Atanan Değil Seçilen Okul Müdürü Olsun!

Atanan Değil Seçilen Okul Müdürü Olsun!

Milli Eğitim Bakanlığı eğitim kurumlarında görev yapmakta olan yöneticilerin yer değiştirmelerini içeren “Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumu Yöneticileri Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği” 04/08/2013 tarihli ve 28728 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak

Risale Haber - Haber Merkezi

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yönetici atama sisteminin siyasi iltimas, adam kayırma, karmaşa ve mağduriyet yaratacağını söyleyen Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Adaletsizlikçi, eşitsizlikçi bir anlayışla ve antidemokratik bir zihniyetle yapılmaya devam edilen yönetici atamaları öğretmenlerin moral ve motivasyonlarını düşürmeye devam etmektedir. Oysaki göreve yeni başlayan bir öğretmenin önüne objektif ve hakkaniyetli bir terfi sistemi konulmalı ve çalışan, kendini geliştiren, dürüst öğretmenlerin önü genel müdürlüğe kadar açık olmalıdır. Mevcut sistemde öğretmenler değil önünü görmek, torpil ve iltimasa başvurmadan okul müdürü dahi olamamaktadır” diye konuştu.

BUGÜNKÜ SİSTEMDE TORPİLİN YOKSA MÜDÜR OLAMAZSIN!

Yeni yönetici atama sisteminin de hantallığı ve adaletsizliği beraberinde getireceğini kaydeden DES Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Biz eğitimde demokrasi istiyoruz. Eşitlik, şeffaflık ve adalet istiyoruz. Demokratik bir okul yönetimi istiyoruz. Üniversitelerde olduğu gibi okullarda da yöneticiler seçimle iş başına gelmelidir. Okullarımızı atananlar değil seçilenler yönetmelidir. Geçiş sürecine has bazı sıkıntı ve sorunlar yaşanacaktır fakat zamanla bu demokratik sistemin eğitimin tüm boyut ve aşamalarına dönük olumlu katkıları görülebilecektir” dedi.

Başta okullarda olmak üzere tüm eğitim kurumlarında görevde yükselme, terfi ve yönetici atama sisteminin demokratik olması gerektiğini, öğretmeniyle, öğrencisiyle ve velisiyle tüm eğitim bileşenleri ve çevreyle ilişkili, barışık, bilimsel ve demokratik değerlere sahip, hür düşünceye, karşılıklı yönetişime ve özgür iradeye saygılı bir eğitim sisteminin ve terfi mekanizmasının amaçlaması gerektiğini kaydeden DES Genel Başkanı Gürkan Avcı şunları söyledi;

Bugünkü sistemde torpilin yoksa değil ilçe müdürü, okul müdürü dahi olamazsınız. Torpil ve iltimasın eğitim sisteminden derhal uzaklaştırılması gerekiyor. Okullarımız adam kayırmanın, siyasi referansların, ideolojik kadrolaşmaların değil bilimin, demokrasinin ve kaliteli eğitimin merkezi haline getirilmelidir. Yönetici atama sistemi katılımcı, adaletli ve sağlıklı olmadıkça bilimsel, demokratik ve verimli bir eğitim verilemez ve demokratik bir toplumda oluşturulamaz. Geleceğe sağlam ve güvenli yürümenin imkanıda olamaz. Demokratik kriterleri eğitim sistemine taşıyamadığımız müddetçe demokratik bir toplum, adaletli ve eşitlikçi bir ülke olamayız.

BİLGİSAYAR KULLANMASINI BİLMEYEN YÖNETİCİLER VAR

Biz DES olarak başta Okul yöneticilikleri olmak üzere MEB Yönetici Atama sistemindeki kayırmacı, subjektif ve antidemokratik uygulamaların eğitim çalışanları nezdinde oluşturduğu mağduriyet, haksızlık ve demoralizasyonun son bulmasını istiyoruz. Adil, demokratik bir yönetici atama ve terfi sistemini; Demokratik Okul Yönetimi Sistemi’ni öneriyoruz. Mevcut yönetici atama ve terfi sisteminde eğitim kurumları yöneticiliği için yazılı sınavlarda başarılı, kıdem ve sicil notu yüksek, yasa ve yönetmelik ezberi güçlü, siyasi referansları iyi olmak dışında bir özelliği olmayan çok sayıda kişinin yönetici olarak atanmasının söz konusu olduğu bilinen bir gerçektir.

