Bediüzzaman: Benim dâhil olduğum cemaat ittihad-ı İslâmdır

Bediüzzaman: Benim dâhil olduğum cemaat ittihad-ı İslâmdır

Bu dinî heyet efradı, şarkta olsa, garbda olsa, cenubda olsa, şimalde olsa beraberiz

A+A-

(Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin DİVAN-I HARB-İ ÖRFÎ adlı eserinden bölümler.)

MAKALE - 14

SEKİZİNCİ VEHİM

Asıl ittihad-ı İslâm (Volkan'da "asıl ittihad-ı Muhammedînin.." şeklinde) olan buradaki cemaata, manen gibi sureten de intisab edenlerin ekserisi avam, bir kısmı da meçhul-ül hal olduğundan, fitne ve ihtilafı (Volkan'da "bir esas-ı metine adem-i istinadı ima ediyor" cümlesi) îma ediyor?..

Elcevab:

Belki ağraza adem-i müsaadesine binaendir ki, evail-i İslâm'a müşabehetidir. Hem de madem maksadı, ittihad ve i'lâ-yı Kelimetullahtır. Teşebbüsât ve harekâtı da ibadettir. İbadet câmiinde şâh ve geda birdir. Müsâvât hakikî düsturdur. İmtiyaz yoktur. Zîrâ en ekrem, en müttakidir. Ve en müttaki, en mütevazidir.

Binaenaleyh, manen asıl hakikat-ı ittihada intisabiyle beraber, sureten onun nümunesi olan bu uhrevî ve sırf dinî cemaate (Volkan'da "ön cemiyete" kelimesiyledir) intisab ile teşerrüf edecek, yoksa şeref vermeyecektir. Bir katre, bahr-ı ummanı tezyid edemez. Hem de bir günah-ı kebire ile imandan çıkmadığı gibi, şems garbdan tulû' etmediğinden tevbenin kapısı da açıktır.

Bir desti müteneccis su, bir denizi tencis etmediği gibi; kendi de temizlendiğinden, şimdi bu nümune-i ittihada intisab eden adama şartımız olan Sünnet-i Nebeviyeyi (Aleyhissalâtü Vesselâm) ihya ve evamirine imtisal ve nevahîden içtinab ve asayişe ilişmemek (Volkan'da "ve muhafaza-i meşrutâ-i meşruaya " ifadesiyledir) elinden gelse azm-i kat'î ile... dâhil olan bazı meçhul-ül hal olanlar bu hakikat-ı âliyeyi lekedar edemez. Zîrâ kendi lekedar olsa da, imanı mukaddestir. 

Bu ünvan-ı mukaddese böyle bahane ile leke sürmek; İslâmiyet'in kıymet ve ulviyetini bilmemekle beraber, kendini ahmak-un nâs ilân etmektir. Nümune-i ittihad olan cemaatimize (Volkan'da "cemiyetimize" kelimesiyledir) -sair cem'iyât-ı dünyeviyeye kıyasen- leke sürmeyi, ta'riz etmeyi cemi'-i kuvvetimizle reddederiz. İstifsar tarîkiyle bir itirazları olursa cevaba hazırız. İşte meydan...

Benim dâhil olduğum cemaat burada tafsil ettiğim ittihad-ı İslâmdır. (Volkan'da "cemaat ve ittihad-ı İslâm" yerine "cemiyyet" ifadesiyledir.) Yoksa mu'terizlerin bâtıl tevehhüm ettikleri cem'iyet-i mütehayyele değildir. Bu dinî heyet (Volkan'da: "Bu cemiyetin efradı" şeklindedir) efradı, şarkta olsa, garbda olsa, cenubda olsa, şimalde olsa beraberiz.