Aşırı terlemenin çözümü var mı?
Hem kendimiz hem çevremizdekiler için hayatı kâbusa çeviren terlemenin tedavisi ne? Aşırı terlemeyi önlemek için neler yapmak gerekir? Ter kokusu psikolojimizi nasıl etkiler?
Merve Tunçel'in haberi:
Yazın gelip çattığı şu günlerde toplu taşımayı adeta toplu intihara çeviren ter kokusu mevsimine de girmiş bulunmaktayız. Hem kendi hem başkalarının kokusundan ölesiye rahatsız oluruz da, insan neden terler, kesin çözümü nedir, bilmeyiz. Terlemeyle ilgili bilinmeyenleri Emsey Hospital’dan Algoloji Uzmanı Prof. Dr. Nurettin Lüleci’den dinledik.
Vücudumuzda oluşan hiçbir madde gibi ter de işlevsiz değil elbet. Tıp literatürlerinde ‘hiperhidrozis’ olarak anılan “terlemenin”, insan vücudunda ısıyı dengeleme gibi önemli bir görevi bulunuyor. Vücudumuzda yer alan yaklaşık 5 milyon ter bezimiz, vücut ısımızı ayarlamakla görevli. Terleme konusunda görevli bir diğer önemli alan ise beynimizde yer alan hipotalamus. Ter bezleri, sinir sistemimizin kontrolünde faaliyetlerini sürdürürken, burada oluşan anormallikler ve fazla çalışma durumları, terlemeyi artırıcı etki göstererek fazla terlemeyle sonuçlanabiliyor.
Tetikleyicisi, diyabet ve sistemik hastalıklar
Terleme, gündüzleri de görülebilen bir sorun olduğu gibi, şikâyetler çoğunlukla gece terlemeleriyle ilgili. Bu tür terlemeler, genelde kişinin sosyal hayatında bir sorun oluşturmaz. Ancak kişinin kendisi ve uyku kalitesi açısından oldukça rahatsız edicidir. Hasta, uyandığında yatağını ya da yalnızca ense bölgesini sırılsıklam görebilir. Diyabet, hormonal bozukluklar ve diğer sistemik hastalıklarda da bu tür terlemeler olabiliyor. Gece terlemeleri; uyku apnesi, menopoz ve andropoz ile birlikte görülebildiği gibi, alkoliklerde ve güçlü ağrı kesici ilaç kullananlarda da görülebilmekte. Terlemenin gündüzleri sıklıkla gerçekleşen kısmı ise çoğunlukla baharatlı yiyecek tüketimi, sürekli sıcak içecekler içmek, yoğun sıcaklık içeren alanlarda bulunma zorunluluğu, şişmanlık, yoğun stres ve ani duygu değişimlerine maruz kalmak ve sigara içmek gibi nedenlerle ortaya çıkabiliyor.
Kişide çekingenlik yapıyor
Algoloji Uzmanı Prof. Dr. Nurettin Lüleci’ye göre duygusal veya fizyolojik pek çok nedene bağlı olarak gelişebilen terleme, özellikle de işi dolayısıyla tokalaşmak zorunda kalan kişilerin ciddi sorunlar yaşamalarına neden olabiliyor. Terlemenin ayak ve koltuk altında olduğu durumlarda kötü kokular da oluşuyor ve bu durum, kişinin sosyal yaşantısını kâbusa çevirebiliyor. Özellikle toplu taşıma araçlarında yazın sıklıkla karşılaştığımız aşırı terleme ve kötü kokular; iş hayatında, okulda ve hatta aile yaşantılarında rahatsızlık verici boyutlara ulaşabiliyor.
Ter kokusundan kurtulmak için…
-Özellikle el ve ayak temizliğinize özen gösterin. Çünkü terleme fizyolojik bir olay olduğu kadar kişisel hijyenle de ilgili.
-Yazın günde en az 1 kez duş almak, hem sizi ferahlatır hem çevrenize daha temiz ve hoş kokmanızı sağlar. Gün içinde rahatlamak için soğuk suyla yüzünüzü yıkamak da serinlik hissi verecektir. Ayrıca abdest almak da ibadet yönünün yanısıra bir temizlik ve ferahlık kaynağıdır.
-Yaz kış aşırı sıcak suyla duş almaktan kaçının. Ilık suyla duş almak vücudu rahatlatıp yorgunluğu alırken çabuk terlemeyi de önler.
-Aşırı acı ve baharatlı yiyecekler de terlemeyi artırdığı için özellikle sıcak havalarda bu tarz gıdalardan uzak durun.
-Koltuk altı için; roll-on şeklinde ürünler kullanmak ter kokusunu gidermeye yarayan günlük basit önlemlerden. Kalitesiz ürünler kullanmak terlemeyle birlikte daha kötü kokulara da sebep olabileceğinden bu tarz ürünlerde seçici davranın.
-Aldığınız tedbirler aşırı terleme probleminizi çözmezse mutlaka bir uzmana görünün.
Radyofrekans ve ozon terapiyle terleme tedavisi
Ayak terlemelerinde; belde yer alan, ayaklarımızın damar ve sinirlerini kontrol eden merkezlere, radyofrekans cihazı uyarıları veriyor. Bu yöntemle aşırı terlemeye neden olan sinirler devre dışı bırakılıyor ve hastalar bu problemden kurtulmuş oluyorlar. Bu uygulamalar genellikle ağrı kliniklerinde yapılıyor. El terlemelerinde de aynı yöntem uygulanıyor. Ozon terapi, metabolik dengesizlik durumlarında kullanılıyor. Bu tedavide yüzde 100 medikal oksijen alınarak, bir cihazın içerisinden geçiriliyor. Alet onu parçalarken diğer oksijenle birleştiriyor. Terleme tedavisinde, klipsleme yöntemi gibi cerrahi uygulamalar da yapılabiliyor. Bazen ilaç tedavisi de gündeme geliyor. Ancak bu yöntemler gerçek anlamda kalıcı bir çözüm olmuyor.
Zaman
