Başsavcılık, Sincan Mahkemesi kararının bozulmasını istedi

Başsavcılık, Sincan Mahkemesi kararının bozulmasını istedi

Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun başlattığı dinleme tartışması sürüyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin takipsizliği kaldıran kararının 'kanun yararına' bozulması istemiyle Yargıtay'a götürülmesi için Adalet Bakanlığı'na başvurdu. Eminağaoğlu, kendisine ve derneğe ait telefonların ve bilgisayar y+azışmalarının, dinlenip izlendiğini ileri sürmüştü. Başsavcılık, konuyla ilgili takipsizlik kararı vermişti. Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi ise 'takipsizlik' kararını kaldırmıştı.

Cumhuriyet Savcısı Harun Kodalak tarafından hazırlanan başvuru dilekçesinde, "Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, tam bir kesinlik ifade etmeyen bir gerekçeyle Başsavcılığın vermiş olduğu takipsizlik kararının kaldırıldığı" belirtildi. Mahkemenin kararının 'birçok yönden usul ve yasaya aykırı olduğu' savunulan dilekçede, "Öncelikle bir kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kaldırılıp dava açılmasına karar verildiğinde, karar içeriğinde hangi şüpheli ya da şüphelilerin, hangi eylem ya da eylemlerinin, ne surette hangi suçu ya da suçları oluşturduğunun belirtilmesi gerekli iken Mahkeme kararında bu esaslara göre belirlenmiş hiçbir şüpheli ismi, eylemi ve suç ismi belirtilmemiştir. Karar tamamen belirsiz ifadeler içermektedir." denildi.

Dilekçede Yargıtay Birinci Başkanlığı'nın telefonunun dinlendiğine dair iddiaların bu soruşturmanın konusu olmamasına rağmen, mahkemenin kaldırma kararına gerekçe gösterildiğine dikkat çekildi. Mahkemenin, tahkikatın genişletilmesine dair kararından sonra yapılan bilirkişi raporunda Eminağaoğlu'nun iddialarına ilişkin hiçbir delil elde edilemediğinin altı çizildi. Eminağaoğlu'nun 'önleme dinlemesi' şeklinde verilmiş mahkeme kararlarına istinaden dinlenmediği ve izlenmediğinin, soruşturma sonucunda açıkça tespit edildiği hatırlatıldı. MİT ve Emniyet'in, önleme dinlemesi talep etmeleri ve alınan mahkeme kararlarına istinaden bu konuda yaptıkları çalışmaların adli görevin dışında idari nitelikli olduğu vurgulanan dilekçede, bu hususlarda öncelikle söz konusu kuruluşların ilgili kanunları uyarınca soruşturma izni talep edilmesi gerekirken, Sincan Mahkemesi'nin "doğrudan dava açılmasına" karar vermesinin, soruşturma iznine dair kuralı göz ardı ettiği ileri sürüldü. Anayasa'nın 141. maddesindeki "...bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır..." şeklindeki hükmüne işaret edilen dilekçede, mahkemenin, soruşturmanın genişletilmesine dair kararında hiçbir gerekçe göstermediği vurgulandı. Bunun Anayasa'ya açıkça aykırı olduğuna dikkat çekildi.
Zaman