Amerikalılar uyanmaya başladı: israil işgali altındayız, ABD’yi savaşa sürüklediler

Amerikalılar uyanmaya başladı: israil işgali altındayız, ABD’yi savaşa sürüklediler

İstifasının ardından ilk kez Tucker Carlson’a konuşan Trump’ın terörle mücadele şefi Joe Kent, ABD’nin savaşa israil tarafından itildiğini söyledi

Tucker Carlson: İran nükleer silah elde etmenin eşiğinde miydi?

Joe Kent: Hayır, değillerdi. Haziran ayında da değillerdi. İranlıların 2004’ten beri nükleer silah geliştirmeye karşı dini bir fetvası var. Bu fetva 2004’ten beri yürürlükte. Bu kamuya açık bir bilgi. Ama aynı zamanda elimizde bu fetvanın ihlal edildiğine ya da kaldırılmak üzere olduğuna dair hiçbir istihbarat yoktu. İranlılar bölgelerinde neler olup bittiğinin farkındalar. Stratejileri nükleer programlarını tamamen terk etmemekti. Çünkü Libya’da Muammer Kaddafi’nin başına gelenleri gördüler. Kaddafi “nükleer programımı bırakıyorum” dediğinde ne olduğunu biliyorlar.

İSRAİL’İN ASKERİ KAPASİTESİ VE ABD’YE BAĞIMLILIĞI

İsrail’in kendini savunabileceğini düşünüyorum. Sınırlarında sınırlı operasyonlar yapabilir. Rakiplerine karşı oldukça etkili hedefli suikastlar gerçekleştirmeye devam edebilir. Ama yapamayacağı şey, rejimleri devirmek. İran savaşı ya da Irak savaşı gibi büyük çaplı operasyonları tek başına yapamaz. Suriye’yi agresif şekilde istikrarsızlaştıramaz. ABD’nin yaptığı bu büyük rejim değiştirme operasyonlarını İsrail tek başına gerçekleştiremez. Bu yüzden İsrail lobisinin bu kadar güçlü, etkili ve agresif olduğunu görüyorsunuz. Orta Doğu’daki politikamızı kim belirliyor? Savaşa girip girmemeye kim karar veriyor? Bu kararı İsrailliler yönlendirdi.

CHARLİE KİRK SUİKASTI VE ŞÜPHELER

Charlie Kirk’ü bu dünyada en son Haziran ayında, West Wing’de gördüm. Gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi: “Joe, bizi İran’la savaşa sokmalarını engelle.”

Sonra aniden kamuya açık şekilde suikasta uğradı ve bu konuda soru sormamıza izin verilmedi. Soruşturmayı sürdürmemiz engellendi. Ulusal Terörle Mücadele Merkezi’nin parçası olduğu soruşturma durduruldu. Hâlâ bakmamız gereken çok şey vardı. Detaylara giremeyeceğim ama takip etmemiz gereken bağlantılar vardı. Cevapsız sorular var. Charlie, İsrail yanlısı bağışçılardan ciddi baskı altındaydı. Kirk’ün Trump’a İran’la savaşa girilmemesi yönünde telkinde bulunduğunu biliyoruz. Kimseyi suçlamıyorum ama ortadaki veriler Trump’ın şu anda gerçekten tehdit altında hissetmesi için yeterli.

İRAN POLİTİKASI HAKKINDA

İran konusunda fikir değiştirmiş değilim. Başkan Trump, Kasım Süleymani’yi haklı olarak öldürdü. Ama sonra durdu. “Eğer siz tırmandırmazsanız biz de tırmandırmayacağız” dedi. Çünkü İran rejimini doğrudan hedef almanın rejimi zayıflatmak yerine güçlendireceğini biliyordu.

TRUMP ‘İRAN’LA SAVAŞA GİRMEZSEN GÜVENDE DEĞİLSİN’ MESAJIYLA HİZAYA GETİRİLDİ

Tucker Carlson: “Bu konuyu biraz açabilir miyiz? Çünkü bu gerçekten çok önemli bir nokta. On yıl boyunca belirli bir dış politika anlayışına karşı kampanya yürüten bir başkanın, göreve geldikten sonra aniden tam tersini yapmasına neden olan o ‘baskı’ tam olarak nereden geliyor? Bu sadece medya ve bağışçılar mı, yoksa daha derin bir mekanizma mı var?”

Joe Kent: “Aslında her ikisi de, ama işleyiş biçimi çok daha karmaşık. Burada asıl mesele, İsrail’in ABD içindeki karar alma mekanizmalarına nasıl entegre olduğudur. Bilgi akışını onlar yönetiyor. Eğer istihbarat topluluğuna, medyadaki eko odalarına ve büyük bağışçı ağlarına hakimseniz, bir başkanı köşeye sıkıştırabilirsiniz.”

Bakın, Donald Trump şu an kendini fiziksel bir tehdit altında hissediyor. Butler’daki suikast girişimi sadece bir başlangıçtı. Şimdi karşımızda Asif Merchant olayı var; güya İran tarafından Trump’a suikast düzenlemek için gönderilmiş bir isim. Ancak bu hikayenin resmi anlatısında devasa boşluklar var. Bu, Trump’ı ‘İran’la savaşa girmezsen güvende değilsin’ mesajıyla hizaya getirme çabasıdır.”

Charlie Kirk bu konuda çok cesur bir duruş sergiledi. Beyaz Saray’da, en üst düzey yetkililerin gözlerinin içine bakarak ‘İran’la bir savaş istemiyoruz, bu Amerika’nın çıkarına değil’ dedi. Ama bu tür sesler yükseldiğinde sistem onları susturmak için hemen harekete geçiyor. İsrail ile olan ilişkinin doğasını veya İran’la savaşın gerekliliğini sorgulayan herkes, anında sistem dışına itilmeye çalışılıyor.”

Carlson: “Yani temelde, seçilmiş bir liderin bile aşamadığı, dış politika rotasını kendi çıkarlarına göre sabitlemiş bir yapıdan bahsediyoruz.”

Kent: “Kesinlikle. Ve bu yapı, ulusal güvenlik bürokrasisi ile yabancı devlet çıkarlarının (bu örnekte İsrail) iç içe geçtiği bir noktada duruyor. Eğer bu döngüyü kırmazsanız, kimin seçildiğinin bir önemi kalmıyor; politika hep aynı kalıyor.”

Serebstiyet

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.