Atatürk büstünü kıran kişiler 'Atam sana uzanan elleri kıracağız' pankartıyla yürüyüş yaptı

Atatürk büstünü kıran kişiler 'Atam sana uzanan elleri kıracağız' pankartıyla yürüyüş yaptı

Eski Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler, Tüɾkiye Halk Kuɾtuluş Paɾtisi-Cephesi (THKP-C) lideɾi Mahir Çayan ve arkadaşlarının...

A+A-

Eski Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler; "Mehmet Keçeciler: Merkez Siyasetin Perde Arkası" adlı kitapta; Mahir Çayan ve arkadaşlarının Atatürk büstünü kırmadan önce ve sonrasında yaşananları şöyle anlattı:

SİYASAL O DÖNEMDE SOLUN KALESİ. KAVGALARINIZ VAR MI?

"Bizim dönemimizde öyle kavga gürültü olmazdı. Fikirler konuşurdu. Örneğin ben Mahir Çayan'la birinci sınıftayken yurtta bir ay aynı odada kaldım."

ODA ARKADAŞINIZ PEKİ, ARKADAŞLIK EDİYOR MUSUNUZ?

"Yani birbirimizi pek görmezdik. Altı kişilik kalıyorduk odada. Biz üç oda arkadaşımla birlikte sabah 8.30'da derse giderdik. Akşam ders çalışırdık. Zamanında da yatardık. Odada diğer üç kişi ise Mahir Çayan, Ömer Ayna ve Ümit Hasan'dı. Bu arkadaşlar gece üçte gelirlerdi, dolayısıyla sabah kalkmazlardı, uyurlardı. Bir süre böyle devam etti. Gece üçte gelince gürültü yapıyorlardı, ışıklar, dolaplar açılıyor. İster istemez uyanıyoruz, bir daha uyuyamıyoruz."

"Bir Cumartesi günü akşamüzeri odaya geldim. Odada, Mahirlerin yataklarının üzerinde bir sürü bez afiş ve pankartlar var. Afişlerde de 'Ata'm sana uzanan elleri kıracağız' yazıyor. Mahirler odaya geldi. 'Nedir bunlar hayırdır?' diye sordum. 'Yok bir şey' dedi. Bir süre sonra kantine indim. Fakat o afişler hafızamda yer etmiş. Salı günü saat:13.00 sıralarında kantinde yemek yiyoruz. Kantinde de ajans bülteni açık olurdu. Ajans, 'Menemen'de bir meczup kişi Atatürk büstünü kırmış. Fikir kulüpleri federasyonu, partiler falan ayağa kalkmış. Perşembe günü de yürüyüş var' haberini verdi.

Tabi büstün parçalanmasına sinirlendik ve yürüyüşe katılma kararı aldık. Aradan iki gün geçti. Perşembe günü Mülkiye'nin önünden yürüyüşe katılacağız. Oda arkadaşım Salih ile okuldan çıktık, bir baktık ki bizim Cumartesi günü odada gördüğümüz 'Ata'm sana uzanan elleri kıracağız' afişi ellerinde. Salih'e, 'Bunlar bizim odadaki afişler değil mi?' diye sordum emin olmak için. O da baktı, 'Evet' dedi. Büstün parçalanması Salı günü, pankartların hazırlanması ise önceki Cumartesi.. Ben de çok sinirlendim. 'Katılmayalım' dedim."

SONRA NE OLDU?

"Yurda dönünce o gece oturduk, Mahirlerin gelmesini bekledik. 3'ü geçiyordu geldiklerinde. 'Siz kırdınız büstü. Nereden biliyordunuz Atatürk büstünün kırılacağını da bu pankartları hazırladınız ve yürüyüşü tertip ettiniz?' dedik."

ONLAR NE DEDİ?

"Kabul ettiler. 'Siz yolunuza, biz yolumuza' dediler."

'EVET, BÜSTÜ BİZ KIRDIK MI? DEDİLER?

"Demediler. Ama 'Hedefe gitmek için her yol mubah' dediler. Sonra da odadan ayrıldılar."

BAŞKA ODAYA MI GEÇTİLER?

"Bilmiyorum. Bir daha görmedim Mülkiye'de. Bir ara Mülkiye'de spor salonunun üzerinde sporcular için yapılmış odalar vardı. Mahir'in orada kaldığını duydum. Sonra da ODTÜ'ye gitti. Sonra da maalesef o üzücü hadiseler oldu."

Sabah

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum