ismen kaydedilmiştir. Bunların içinde en meşhuru Süleyman Çelebi'nin 812/1409 yılında yazdığı "Vesiletü'n-necât" isimli kasîdesidir. Dili halk tarafından hayli değşitirilmiş olarak günümüzde okunan mevlid budur.”

Hz. Peygamber'in (sav) doğum gecesi için merasim yapmak ve bu arada mezkûr kasideleri okumanın cevazı tartışılmış, bazıları bunun bid'at olduğnu, birçok münker fi'lin işlenmesine sebep teşkil ettiğini ileri sürerek "mekrûh, hatta haram" demişlerdir. 

Suyûtî (v. 911/1505) "Husnü'l-maksıd fî amel'l-mevlid" isimli eserinde mevlid çevresinde işlenen kötü fiiller önlenirse mevlid caiz olur demiştir.

Bu münakaşada bahis mevzûu olan şey Hz. Peygamber'in (sav) doğum gecesi yapılan merasim, zikir ve okumadır.” (Hayreddin Karaman)

Netice

Sual: Ölünün sene-i devriyesini yapmak uygun mu?

Cevap: Uygundur. Aynı gün yapılmaması iyidir. Mevlid okunur; Yasin, tebareke ve amme okunur. 40 bin kelime-i tevhid okunur. Hatim indirilir. Yemek verilir; sadaka dağıtılır. Ruhuna hediye edilir.

Bediüzzaman son sözü söylemektedir

“Mevlid-i Nebevî ile Mi'raciyenin okunması, gayet nâfi' ve güzel âdettir ve müstahsen bir âdet-i İslâmiyedir. Belki hayat-ı içtimaiye-i İslâmiyenin, gayet latif ve parlak ve tatlı bir medar-ı sohbetidir. Belki hakaik-i imaniyenin ihtarı için, en hoş ve şirin bir derstir. Belki imanın envârını ve muhabbetullah ve aşk-ı Nebevîyi göstermeye ve tahrike en müheyyiç ve müessir bir vasıtadır. Cenab-ı Hak bu âdeti ebede kadar devam ettirsin ve Süleyman Efendi gibi mevlid yazanlara Cenab-ı Hak rahmet etsin, yerlerini Cennet-ül Firdevs yapsın, âmîn...” Mektubat (307)

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum