Allah'ım, ruhumuzu imanın izzetiyle şahlandır, akıbetimizi mutlak zaferiyle taçlandır

Allah'ım, ruhumuzu imanın izzetiyle şahlandır, akıbetimizi mutlak zaferiyle taçlandır

Celcelutiye'den ilhamla dualar...

Bismillahirrahmânirrahîm

​Ey kudretiyle en azılı zalimleri tepeleyen Kahhâr ve Cabbâr, ey müminlerin kalbine sarsılmaz bir güven ve cesaret indiren Mü’min ve Muizz!

​Ya Allah, Ya Kahhâr, Ya Kavi! Ruhumu sarmak isteyen korkaklıktan, öz güvensizlikten, gelecek endişesinden ve dünyevi güçlerin sahte heybetinden Sana sığınarak huzuruna geldim. Ya Rabbi! Kalbime öyle sarsılmaz bir iman kuvveti lütfet ki, batıla, günahlara ve nefsanî ordulara karşı açtığım manevi savaşta (Cihad-ı Ekber) asla geri adım atmayayım. Şeytanın sinsi ordularıyla mücadele ederken içime hiçbir çekinme ve ürperti verme. İsmi Azam’ının haşmetiyle kalbimi öyle bir tahkim eyle ki, rızandan başka hiçbir maksat önünde eğilmeyeyim; Senden başka hiçbir güçten korkmayayım. İmanın ruhuma verdiği şecaatle, manevi fütuhatla cesaretimi artır.

Ya Azîz, Ya Hâfız, Ya Musahhir! Ya Rabbi! Cihad-ı Asgar olan bu dünya hayatı; hilekarlarla, zalimlerle, imana düşman yırtıcı zihniyetlerle ve ruhu boğmak isteyen canavar misali musibetlerle doludur. Fakat Senin iznin ve himayen altındayken, bu vahşi sahranın en tehlikeli, en korkunç dehlizlerine bile sarsılmaz bir cesaretle ayak basmayı, o şer odaklarını imanımın nuruyla ezmeyi bu aciz kuluna nasip eyle. Kâinatın vahşi unsurlarını, hastalıkları, düşmanları ve musibetleri benim önümde musahhar kıl; onların yırtıcılığını selamet nurlarına kalbeyle.

Ey kâinattaki her bir vahşi mahlukun dizginini elinde tutan Kâbıd ve Melîk, ey en zayıf kulunu ordulara karşı galip kılan Azîzü'n-Nasîr!

Allah’ım! Ahir zamanın dehşetli baskıları, sinsi korku imparatorlukları ve imanı boğmak isteyen küresel canavarları karşısında ürkmüş, ümitsizliğe düşmüş ve uyuşmuş olan ümmet-i Muhammed’e (s.a.v.) acilen bu mukaddes 'Şecaat-ı İmaniye ve Galebe' sırrıyla muazzam bir silkinme, izzet ve kahramanlık ihsan eyle. Müslümanların kalplerinden sahte korkuları söküp at. Mazlum coğrafyalarda yırtıcı sırtlanların, zalimlerin dişleri arasında inleyen din kardeşlerimize Hz. Ali’nin (r.a.) şecaatini, Bedir’in cesaretini lütfeyle. Bizleri dünyada hakkı batılın beynine korkusuzca vuran ehl-i cihad eyle, ahirette ise bu şerefli duruşun mükafatı olarak Efendimiz’in (s.a.v.) kahraman ordusuyla haşreyle.

​Ruhumuzu imanın izzetiyle şahlandır, akıbetimizi mutlak zaferiyle taçlandır. İzzet-i Müslimine ders veren; “Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer gerçekten inanıyorsanız, en üstün olan sizsiniz.” (3:139) ayeti ve “İman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet, hakiki imanı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir ve imanın kuvvetine göre, hadisatın tazyikatından kurtulup, ‘Tevekkeltü alallah’ diyerek sefine-i hayatta kemal-i emniyetle hadisatın dağvari dalgaları içinde seyran eder... Tam mümin bir kul, hürdür; Cenab-ı Hakk’ın abdinden (kulundan) başka hiçbir şeye taht-ı musahhariyete (boyun eğmeye) girmeyi izzet-i imaniyesi kabul etmez.” Bediüzzaman’ın sözüyle ahlaklanmayı nasip et. Kâinatı bir dost bahçesi, düşmanları ise sadece vazifeli birer memur olarak göster.

Ya Hayy, Ya Kayyûm! Bu samimi şecaat niyazımız, Senden başka kimseden korkmayacağımızın ilanı ve mukaddes beytin esrarı hürmetine dualarımızı kabul eyle.

Âmin, âmin, âmin... bi-hürmeti Sırri Şecâati'l-İmâniyye ve bi-hürmeti Sırr-ı Celcelûtiye.

DİPNOT: Celcelutiye’nin 87. beyti; bir önceki beyitte kuşanılan İsmi Azam zırhının ardından, ruhun ulaştığı mutlak şecaat, manevi fütahat ve kâinattaki hiçbir şerden korkmama mertebesidir. Bu beyit, Sırr-ı Şecaat-ı İmaniye (İmanî Cesaret), Manevi Cihad ve Canavarları Ram Etme makamıdır.

​Kulun, elindeki o azametli isim kalkanıyla, önündeki engeller ne kadar büyük olursa olsun, batıla ve nefsanî ordulara karşı sarsılmaz bir cesaretle dikilmesini (fe qâtil ve lâ teħşe ve hârib ve lâ teħaf); yırtıcı canavarlar, zalimler ve ürkütücü tehlikelerle örülü en vahşi menzillere, maddî ve manevi karanlık dehlizlere korkusuzca adım atıp oraları tarumar etmesini (ve dus kulle erđin bil vuĥûşi teámmerat) ilan eden muazzam bir hamle sırrıdır.

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri, "Sözler" (Üçüncü Söz ve özellikle Yirmi Üçüncü Söz'ün İkinci Noktası) bünyesinde, imanın insana kazandırdığı muazzam cesareti ve dünyanın vahşi hadiseleri karşısındaki sarsılmaz duruşu harika temsille şerh eder. Bediüzzaman, ömrü boyunca bu beytin canlı bir timsali olmuştur. Rusya'da esirken Başkumandan Nikolaviç’e ayağa kalkmayarak ölüme meydan okuması, Divan-ı Harb-i Örfî'de dehşetli paşaların karşısında hakkı haykırması, fermanını elinde tutan zalim yöneticilere boyun eğmemesi hep bu "ve lâ tehaf" sırrındandır. O'na göre, dünya canavarlarla dolu bir sahradır; ecel gizli olduğundan, Allah'ın izni olmadan hiçbir yırtıcı (ne hastalık, ne düşman, ne musibet) insana zarar veremez. Celcelutiye’nin bu beytini vird edinen bir mümin, korkaklığı izzetine yediremez.

Hazırlayan: Nuran Şahin

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.