Asker, 28 Şubat'tan bu yana polisi kontrolde tutmaya çalıştı
Dönemin 1. Ordu Komutani Orgeneral Çetin Dogan baskanligindaki bir cuntanin, 2003 yilinda hazirladigi öne sürülen darbe planinda, polisin askerin emri altina alinmasi da yer aliyor.
Emrullah Bayrak'ın Haberi
Tarihe, post modern darbe olarak geçen 28 Subat sürecinden itibaren askerin, alternatifi olarak gördügü polisi kontrolü altina almaya çalistigi biliniyor. 2003 yilinda hazirlandigi öne sürülen darbe planlarinda, bu gerçek bir kez daha gün yüzüne çikti.
Balyoz Plani'nin polis ve MIT için öngördügü darbe sonrasi düzenlemesi ise söyle: "Milliyetçi-Muhafazakar sag iktidarlarin Türk Silahli Kuvvetleri'nin karsisina alternatif silahli güç olarak tasarlayip güçlendirdigi polis teskilatinin askere bakisi dikkate alindiginda; polisin sevk ve idaresinde agirlikli olarak jandarma kullanilacak, bu nedenle il jandarma komutanliklari karargahlarindan istifade ile ivedilikle agir silahlardan arindirildiktan sonra polisin mutlaka kontrol altina alinmasi saglanacak. Askerden arindirilan Milli Istihbarat Teskilati (MIT) yeniden yapilandirilarak, müzahir personel kilit görevlere getirilerek basina muvazzaf bir general atanacak."
Cuntanin bu planlari, polisin denetim altina alinmasi çabalarinin, 28 Subat'tan beri devam ettirildigini ortaya koyuyor. Merhum Cumhurbaskani Turgut Özal'in, Basbakanligi döneminde (1983) gönüllü polislerin arasindan seçilerek PKK terörüne karsi mücadele etmek amaciyla kurulan Özel Tim, 'Postmodern darbe' olarak nitelendirilen 28 Subat sürecinde bir takim gerekçelerle pasiflestirildi. Sonraki yillarda PKK'nin kabusu olarak tanimlanan ve örgüte agir darbeler vuran 'Özel Harekatçilarin bölgeden çekilmesinin yanlisligi da birçok yetkili agiz tarafindan itiraf edildi. Sayisi 7 bine kadar çikan özel harekatçilarin kadrosu zaman içinde azaltilarak 3 binlere kadar düsürüldü.
GENELKURMAY ÖZEL HAREKATÇILARIN PKK OPERASYONLARINA KATILMASINA KARSI ÇIKTI
Genelkurmay Baskanligi, 1998 yilinda özel harekatçilarin kirsal alanda PKK için düzenlenen operasyonlara katilmasina da karsi çikti. Genelkurmay ile Emniyet Müdürlügü'nün aralarinda yapilan kararnamenin feshedilmesiyle özel harekatçilar kirsaldaki operasyonlara gidemedi ve sehir içinde kaldi.
Kirsal bölgede özel harekatçilarin çiktigi kimi operasyonlarda da askerlerle karsi karsiya geldi. Hatta Hakkari gibi yerlerde asker polis çatismasinin dahi yasandigi iddia edildi. 2002 yilinda Emniyet Genel Müdürlügü, yayinladigi genelge ile özel harekat timi uygulamasina son verdigini açikladi.
Özel timci sayisi kademeli olarak azaltildi ve yeni özel harekat kursu açilmayacagi bildirildi. Genelgenin ardindan Dogu ve Güneydogu Anadolu bölgelerindeki illerde görev süresi dolan özel harekat timi mensuplari istedikleri illere atandi. Özel timciler, görev aldiklari illerde de 'terörle mücadele' subelerinde, istihbarat, asayis hizmetleri gibi diger birimlere atandi. Ayrica, özel timciler istihbarat, devlet yetkililerini koruma görevlerine getirildi.
Özel Timciler, kurslarda, Uzi makineli tabanca, M-16 otomatik tüfek, Kalesnikof, Kanas ile Steyr keskin nisanci tüfekleri ve bomba atar kullanmayi ögreniyor. Özel bir egitimden geçirilen bu timler, görev yaptigi dönemlerde PKK'ya karsi büyük basarilar kazandi.
Özel harekatçilar, su an bölgede nöbet tutma disinda bir is yapmiyor. Ilçelerde haftalik nöbet tutma görevleri var. Bir hafta boyunca 20'ser gruplar halinde nöbet tutuyorlar. Merkezlerde ise Emniyet Müdürlügü lojmanlari basta olmak üzere kritik noktalarda nöbetleri var. Ciddi bir egitimleri yok. Sadece atis yapiyorlar. Ayrica, il emniyet müdürlerinin talimat vermesi halinde, sehirde terör örgütlerine karsi evlere zaman zaman nokta operasyonlari düzenliyorlar.
