Allah'ım, ruhumuzu isminin azametiyle zırhla, akıbetimizi ebedi selametinle taçlandır
Celcelutiye'den ilhamla dualar...
Bismillahirrahmânirrahîm
Ey kâinatı nurlu isimleriyle ayakta tutan Kayyûm, ey dualara İsmi Azam’ı hürmetine anında icabet eden Mücîb!
Ya Allah, Ya Alîm, Ya Azîm! Kalbime verdiği muazzam cesaret ve emniyetle huzuruna geldim. Ya Rabbi! Ben acizim, zayıfım; kâinatın sarsıcı hadiseleri, hayatın ağır yükleri karşısında çaresizim. Fakat Senin o kadri yüce, azameti sonsuz olan mukaddes ismini dilime vird, kalbime sultan eyledim. Beni o yüce ismin sırrına gerçek manada hamil olan, O’nun nuruyla aydınlanan, O’nun azametine tam bir teslimiyetle intisap eden bahtiyar kullarından eyle. Kalbimi bu nurlu isimlerden bir saniye bile gafil bırakma.
Ya Selâm, Ya Hâfız, Ya Müheymin! 'Teveqqâ bihî kullel umûri tesellemet' müjdesinin sarsılmaz kalesine sığınıyorum. Ya Rabbi! Hayat yolculuğunda önüme çıkacak olan; nefsimin şerlerinden, insanların hasetlerinden, şeytanın sinsi tuzaklarından, hastalıkların, musibetlerin ve ahir zaman fitnelerinin o ürkütücü dalgalarından beni bu mukaddes ismin zırhıyla koru. Bu isim hürmetine, benim bütün tehlikeli işlerimi, çıkmaz sokaklarımı, darlıklarımı genişliğe ve hayra tebdil eyle. Ruhumu, dünyada da kabirde de mahşerde de her türlü korkudan emin kılıp mutlak bir selamete erdir. Senin ismine tutunan bir ruh için mağlubiyet yoktur; beni bu emniyet kapısından ayırma.
Ey sığınan kullarını her türlü korkudan, şerden ve tehlikeden çıkaran Selâm ve Mü’min, ey azameti ve kadri her şeyden yüce olan Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm!
Allah’ım! Ahir zamanın dehşetli fırtınaları, sinsi hileleri ve her taraftan kuşatan düşmanlıkları karşısında çaresiz kalmış, sığınacak melce arayan ümmet-i Muhammed’e (s.a.v.) acilen bu mukaddes 'İsmi Azam ve Selamet' sırrıyla külli bir koruma, izzet ve necat ihsan eyle. Müslümanların kalplerine bu beytin vaat ettiği sarsılmaz emniyeti yerleştir. Dünyanın dört bir yanında mazlum, darda ve zulüm altında olan din kardeşlerimizi bu kadri yüce isimlerin hürmetine bütün şerli işlerden koru, onları sahil-i selamete ulaştır. Bizleri dünyada Esma-i Hüsna’nın nurlarıyla tahassun eden (zırhlanan), ahirette ise bu emniyetin neticesi olarak Dâru's-Selâm'a (selamet yurduna) neşeyle giren o mesut kullarından eyle.
Ruhumuzu isminin azametiyle zırhla, akıbetimizi ebedi selametinle taçlandır.
Ya Hayy, Ya Kayyûm! Bu samimi emniyet niyazımız, acziyetimizin itirafı ve mukaddes beytin esrarı hürmetine dualarımızı kabul eyle.
Âmin, âmin, âmin... bi-hürmeti Sırri İsmi’l-A’zâm ve bi-hürmeti Sırr-ı Celcelûtiye
DİPNOT: Celcelutiye’nin 86. beyti; kasidelerin en can alıcı noktalarından biri, kulun dualarla, istiğfarlarla ve teslimiyetle geçirdiği menzillerin ardından ulaştığı Manevi Zırh, İsmi Azam'a Hamillik ve Mutlak Emniyet makamıdır.
Önceki beyitlerde günahlarından arınan, sırat ve mahşer korkusunu ilahi lütfa emanet eden kulun; artık kaderin sarsıcı hadiselerine, dünyanın musibetlerine ve ahiretin dehşetlerine karşı elinde tuttuğu o en büyük tılsımı, yani kadri yüce olan İsmi Azam’ı kuşanmasını (fe yâ ĥamilel ismilleži celle qadruhu) ve bu muazzam isim hürmetine kâinattaki bütün tehlikeli işlerden, şerlerden ve korkulardan sıyrılarak sarsılmaz bir selamete, mutlak bir huzura kavuşmasını (teveqqâ bihî kullel umûri tesellemet) müjdeleyen bir sığınak sırrıdır.
Bediüzzaman Said Nursi hazretleri, "Sözler" (Otuzuncu Söz - Ene ve Zerre Bahsi), "Lem'alar" (Otuzuncu Lem'a - Esma-i Sitte Bahsi) ve "Şualar" bünyesinde, kâinatın satırlarındaki en büyük anahtarın Allah’ın isimleri olduğunu ve Hz. Ali’nin (r.a.) Celcelutiye ile bu isimlerin sırrını bu asra taşıdığını harika bir dille şerh eder. Üstad der ki:
"İnsanın en büyük kuvveti, aczini ve fakrını bilip, Nihayetsiz Kudret ve Rahmet Sahibi olan Kadîr-i Zülcelâl'in isimlerine intisap etmektir. Bir asker, arkasındaki padişahın ismiyle koca bir orduya meydan okuyabildiği gibi; bir mümin de kalbinde taşıdığı o kadri yüce isimlerin (İsmi Azam'ın) nuruyla kâinatın en dehşetli hadiselerine karşı meydan okuyabilir, tam bir selamet bulur."
Bediüzzaman, ömrü boyunca maruz kaldığı yüzlerce suikasttan, zehirlenmeden, zindanlardan ve sürgünlerden hep bu "Esma zırhı" ve Celcelutiye’nin koruyucu sırlarıyla selamete çıkmıştır. O'na göre, ahir zamanın dehşetli manevi yangınları ve sinsi dalalet hücumları karşısında müminin tek sığınağı, Allah'ın isimlerinin arkasına saklanmaktır. Celcelutiye’nin bu beytini vird edinen bir mümin, kâinatın sahipsiz olmadığını, her şeyin dizgininin o "kadri yüce İsim" sahibinin elinde olduğunu bilerek tam bir emniyet ve "Selâm" iklimine adım atar.
Hazırlayan: Nuran Şahin

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.