Ankara, Mısır için bekle-gör pozisyonunda
Ankara, gittikçe karmaşık bir hal alan olayla ilgili "bekle gör" konumuna geçmiş durumda
Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Mısır'da patlak veren olaylarla ilgili yaptıkları, "Halkın sesini dinleyip, bir an önce değişim yapın." mealindeki ilk açıklamaların yankıları devam ederken Ankara, gittikçe karmaşık bir hal alan olayla ilgili "bekle gör" konumuna geçmiş durumda. Dışişleri kaynakları, son durumu, "Mısır'da ne olacağını kimse bilmiyor." sözleriyle dile getirirken, askerlerin duruma hakim olmasından Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'in eylüldeki seçime kadar iktidarını sürdürmesine, bir dizi senaryonun masada olduğunu belirtiyor.
Gidişatı etkileme konusunda Müslüman Kardeşler dışında yeni dinamiklerin de söz konusu olduğunu dile getiren kaynaklara göre, en kötü senaryo ülkenin kaosa sürüklenmesi.
Dışişleri kaynakları, Başbakan Erdoğan ile ABD Başkanı Barack Obama arasındaki temasların ardından yapılan, "Ortak bakış açısına sahibiz." açıklamasını da, "Kastedilen, İsrail'in güvenliğini esas alan bir Amerikan bakış açısı değil, düzen ve istikrar içinde demokrasiye geçiş." şeklinde yorumluyor. Bu bağlamda, Ankara'nın dillendirdiği, "Mübarek'in gitmesi yetmez." mealindeki açıklamaların hatırlatıldığı kaynaklar, "Ömer Süleyman işbaşında kalırsa, ordu vesayeti devam eder. Müslüman Kardeşler korkusu nedeniyle Süleyman'a Batı'da sıcak bakılıyor. Biz, bu korkunun yersiz olduğunu söylüyoruz." ifadelerini kullanıyor.
MÜBAREK'İN KALMASI İLİŞKİLERi zorlar
Mısır konusunda ses getiren açıklamalara ve kaynakların "Beş yıldır böyle bir şeyin olması bekleniyordu." tespitine rağmen Ankara, hazırlıksız yakalandığını da itiraf ediyor: "Kapalı bir rejim söz konusuydu. Müslüman Kardeşler'in gücü konusunda bir bilgimiz yok. Olaylarla birlikte sivrilen Muhammed El Baradey ile temas söz konusu değil. Büyükelçimiz, şu ana kadar tahliyelerle ilgilendi. Kimseyle temasta değil."
Türkiye'nin yapmış olduğu çıkışın iki ülke ilişkilerine nasıl etki edeceğinin sorulduğu diplomatik kaynaklar, "Bu aşamadan sonra Mübarek'in uzun süre kalması ilişkilerin geleceği açısından sıkıntılı olabilir." itirafında bulunuyor. Ancak Mısır Dışişleri Bakanı Ebul Geyt'in Bakan Davutoğlu'na gönderdiği mektupta, bir şikâyet veya "iç işlerimize karışmayın" mesajından ziyade durumun izah edildiği aktarılıyor. Mısır'ın Ankara Büyükelçisi Abdurrahman Selahaddin'in verdiği röportajlarda ima ettiği bu yöndeki görüşlerin ise not edildiği kaydediliyor.
'İSTİKRAR'DAN 'DEMOKRATİK İSTİKRAR'A
Dışişleri kaynaklarının cevapladığı bir diğer soru ise bölgede istikrar adına tüm taraflarla konuşan Türkiye'nin Tunus ve Mısır'ın ardından bölgeye yönelik siyasetinde ne gibi değişiklikler olduğu. "Dış politikamız evrim geçiriyor. Bölgede istikrar vurgusuyla başlamıştık, şimdi ise demokratik faaliyetlerle istikrar arayışındayız." diyen kaynaklar, Mısır çıkışından sonra Türkiye'nin son yıllarda açıldığı bölgede sorun yaşayıp yaşamayacağına ilişkin soruya da, "Şu ana kadar bir tepki almadık. Bundan sonra yaşanacak benzer gelişmelerde duruma göre tavır alacağız." karşılığını vererek, ilkesel duruşla çıkar arasında yapılacak ince ayara dikkat çekiyor. Ankara, Mısır'da yaşanan gelişmelerin İsrail'in Türkiye'ye yaklaşma sürecini hızlandıracağı görüşünde.
Zaman
