Albay Cemal Temizöz'ün avukatı, mahkeme heyetini HSYK ile tehdit etti

Albay Cemal Temizöz'ün avukatı, mahkeme heyetini HSYK ile tehdit etti

Diyarbakır'da görülen faili meçhuller davasında tutuklu yargılanan Kayseri Jandarma Alay Komutanı Cemal Temizöz'ün avukatı Ünsal Aktaş, mahkeme heyetine karşı tehditkâr ifadeler kullandı.

Yeni tanıklar yüzünden davanın uzadığını savunan Aktaş, "Bizlere yönelik hakaret içerikli beyanlarda bulunuluyor. Bu konuda hassasiyet gösterilmezse HSYK dahil, gerekli mercilere şikâyette bulunacağız." dedi. Temizöz'ün avukatlarının görevsizlik kararı verilmesi talebi mahkeme heyetince bir kez daha reddedildi.

Kayseri Jandarma Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz ve eski Cizre Belediye Başkanı Kamil Atağ'ın da aralarında bulunduğu 6 sanığın yargılanmasına devam edildi. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Albay Temizöz, Kamil Atağ, Tamer Atağ, Fırat Altın (Abdulhakim Güven), Hıdır Altuğ ve Adem Yakin ile önceki gün akşam Çınar ilçesinde yol aramasında yakalanan ve hakkında tutuklama kararı bulunan Kamil Atağ'ın kardeşi Kukel Atağ katıldı. Sanık Temizöz'ün avukatı Ünsal Aktaş, her duruşmada yeni mağdurların ortaya çıktığını ve bunun yargılamanın uzamasına sebep olduğunu savundu. Mahkeme heyetini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na şikâyet etmekle tehdit etti. Aktaş, "Duruşmanın kamera sistemiyle kayıt altına alınmasını talep ediyoruz. Bizlere yönelik hakaret ve tehdit içerikli beyanlar söyleniyor. Bu konuda hassasiyet gösterilmediği takdirde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu dahil gerekli mercilere şikâyet yapacağız.'' ifadelerini kullandı.

Cemal Temizöz'ün diğer avukatı Mustafa Olcay Özhan ise bu mahkemenin yargılamaya bakmakla görevli olmadığını iddia ederek, görevsizlik kararı verilmesini talep etti. Müdahil avukat Tahir Elçi ise mağdurlar dinlenmeden tanıkların dinlenemeyeceğini anlattı. Talepleri alan mahkeme heyeti, verdiği aranın ardından kararları açıkladı. Mahkeme, Cemal Temizöz'ün avukatlarının yaptığı 'görevsizlik' talebini reddetti. Sanık avukatları ilk duruşmada da mahkemenin söz konusu davaya bakmakla yetkili olmadığını savunmuş; ancak bu yöndeki talepleri kabul edilmemişti.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsav-cılığı'nca hazırlanan 104 sayfalık iddianamede, sanıkların, 'adam öldürmek', 'cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak' ve 'adam öldürmeye azmettirmek' suçlarından cezalandırılmaları isteniyor. Sanıklardan Cemal Temizöz'ün 9, Kamil Atağ'ın 7 kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi talep ediliyor. İddianamede, Temizöz'ün 1993'te Cizre'de 'terörle mücadele ediliyor' görüntüsü altında 'korucu, itirafçı ve uzman çavuşlardan bir grup oluşturduğu' ileri sürülüyor. Faili meçhullerden Temizöz ve ekibi sorumlu tutuluyor.

Firari sanık kukel Atağ yakalandı

Aynı davanın firari sanığı Şırnak'ın Cizre ilçesi eski Belediye Başkanı Korucubaşı Kamil Atağ'ın firari kardeşi Kukel Atağ yakalandı. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen faili meçhuller davasında ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanan Kukel Atağ, yol araması sırasında gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Atağ, dün ilk kez diğer sanıklarla birlikte hâkim karşısına çıktı. Mahkemedeki sorgusunda, hiçbir zaman illegal bir yapılanma içerisinde yer almadığını öne sürdü. Atağ, "Yakalanmasaydım da mahkemeye gelecektim." dedi.

Oğlumun cesedini ellerimle çıkardım

Mağdur olarak ifade veren İsa Akman, 1994 yılında ölü bulunan oğlu Yahya'nın cesedini taşlar altından kendi elleriyle çıkardığını söyledi. Oğlunun Cizre'de kuzeniyle sigara satarken gözaltına alındığını anlatan Akman, şöyle konuştu: "JİTEM'in yakaladığını ve Botaş Karakolu'na götürüldüğünü öğrendik. Ertesi gün savcılığa dilekçe verdik. 'Jandarmadan sorun' şeklinde cevap geldi. İdil ve Şırnak'tan sorduk, bulamadık. Holan tarafındaki köylüler bize 'Holan tarafında arayın.' dedi. Gittik baktık. Taşların altında 4 cesedin olduğunu gördük ve cesetleri çıkardık. Bu arada olay mahalline 2 panzer, bir askeri araçla birlikte askerler geldi. Askerler bize silah doğrultarak olay yerinden uzaklaşmamızı söyledi. 4 cesedi traktörün römorkuna koyarak Cizre'ye hastaneye getirdik. Cesetler çıktığında oğlum Yahya'yı teşhis ettik. Daha sonra cesetleri mezara gömdüler. Sonra farklı isimlerde sivil kişiler beni tehdit etti. 'Bir daha oğlunun bahsini edersen evine gaz bombası atacağız.' dediler. Korktuğumdan dolayı şikayette bulunmadım. Oğlumun vücudunda 6 kurşun yarası vardı." Akman, görgü tanıklarının, kendisine oğlunun Bedran ile Abdulhakim Güven tarafından götürüldüğünü aktardığını anlattı.

Babamın son sözleri, 'beni takip edin' oldu

Mağdurlardan Mesut Efelti, babası Abdullah Efelti'nin cesedinin 1994 yılında çoban köpeği tarafından bulunduğunu söyledi. Babasının âmâ olduğunu anlatan Efelti, yaşadıklarını şöyle anlattı: "1994 yılında Şık ailesinden 3 bin dönüm tarlayı pamuk ekmek için kiraladık. Kiraladıktan sonra Cemal Temizöz tarafından sürülmesine müsaade edilmediğini duyduk. Babam, Temizöz'ü tanıyanları araya koydu. Ancak ne yaptıysa ekime izin verilmedi. 'Ekersen başına gelecekleri görürsün' demiş. Ardından Cevizözü Bölük Komutanı ile görüştük. Yarın evimize gelip kahve içeceğini söyledi. Sonraki gün öğle saatlerinde köyün ve evimizin etrafı askerler tarafından sarıldı. 2 beyaz Toros araç geldi. İçeri girip babamı aldılar. Bize 'Nasıl aldıysak öyle getireceğiz' dediler. Babam bize 'Beni takip edin.' dedi. Onu son görüşümüz bu oldu. İzlerini kaybettik. Akıbetini defalarca sorduk ancak hiçbir sonuç alamadık. Şikâyetçiyim, davaya katılmak istiyorum." Mesut Efelti, bir süre sonra tanımadığı birinin, babasıyla birlikte Cizre İlçe Jandarma Komutanlığı'nda gözaltına alındıklarını ve babasına işkence yapıldığını anlattığını belirtti.
Zaman