Avrupa’da sigorta pazarı doydu sektörün devleri Türkiye’ye yöneldi
Gelişmiş ülkelerde sigortacılık sektörünün prim büyüklüğü gerilerken Türkiye’de artış sürüyor.
Serkan Şahin'in haberi:
Buna karşılık zengin ülkelerde yıllık kişi başı prim üretimi 3 bin 712, Türkiye’de ise 136 dolar civarında. Avrupa ülkelerinde pazarın doygunluğa ulaşması sebebiyle küresel oyuncular, aralarında Türkiye’nin de olduğu gelişen pazarlara yöneldi.
Dünya sigorta sektöründe 2011 sonu itibarıyla prim büyüklüğü yüzde 0,8 azalarak 4,6 trilyon dolar olarak gerçekleşti. Bu rakamın 3,9 trilyon doları gelişmiş ülkelerde oluşuyor. Sigorta bilincinin oluşmadığı gelişmekte olan ülkelerdeki prim üretimi ise 697 milyar dolar. Gelişmiş ülkelerde prim üretimi yüzde 1,1 azalırken, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 1,3 arttı. Gelişmiş ülkelerde doygunluğa ulaşan pazar küresel oyuncuları başka pazarlara yöneltti. Gelişmiş ülkelerde kişi başı prim üretimi 3 bin 712 dolarken, Türkiye'de hâlâ 136 dolar civarında. Genç nüfusu ile Türkiye'nin sigorta sektöründe yüksek potansiyel taşıyor olması yabancı yatırımcının ilgisini buraya yoğunlaştırdı. 2005'lerden beri Türk sigorta sektöründeki payını artıran yabancı yatırımcı, özellikle hayat dışı alanlara ilgi gösteriyor. Gelinen noktaya bakıldığında 2005'te yüzde 25 paya sahip yabancı sermayeli sigorta şirketleri, bugün toplam prim üretimindeki payını 2011 yılı sonu itibarıyla yüzde 55,58'e, ödenmiş sermaye içindeki payı yüzde 67,16'ya çıkardı.
Türkiye'de sigorta prim üretiminin gayri safi yurtiçi hâsılaya oranının yüzde 1,3 olduğunu belirten Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı ve Işık Sigorta Genel Müdürü Recep Koçak, bu oranın gelişmekte olan ülkelerin yarısının altında olduğunu belirtiyor. Gelişmiş ülkelerde ise oran yüzde 8,6'lara ulaşıyor. Yabancı şirketlerin Türkiye'ye ilgisinin başında bu rakamların olduğunu vurgulayan Koçak, şu değerlendirmeyi yapıyor: “Avrupalı şirketlerin kendi ülkelerinde büyüyememeleri, Türkiye'de sigortacılığın GSYH’deki payının düşük olması, sektörün uzun vadede istikrarlı piyasa olması cazip geliyor.” 2011 Aralık sonu itibarıyla Türkiye’deki 35 hayat dışı sigorta şirketinden 28'i ve 23 hayat ve emeklilik şirketinden 16'sı yabancı ortaklı. Bu şirketlerin 37'sinde yabancı sermayenin payı yüzde 50 ve üzerinde.
Recep Koçak, sigorta sektörü mevzuatlarının AB ile yakınlığı, coğrafî avantajları, krizden en az etkilenen ve bu süreçten en kârlı çıkacak ülkelerden biri olmasının Türkiye'nin ilgi görmesinin sebeplerinden olduğunu ifade ediyor. Koçak, Türk sigorta şirketlerinin gelecek yıllarda da uluslararası şirketlerin merceği altında olacağını ifade ediyor: “Sektörel aktörlerin rol dağılımları ve mevzuatların hayata geçmiş olması gibi düzenlemeler ve Türk sigorta sektörüne özgü olumlu beklentiler, yabancı yatırımcıların ilgisini her geçen gün artırıyor. Bu durum yerli sigorta şirketlerinin güncel ve ileriye dönük değerini artırıcı unsur olacak.” Dünyanın en büyük 17. ekonomisi olmasına karşılık Türkiye'de hâlâ sigorta bilincinin yerleşmediğini aktaran Koçak, “Hayat dışı prim üretiminde 28'inci sırada, hayat ve emeklilik branşlarında ise 49'uncu sırada yer alıyoruz. 2023 hedefimiz, hayat dışı prim üretiminde 16'ncı sıraya, hayat ve emeklilik branşlarında ise 30'uncu sıraya yükselmek.” diyor.
Zaman
