Atış alanları şehir dışına taşınmalı

Atış alanları şehir dışına taşınmalı

Canan Saldık ve Edanur Avcı'nın asker kurşunuyla ölmesi, şehir içinde kalan atış alanlarını tartışmaya açtı. Kışlaların yaşam alanlarıyla iç içe olmasının sakıncasını dile getiren uzmanlar, bu durumun ölümlere davetiye çıkardığını söyledi.

Geçtiğimiz günlerde de Başakşehir'de hâkimlerin araçlarına G3 mermisi isabet etmişti. Sosyolog Adem Solak, Genelkurmay'ın soruna acilen çözüm bulması gerektiğini vurguladı.

Van'da piknik yaparken Hacıbekir Kışlası'ndan gelen kurşunla hayatını kaybeden Canan Saldık'la ilgili askeri mahkemenin gerekçeli kararı, gözleri şehirlerdeki kışlalara çevirdi. Davadaki sanıklardan Albay Ertan Yıldız savunmasında, atış alanının şehrin genişlemesiyle meskûn mahal içinde kaldığını ve şimdiye kadar görev yaptığı 10 ilde şartlara uygun bir alan görmediğini söylemişti. Konu üzerine araştırmalar yapan Hayat Boyu Eğitim ve Geliştirme Derneği (HEGEM) Başkanı sosyolog Adem Solak, Manisa örneğinin bunlardan biri olduğunu söylüyor. Atış talimi yapılan askeri kışlanın Manisa'nın en ünlü mahallesi Uncubozköy'e yalnızca 50 metre uzaklıkta bulunduğunu, silahların mevzilerinin ise 4 bin 500 metre olduğunu belirten Solak, "Burada yılda 300 bin atış yapılıyor. Eğer Manisa'da kimse vurulmadıysa tamamen tesadüftür." diyor.

Canan Saldık'ın ölümüne sebep olan atış ekibinin başında bulunan albayın 'atış alanları şehrin göbeğinde kaldı' itirafı dikkatleri konuya çekti. Geçtiğimiz yıl Türkiye Suç Haritası Araştırması'nı yapan sosyolog Adem Solak, Manisa örneğini bu şehirlerden biri olarak gösteriyor. "Manisa'da yaralanan oldu ancak ölen olmadı. Daha önce top mermisi şehrin içine düşmüş, askerler gelip götürmüşler. Bugüne kadar insan ölmediyse ancak tesadüfen ölmemiş." diyor. Yılda 300 bin atış yapıldığı bilgisini veren Solak, kışlanın şehrin en ünlü mahallesi Uncu Bozköy içinde olduğuna, bölge sınırları içinde emniyet müdürlüğü ve adliye binaları, tıp ve iktisat fakültesi, ilköğretim okulları ve hastanelerin bulunduğuna dikkat çekiyor. Kimse vurulmasa bile bu atışların çocuklarda oluşturacağı tahribata işaret eden Solak, "Bir insanın beyninde yılda 300 bin mermi patlarsa ne olur? Manisa'nın çocuk suçları oranında ilk 10'a girmesinde bunun da etkisi vardır." değerlendirmesini yapıyor.

Solak, Manisa Valiliği ve Manisa Tugay Komutanlığı nezdinde konuyla ilgili girişimlerde bulunmuş. Valilikte bir toplantıya katılan Solak, Manisa Tugay Komutanlığı'nın atış alanının şehrin dışına taşınması yönündeki talebine ise Genelkurmay Başkanlığı'ndan, "Bu atışlar 60 yıldan beri burada yapılıyor. Yerinde kalması uygundur." yönünde cevap geldiğini aktarıyor. Araştırmalara göre, Cumhuriyet dönemi boyunca kışladan atış talimleri sırasında 83-84 kişinin hayatını kaybettiğini belirten Solak, Türkiye'nin risk haritasını içeren bir çalışmayı sürdürdüğünü ve seçimlerden sonra tamamlayacağını söylüyor. Canan Saldık gerekçeli kararı ile ilgili olarak da, "Şehrin içinde kalmış diye bir savunma olur mu? Bu bir vahşettir. İlkel ülkelerde olan bir şeydir. Şehir planları, kalkınma planları nerede bu ülkenin? Kimse bu ülkede hukukun üstünlüğünden bahsetmesin o zaman." yorumunda bulunuyor. Genelkurmay'ın soruna acilen çözüm bulması gerektiğinin altını çiziyor.

Başakşehir'de araçlara G3 mermisi

Atış talimi yapılırken kurşun sekmesi olaylarına çok fazla rastlanıyor. 16 yaşındaki Canan'dan kısa bir süre sonra 4 Kasım 2010'da Edanur Avcı da (4) böyle bir olay sonucu can vermişti. Evinin önündeki traktörün römorku üzerinde oynayan Avcı'nın, Safranbolu 125. Jandarma Er Eğitim Alay Komutanlığı'ndan atılan kurşunun kafasına isabet etmesiyle hayatını kaybettiği iddia edildi. Bir olay da Başakşehir'de bulunan hakim ve savcılara ait lojmanlarda yaşandı. 1 Mart 2011'de Bölge İdare Mahkemesi hakimlerinden E.A.'nın otomobilinin arka kapısına G3 piyade tüfeğine ait bir mermi isabet etti. Lojmanların hemen yanında bulunan bir askeri birlikte yapılan atış talimi sırasında merminin sektiği ve hakimin arabasına isabet ettiği belirlendi.
Zaman