Avrupa yanlış ata oynuyor

Türkiye'nin Ortadoğu'daki özgürlük rüzgarından ne kadar büyük maddi ve manevi kazanç sağlayacağı Mısır gezisiyle ortaya çıktı. 

Arap Baharı'nın ilk meyvelerini Başbakan'la birlikte iki uçakla Mısır'a çıkarma yapan işadamları toplamış.

Türk iş dünyasını 1.200 işadamı karşılamış.

Kahire'de 2 binin üzerinde ikili görüşme yapılmış.

280 işadamı bir gün içinde 1.3 milyar dolarlık ön anlaşmaya imza atmış.

Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) araştırmasına göre, milyar dolarlık anlaşmalardan aslan payını inşaat ve telekomünikasyon sektörleri almış

STFA Genel Müdür Yardımcısı Tuncel Akten de ülkedeki iş potansiyelinin artacağına işaret ederken geziye katılan işadamlarından Eyüp Sabri Tuncer ise "Mısır'a giderken yanımda 400 adet kartım vardı. Bir gün içinde hepsi tükendi" diyor.

*

Geziden kimler kazançlı dönmüş bakalım:

Kavukçu Grubu: 2 milyon dolar değerinde 15 ön anlaşmaya imza attı.

İçtaş Çelik: 3.6 milyon dolarlık anlaşma yaptı.

Gizia Tekstil: 20'den fazla görüşme yaptı. 3 anlaşma imzaladı.

Akdeniz Temizlik: 1 milyon dolarlık anlaşmayı gerçekleştirdi.

Doğtaş Mobilya: Firmaya 32 ortaklık teklifi geldi.

Betek Boya: 40 Mısırlı firma ile görüştü, Mısır'a yatırım düşünüyor.

Limak: Kahire'ye 16 yöneticisi ile gitti. 387 milyon dolarlık ihale kazandı.

STFA: 2 ön anlaşma yaptı.

*

Hazır Avrupa hastalanmışken, iş dünyası başta Irak olmak üzere, Ortadoğu ve Afrika'ya yatırım seferberliğini hızlandırırsa, Avrupa bağımlılığından kurtulur ve küresel ekonomide söz sahibi olur.

Avrupalıların uydurduğu "Gelişmekte olan ülkeler" sıfatından başka türlü kurtuluş yok.

*

Büyük bir ekonomik ve sosyal kriz yaşayan Avrupa ülkeleri, kendi menfaatlerinin ve kurtuluşlarının, İslam karşıtlığında değil, Müslüman dünyanın yanında yer almak olduğunu anlamalılar.

Hâlâ Türkiye ile it dalaşına girerek, kısa vadeli çıkar hesaplarıyla, aslan payını kendisine ayırmak istiyorlar.

O günlerine geçtiğinin ya farkında değiller ya da hesapları hâlâ küçük.

Avrupa ülkeleri ve ABD, Türkiye'nin mevcut konjönktürde yanında olmaları gerekirken, Doğu Akdeniz'de Kıbrıs Rum kesimini maşa yaparak Türkiye'nin Ortadoğu'daki etkinliğini zayıflatmak istiyorlar.

Akılları sıra meşgul etmek istiyorlar.

Uluslararası terör örgütüne dönüştürülen PKK ile Türkiye'yi yıllarca meşgul edip kaynaklarını boşa harcattıkları gibi.

*

"Akdeniz'de savaş senaryoları"nı kimler ısıtıyor?

Akdeniz'deki doğalgaz rezervleri neden şimdi önemli hale geldi?

AB'nin ve İsrail'in bu Rum sevgisinin arkasında ne var?

Bu sorularla birlikte şu anda dünyanın en önemli gündemi olan Ortadoğu ile AB ile ABD'nin başındaki küresel krizi birlikte düşünmemiz gerekiyor.

*

Ortadoğu'da yeniden kurulan bir pazar ve milyar dolarlık pasta var.

Bu bölgede ekonomik ve siyasal oyuncular yeniden belirleniyor.

Dünyanın gündemi bu iken birdenbire Rumlar ortaya çıkıyor (sürülüyor). Rumlar, Türkiye ile yıllardır tartışmalı bir saha olan Doğu Akdeniz'de petrol ve doğalgaz aramak istiyor.

Rumların bu isteğine de İsrail ile Avrupa ülkeleri hemen destek veriyor.

Bunlar hiç doğal bir gelişme gibi durmuyor.

Masa başı planlanmış, yazılmış, çizilmiş bir havası var.

Tabii yersen.

Bu durumu anlatan güzel bir söz var: Bilge parmağıyla ayı gösterirken, aptal aya değil parmağa bakarmış.

Şimdi dış politikada parmağa bakma zamanı değil.

Siyasal hırs ve sömürgeci zihniyet, Avrupa ve ABD'nin küresel gelişime bakışını şaşı kılıyor.

Yeni Şafak

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.