Allah'ım, o dehşetli kabir karanlığında beni yapayalnız, mûnissiz ve çaresiz bırakma
Celcelutiye'den ilhamla dualar...
Bismillahirrahmânirrahîm
"Ey kullarının zayıflığına, çaresizliğine ve yalnızlığına dayanamayıp onlara nihayetsiz bir şefkatle muamele eden Raûf, ey merhameti gazabını her zaman istila eden Rahmân ve Rahîm, ey zifiri karanlıkları tek bir nur tecellisiyle aydınlatan, kalpleri ve kabirleri nura boğan Nûru's-Semâvâti ve'l-Ard!
Ya Raûf, Ya Allah, Ya Mü’min! Hayattayken attığım her adımda, aldığım her nefeste, dünya hayatının yorucu gaileleri, günahları ve imtihanları arasında Senin o çok ince, çok latif Re’fet tecelline sığınıyorum. Ya Rabbi! Beni yaşarken de merhametinden, lütfundan bir saniye bile mahrum etme. Ve asıl, o muazzam ve geri dönüşü olmayan geçiş kapısına vardığımda, can kuşum tenden ayrılırken, sevdiklerim arkamdan ağlarken ve dünya perdesi yüzüme ebediyen kapandığında bana öyle bir şefkatle tecelli et ki, ölümün o zorlu acısı ruhuma bir vuslat şerbeti gibi tatlı gelsin. Azrail (a.s.) ruhumu kabzederken Cemalinin nurlarıyla beni müjdele.
Ya Mûnisü'l-Gurebâ, Ya Hayy, Ya Kayyûm! 'Ve elqâ źulmetel qabri incelet' sırrının sarsılmaz emniyeti için kapına diz çöktüm. Beni o omuzlar üzerinde taşayıp, dar, soğuk ve yapayalnız bir çukura bıraktıklarında; üzerime tahtaları dizip, toprağı döküp herkes beni terk edip gittiğinde, feryadımı Senden başka kimse duymadığında; o dehşetli kabir karanlığında (źulmetel qabri) beni yapayalnız, mûnissiz ve çaresiz bırakma. O karanlık dehlizi, Celcelutiye'nin bu mukaddes beytinin esrarıyla, imanımın nurlarıyla, Efendimiz'in (s.a.v.) şefaatiyle ansızın öyle bir aydınlat ki, bütün karanlıklar tamamen sıyrılıp gitsin (incelet). Kabrimi cennet bahçelerinden bir bahçe, berzah alemine açılan geniş, ferah ve nurlu bir saray eyle. Münker ve Nekir meleklerinin suallerine dilimi sarsılmadan, tam bir iman dikliğiyle cevap vermeye muvaffak kıl; o melekleri bana birer dehşet unsuru değil, müjdeci dostlar eyle.
Allah’ım! Her gün binlercesi toprağın bağrına giren, kabir yalnızlığıyla yüzleşen ve berzah aleminde şefkatine muhtaç olan ümmet-i Muhammed’e (s.a.v.) acilen bu mukaddes 'Re'fet ve Kabir Nuraniyeti' sırrıyla külli bir genişlik, af ve inşirah ihsan eyle. Şu an kabirlerinde karanlıkta, darlıkta veya azapta olan Risale-i Nur ve din kardeşlerimizin taksiratlarını affeyle; kabirlerini bu beytin nurlu şebçerağıyla aydınlat. Bizleri ve neslimizi dünyada ölümü unutanlardan değil, ölüme tam bir iman hazırlığıyla hazırlanıp, kabri en büyük vuslat odası olarak karşılayan bahtiyarlardan eyle.
Ruhumuzu hayattayken hidayetinle, öldüğümüzde ise kabirde rızanın sönmez nurlarıyla ebediyen şad eyle.
Ya Hayy, Ya Kayyûm! Bu samimi ilticamız, ölüm anındaki çaresizliğimizin şimdiden arzı ve mukaddes beytin esrarı hürmetine dualarımızı kabul eyle.
Âmin, âmin, âmin... bi-hürmeti Sırrı İsmi'r-Raûf
DİPNOT: Celcelutiye’nin 82. beyti; nefes alıp verdiğimiz şu geçici dünya hayatından başlayıp, aklın ve hislerin sustuğu o ilk dehşetli durağa —kabrin o dar ve yalnız dehlizlerine— kadar uzanan mutlak bir emniyet ve nur talebidir. Bu beyit, Mutlak Şefkat (Re’fet), Kabrin Nurla İnşirahı ve Berzah Emniyeti makamıdır.
Kulun en yalnız, en savunmasız kaldığı o kimsesizlik menzilinde, her şeyi kuşatan ilahi şefkatin (ve kun bî raûfân) hem hayattayken hem de ölümün o soğuk perdesi kapandığında (fî ĥayâtî ve bá’demâ emûtu) imdada yetişmesi; kabrin insanı boğan o koyu karanlığının (źulmetel qabri) tek bir ilahi lütufla ansızın aydınlığa, genişliğe ve ebedi bir nura dönüşmesi (incelet) sırrıdır.
Hazırlayan: Nuran Şahin

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.