Mevcut durum eğitimin genel ilkelerine, eğitim yöneticiliğinin ruhuna aykırılık gösterdiğini düşünüyoruz. Yüzlerce, binlerce öğrencinin devam ettiği okullarımızın sevk, yönetim ve idaresinin teslim edildiği müdür ve müdür yardımcılarının kişisel niteliklerinin, vizyon ve liderlik özelliklerinin mevcut sistemde önemsenmediğini görüyoruz.

OKUL MÜDÜRÜ EĞİTİM LİDERİ OLMALIDIR

İdeal okul yöneticisini yalnızca yazılı sınavla tespit etmenin mümkün olmadığını, bilgisayar dahi kullanmasını bilmeyen, gençlerin psikolojik gelişim evrelerinden, iç dünyalarından, pedagojiden bihaber, statükocu, siyasi pazarlamacı, okulu ticarethane, öğrencileri müşteri, öğretmenleri tahsildar gibi gören tüccar okul yöneticisi fotoğrafının artık değişmesi gerektiğini, yeniliğe açık, kendini geliştiren, vizyon sahibi, eğitim lideri, öğrencilerin ve velilerin hamisi, öğretmenlerin örnek aldığı okul yöneticilerinin iş başına getirilmesinin artık şart olduğunu düşünüyoruz.

DEMOKRASİ OLMAYAN OKULDA ÇOCUKLARA DEMOKRASİ DERSİ ANLATILIYOR

Geleceğimizi imar ettiğimiz okullarımıza gelişi güzel idareci atama lüksümüz olamaz. Demokratik eğitim sistemi adına, katılımcı demokrasiyi daha çocukken kültürlemek ve en başta okullarımızda tesis etmek adına, okullarımızı gelişmiş, çağdaş demokrasinin talimhanesi haline getirmek adına okul idarecilerinin; öğretmenler, memur, sekreter, hizmetli gibi diğer eğitim çalışanları ve öğrenci-veli temsilcilerinden (Her 50 öğrenci ve veli için bir öğrenci ve bir veli temsilcisi) oluşan bir komisyon tarafından demokratik bir temayülle iki yıllığına seçileceği bir yönetici atama sisteminin getirilmesini öneriyoruz. Oluşturulacak okul Yönetim Kurulu’nun üyeleri arasına öğrenci ve veli temsilcilerinin de alınması gerektiğini düşünüyoruz.

VELİ VE ÖĞRENCİLER OKUL YÖNETİMİNE KATILSIN

Bu sistemle öğrencilerin, velilerin, öğretmenlerin ve okulda çalışan diğer görevlilerin okulu sahipleneceğini, okulda verilen eğitimin kalitesinden, okulun ihtiyaçlarını gidermeye kadar eğitim sisteminde dile getirilen birçok sorunun kendiliğinden çözüleceğini, okul-öğrenci, okul-veli, okul-öğretmen ilişkisinin kombineli bir şekilde güçleneceğini, hesap verilebilirliğin, ekip çalışmasının ve okulun performansının gelişiminin sağlıklı bir mekanizmaya kavuşacağını düşünüyoruz.

TORPİLE GÖRE DEĞİL LİYAKATA GÖRE MÜDÜR ATANSIN

Okullarımızı atanan değil seçilen idareciler yönetmelidir. Öğretmenlerimiz maalesef mevcut atama ve terfi sisteminde önünü görememekte, çalışarak, üreterek, kendini geliştirerek görevde yükselmeyi bir hayal olarak düşünmektedir. Demokratik okul yönetişimi sistemiyle okullarımızda yaşanan birçok sorun ve sıkıntının, şiddet vakalarının, sınavlarda sıfır çekme ayıplarının, elektriği suyu kesilen okul manzaralarının önemli boyutlarda azalacağına inanıyoruz. Kanunları, yasakçı yönetmelikleri, disiplin maddelerini ezberlemek yanında siyasi icazet almayı zorunlu kılarak idareci adaylarını omurgasızlaştıran mevcut sistemin değişmesi gerekmektedir.