Ayasofya'nın güleceği günler yakın inşallah

Ayasofya'nın güleceği günler yakın inşallah

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Bu mahsun Ayasofya'ya bakıyoruz, inşallah güleceği günlerin yakın olmasını Allah'tan diliyoruz" dedi

Arınç, Vakıflar Genel Müdürlüğünce restorasyonu yapılan Ayasofya Külliyesi yanındaki Halı Müzesi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Gönlüme gelen başka bir şey var. Biz şimdi Ayasofya Camisi'nin hemen hemen yanındayız, Ayasofya Camisi'nin imaretindeyiz. Kulaklarınız duymasa bile gönlünüzden geçen bir şey olduğuna inanıyorum, Ayasofya bize bir şeyler söylüyor. Acaba Ayasofya bize neler söylüyor?" derken, kameramanları, Ayasofya'yı çekmeleri için 'Kameralarınıza dikkat edin arkadaşlar' diye uyardı. Başbakan Yardımcısı Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Neler söylüyor diye gönlünüzden şöyle bir geçirin bakalım. Tarihin geçmiş yüzyıllarından bu yana Ayasofya bu haliyle, sadece Türkiye'nin, sadece Osmanlı döneminin, sadece 1400'lere, 1300'lere sıkışmış haliyle değil, çok daha öncesinden Ayasofya kelimesinin ihtiva ettiği anlamları düşünmemiz lazım. Çok şükür benim dönemimde 2 tane beni çok mutlu eden gelişme yaşadık. Şu kadar eser ihya edildi, restore edildi ve diğerleri.. Ama biz Ayasofya ismini taşıyan iki camimizi tekrar cami olarak ibadete açtık. Bunlar zaten camiydi ama başka maksatla kullanılıyordu."

Sözkonusu camilerden birinin, İznik'teki Orhan Ayasofya Camisi olduğunu ve buranın 721 yıl cami olarak ibadete açık kaldığını bildiren Arınç, "Sonra bir baktık ki şu kadar küçük biletler kesilen müze haline gelmiş" dedi.

Arınç, Trabzon'daki Ayasofya Camisi'nin de yüzyıllar boyu cami olarak kaldığını, daha sonra verilen bir karar üzerine müze haline geldiğini anlattı.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin, laik, sosyal demokrat ve hukuk devleti olduğunu vurgulayan Arınç, şöyle devam etti:

"Hukuk devletinde yazılı hukuka bakmamız lazım. 6570 numaralı gayrimenkullerin kiralanmasıyla ilgili bir kanunda, 'İbadethaneler, ibadet dışında başka bir maksatla kullanılamaz' diyor. Hukuk devleti olduğumuza göre bu konuda ne yapmalıyız diye düşündük. Yapacağımız şey şuydu: Burası bir camidir, ibadet amacıyla açılmıştır ve yüzyıllar boyu kullanılmıştır. Onu bir başka maksatla kullanan kim olursa olsun, Kültür Bakanlığı da bizim, müzeler de bizim. Halı müzesi de açıyoruz, yazma eserler müzesi de açıyoruz. Ama bir cami bu kanunun bu maddesine göre ibadet dışında kullanılabilir mi? Hayır, 'Kullanılamaz' dedik. Ayasofya Camisi İznik'te, esasen müzeye çevrilmesiyle ilgili hiçbir karar da olmamasına rağmen, işgüzar birileri, 'Burası müze olsun' demiş. Şu kadar küçük kağıtlara da birer liralık giriş bileti kesmek suretiyle müzeye çevirmişler. Hiçbir işlem yapmaya bile gerek kalmadan genel müdürlüğümüz 'Burası camidir, ibadet amacıyla cami olarak kullanılacaktır' dedi."

