'Arapların yeni dünyası Türkiye'ye benzeyecek'
Arap ülkelerini yakından izleyen Prof. Halidi'ye göre Türkiye gibi iddialı, İsrail'in taleplerine teslim olmayan ve bağımsız Arap dünyası geliyor.
ABD Başkanı Barack Obama’nın en yakın arkadaşlarından, Arap dünyasını yakından tanıyan Columbia Üniversitesi Arap Çalışmaları Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Raşid Halidi, Tunus ve Mısır başta olmak üzere bölge ülkelerinde yaşananları değerlendirdiği görüşmemizde Arap dünyasının demokratikleşmekte olduğunu belirterek Türkiye’yi örnek gösterdi. Obama ile tanışıklıkları ikisinin de Chicago Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptığı günlere dayanan Filistin-Lübnan kökenli Halidi, “Demokratik bir Arap dünyası demokratik Türkiye gibi olacak: Daha iddialı, İsrail’in taleplerine teslim olmaya daha az gönüllü ve daha bağımsız” ifadelerini kullandı. Halidi’nin Radikal’e Arap ülkelerinde yaşanan isyan ve değişim sürecini değerlendirdiği açıklamalarının öne çıkan noktaları şöyle:
Liderler endişeli
Arap dünyası dünyanın diğer bölgelerine göre çok daha otokratik ve demokratik olmayan rejimler barındırır. Tunus’ta yaşananlar şimdi Mısır’da gelişiyor ve daha da yayılabilir. Bunlar, ABD tarafından desteklenen durağan Arap düzeninin karşılaştığı ilk popüler zorlukları temsil ediyor. Tunus’taki isyan tüm bölgeyi harekete geçirdi. Eylemlerde Tunus bayrakları taşınıyor. Ama her ülkenin kendisine özgü koşulları olduğunu unutmamak gerek. Örneğin okuma-yazma oranının yüzde 75 ile oldukça yüksek olduğu Tunus hem daha kentleşmiş hem de daha refah içinde yaşıyor. Mısır’da ise okuma yazma oranı yüzde 70 ve bu da fena bir oran değil ama yoksulluk ve gelir eşitsizliği çok daha fazla. Ama Yemen ve Libya gibi ülkelerde durum farklı. Petrol ve doğalgaz zengini, az nüfuslu Körfez ülkeleri ise bambaşka şartlara sahip.
Dolayısıyla Arap ülkelerinde demokrasi talepleri Tunus ve Mısır’da yaşananlardan cesaret aldı ama her biri demokratik dönüşümde farklı bir yol izleyecek. Ancak yine de Arap diktatörler ve çevrelerini saran kleptokratik elitler şimdiden çok endişelendi.
Mübarek kalamaz
Mübarek babadan oğula ya da en azından kendi istediği birine geçen, yine kendisine bağlı diktatoryal bir rejim istiyor. Protestolar bu şekilde devam ederse Mübarek’in görevde kalmasını düşünmek çok zor. Halk rejimin gizli polisinden korkmuyor artık. Özgürlüğün de tadını aldı. Ne olursa olsun bir dönemin sona erişine tanıklık ediyoruz. Mısır’da sınıf ayrımı olmadan bir isyan yaşanıyor.
Kadınlar lider konumunda
Mısır ya da Tunus’taki gösterilerde Ennahda ya da Müslüman Kardeşler gibi İslami gruplar değil kadınlar lider rol oynadı. Sakallı İslamcılar şöhret kazanmadı. İki ülkede de sloganlar demokrasi, adalet, toplumsal adalet ve rejimin değişmesi üzerine odaklandı. Müslüman Kardeşler’in “Çözüm İslam’dadır” sloganı hiç görülmedi. Netanyahu’nun Mısır’da istikrar çağrısı, kartlarını da açığa çıkarmış oldu: Mübarek rejimi Mısır’ın politikasının değişmeyeceğinin garantisi gibi. Ama demokratik Arap dünyası demokratik Türkiye’ye benzeyecek: Daha iddialı, İsrail’in taleplerine teslim olmaya daha az gönüllü ve daha bağımsız.
Radikal
