Arş-ı Âzama çakılan bu muazzam pırlantayı hangi el düşürebilir?

Arş-ı Âzama çakılan bu muazzam pırlantayı hangi el düşürebilir?

Günün Risale-i Nur dersi

Bismillahirrahmanirrahim

ONBEŞİNCİ SÖZ’ÜN ZEYLİ
...

Şeytan dedi ki: “Öyle ise ne Allah’ın kelâmı, ne de beşer kelâmı deme. Ortada farzet, bak.”

Ben dedim: “O da olamaz. Çünkü: Münâzaun fîh bir mal bulunsa, eğer iki müddeî birbirine yakın ise ve kurbiyet‑i mekân varsa; o vakit o mal, ikisinden başka birinin elinde veya ikisinin elleri yetişecek bir sûrette bir yere bırakılacak. Hangisi ispat etse, o alır. Eğer o iki müddeî birbirinden gayet uzak, biri maşrıkta, biri mağrip’de ise; o vakit kaideten ‘Sâhibü'l‑yed’ kim ise, onun elinde bırakılacaktır. Çünkü, ortada bırakmak kàbil değildir.”

İşte Kur'ân kıymettar bir maldır. Beşer kelâmı Cenâb‑ı Hakk’ın kelâmından ne kadar uzaksa; o iki taraf o kadar, belki hadsiz birbirinden uzaktır. İşte, serâdan süreyyâya kadar birbirinden uzak o iki taraf ortasında bırakmak mümkün değildir. Hem ortası yoktur. Çünkü, vücûd ve adem gibi ve nakızeyn gibi iki zıttırlar, ortası olamaz.

Öyle ise, Kur'ân için Sâhibü'l‑yed, taraf‑ı İlâhî’dir. Öyle ise, O’nun elinde kabûl edilip, öylece delâil-i ispata bakılacak. Eğer öteki taraf O’nun “Kelâmullâh” olduğuna dair bütün bürhânları birer birer çürütse elini O’na uzatabilir; yoksa uzatamaz. Heyhât! Binler berâhin‑i kat'iyyenin mıhlarıyla Arş-ı Âzama çakılan bu muazzam pırlantayı hangi el bütün o mıhları söküp, o direkleri kesip, O’nu düşürebilir?‥

İşte ey şeytan! Senin rağmına, ehl‑i hak ve insaf bu sûretteki hakikatli muhâkeme ile muhâkeme ederler. Hattâ en küçük bir delilde dahi, Kur'ân’a karşı îmânlarını ziyâdeleştirirler.

Senin ve şâkirtlerinin gösterdiği yol ise: Bir kere, beşer kelâmı farzedilse, yani Arş’a bağlanan o muazzam pırlanta yere atılsa; bütün mıhların kuvvetinde ve çok bürhânların metânetinde bir tek bürhân lâzım ki, O’nu yerden kaldırıp, Arş‑ı Manevî’ye çaksın. Tâ küfrün zulümâtından kurtulup, îmânın envârına erişsin. Hâlbuki buna muvaffak olmak pek güçtür. Onun için, senin desîsen ile şu zamanda, bî‑tarafâne muhâkeme sûreti altında, çokları îmânlarını kaybediyorlar…

Bediüzzaman Said Nursi
Sözler

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.