Başbakan Yardımcısı Arınç, iki yıl önce Kurban Bayramı namazında İznik'teki Ayasofya Camisi'nin ibadete açıldığını hatırlatarak, şunları söyledi: 

"Bizim içimizden, bu topluluğu tenzih ediyorum ama, birileri 'Olmasın. Nereden çıktı? Cami eksikiliği mi var' dediler. 3 veya 4 kişi. Ama inanın farklı inanç mensuplarından veya azınlıklardan bu lafı söyleyen bir kişi bile çıkmadı. Burada isim vermek gerekmez ama en tepe noktasında bu işlerde muhatap aldığımız bir insan bile 'Yaptığınız karara saygı duyuyoruz' dedi. Ama bizim içimizden 3 veya 4 kişi 'Biz başka camiler yaparız; burası müze olarak kalsa daha iyi olur' dedi. Haydi onların görüşlerine de saygı duyalım ama kanunun bize yüklediği bir sorumluluk da var: Cami, ibadet dışında başka bir maksatla kullanılamaz."

"Türkiye'de artık hakimler var"

Arınç, Trabzon Ayasofya Camisi'nin de aynı kategoride olduğunu, Karaköy'deki Arap Camisi'ni açarken, orasının da İznik'te olduğu gibi ibadete açılması gerektiğini söylediklerini aktararak, şöyle konuştu:

"Bu sefer 3-4 olan sayı, 13-14'e çıktı: 'Efendim burası müzedir. Buraya senede 15 tane turist geliyor, bize de şu kadar para bırakıyor. Diğer camiler bomboş, nereden çıktı buranın müze olması?'. Kardeşim, burası müze değil ki. Kültür Bakanlığı da 15-20 sene evvel 'Burayı müze yapalım' demiş. Ondan sonra onlar da küçük bir bilet bastırmışlar, burası müze olmuş. Geçmiş dönemlerde bunlara göz yummak mümkün olabilir ama şimdi yeni bir Türkiye var. Yeni bir Türkiye'de hukuk egemen olmalı. Genel Müdürlüğümüz dava açtı, 'Buranın müzeye çevrilmesinde geçerli bir karar yoktur' diye. Bizden önce baya da direnmişler ama sonunda hukuk kararını verdi. Mahkeme dedi ki: 'Buranın müze yapılmasıyla ilgili geçerli hiçbir karar yoktur. İptal ettik'. Biz onun üzerine Trabzon Ayasofya Camisi'nin de açılması için kararı verdik."

Bu karar üzerine dava açıldığını anlatan Arınç, şunları kaydetti:

"İznik Ayasofya'da dava açan olmadı ama Trabzon'da dava açan da oldu. 'Burası müzeydi, müzeden camiye çevrildi, bu işlemin iptali' maksadıyla... Çok şükür hukuk devleti olan Türkiye'de artık hakimler var. Eskiden 'Berlin'de hakimler var' sözü gerçekti, şimdi artık 'Türkiye'de, Trabzon'da hakimler var' diyebiliyoruz. Çok enteresan bir karar verdiler. Bazı gazeteler bunu yanlış anladı veya istediği şekilde anladı. Mahkeme, 'Buranın müzeye çevrilmesiyle ilgili bir karar yok-, bir. İkincisi, Vakıflar Genel Müdürlüğü, yeni bir karar ihdas etmiyor. Burası müze olmayınca kullanılış şekli itibarıyla zaten camiydi, iptal edilecek bir karar da ortada yok' diyor. Anlaşılması da kolay değil, hele anlamak istemedikten sonra. Çok şükür Trabzon Ayasofya Camisi'nin de hukuk kararıyla cami olduğu tescil edildi ve böylelikle 2 tane küçük Ayasofya Camisi, bugün ibadethane olarak faaliyete geçirildi. Darısı demeyeceğim, farklı anlarsınız. Ama Ayasofya, Ayasofya derken, sanki gönlüme bunlar geliverdi. Bu mahsun Ayasofya'ya bakıyoruz, inşallah güleceği günlerin yakın olmasını Allah'tan diliyoruz."

Müzenin açılışını gerçekleştirerek burayı gezen Arınç, Cuma namazı için yürüyerek Sultanahmet Camisi'ne geçti.

AA