Balyoz sanıklarından mahkemeyi engelleme eylemi
Balyoz davasında sona yaklaşıldıkça sanık ve avukatlarının yargıyı kilitleme çabaları da artıyor.
Davanın dünkü duruşmasına çok sayıda sanık katılmadı. Gelenler de üzeri yazılı tişörtler giydi. Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, emekli albaylar Dursun Çiçek ve Fikri Karadağ ile Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok'un da aralarında bulunduğu 40 sanığa bu tişörtleri ne amaçla giydiklerini sordu. 'Mahkemeyi protesto için' cevabı üzerine tespit tutanağı tutuldu. İstanbul Barosu ise mahkemenin avukat taleplerini geri çevirdi. Mahkeme Başkanı Diken, Baro'yu bu tavrından dolayı uyardı: "Yargıyı kilitlemek hiç kimseye yarar sağlamaz."
Balyoz darbe planı davasının 91'inci duruşması İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de görüldü. Duruşmaya, emekli orgeneraller Çetin Doğan ve Halil İbrahim Fırtına, emekli Oramiral Özden Örnek'in de aralarında bulunduğu 180 tutuklu sanık ile tutuksuz yargılanan 6 sanık katıldı. 'Delillerin değerlendirilmeden, savcının esas hakkındaki görüşünü açıkladığını ve tanık dinleme taleplerinin kabul edilmediğini' belirterek mahkemeyi protesto eden sanık avukatları da duruşmaya katılmadı. Duruşmada, emekli albaylar Dursun Çiçek ve Fikri Karadağ ile Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok'un da aralarında bulunduğu 40 sanığın ise protesto amaçlı 'Adalet bilime karşı, adil yargılanmak istiyoruz' yazılı siyah tişörtler giydikleri görüldü. Katılan sanıkların yoklamasının yapıldığı sırada Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, sanıklara bu tişörtlerin ne amaçla giyildiğini sordu. Sanıkların mahkemeyi protesto amacıyla bu tişörtleri giydiklerini söylemeleri üzerine Başkan Diken, bunları giyenlerin tespitini yaptı.
Duruşmada bazı sanıkların Mahkeme Başkanı'yla tartışmaya girmesi dikkat çekti. Yine yoklama sırasında sanıkların ayağa kalkmalarını isteyen Diken, sanıklara, "Mahkeme huzurunda ağaya kalkmaya bile tenezzül etmiyorsunuz." dedi. Sanıklardan Mustafa Önsel ise tişörtünü göstermek için kalktığını söyledi. Başkan Diken'in, "Mahkeme huzurundasınız." sözleri üzerine Önsel, "Biz ne zaman kalkacağımızı biliriz." şeklinde cevap verdi. Diken ise, "Bugüne kadar size hoşgörülü davrandık. Ayak ayak üstüne attınız. K... dönerek oturdunuz." sözlerine Önsel de, "Siz de bizi haksız yere tutukladınız." diye bağırdı. Bunun üzerine Diken, Önsel'e dışarı çıkmasını söyledi. Önsel, "Ben çıkıyorum zaten.'' diyerek salondan ayrıldı. Protesto amaçlı tişört giyen sanıkların bir kısmı da salonu terk etti.
İSTANBUL BAROSU, AVUKAT ATAMADI
Duruşmada, dosyaya gelen evraklar üye hakim Ali Efendi Peksak tarafından okundu. Peksak, mahkemenin, avukatları duruşmaya girmediği için 232 tutuklu sanığa avukat görevlendirilmesi amacıyla İstanbul Barosu Başkanlığı'na yazılan yazıya cevap verildiğini kaydetti. Baro'nun, ilgili yasa hükümlerine yer verdiği yazısında, CMK'da esas olanın sanığın seçilmiş müdafiyle temsil edilmesi olduğu ifade edilerek, kişinin kendi seçtiği avukat bulunması, vekalet ilişkisinin devam etmesi durumunda avukat atanmasının yapılamayacağını belirttiğini anlatan Peksak, vekalet ilişkisi sonlandırılmamışken müdafi tayininin kanunen mümkün olmadığının bildirildiğini söyledi.
Mahkeme Başkanı Diken, daha sonra dosyaya mazeret bildiren avukatların dilekçelerini okuduğu sırada, bir avukatın, dosyanın kapsamının geniş olduğunu, esas hakkındaki savunmasını hazırlaması için 3 ay süre istediğini kaydetti. Diken, "Bu kadar zamanda dosya okunmadı mı, buradaki maksat nedir? Ne demek istediğini anlamadım." dedi. Bir usul hatasının bulunması, mahkemenin yanlışının olması durumunda bunu çözümleyecek olanın üst mahkeme olduğunu ifade eden Diken, "Hukuk içindeki sorunlar yargı yoluyla çözülür. Tişört giymeyle, basın yayın organlarına açıklama yapmakla bir yere varılamaz. Yargıyı kilitlemek hiç kimseye yarar sağlamaz." ifadelerini kullandı.
Zaman
