Akdeniz Üniversitesi'nde Risale-i Nur Konuşuldu

Akdeniz Üniversitesi'nde Risale-i Nur Konuşuldu

Hukuk Fakültesi’nde ‘Risale-İ Nur Perspektifinden Gençlik ve Başarı’ paneli düzenlendi

A+A-

Muhammed Tarık İraz’in haberi:

RİSALEHABER-ANTALYA

Akdeniz Kültür Ve Eğitim Vakfı (AKVA) Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde ‘Risale-İ Nur Perspektifinden Gençlik ve Başarı’ adlı panel düzenledi.
Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Adnan Menderes Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Yunus Çengel ve Mehmet Akif Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Âdem Tatlı’nın konuşmacı olarak katıldıkları panel büyük ilgi gördü.

Açılış konuşmasını AKVA Vakıf Başkanı Dr. İdris Görmez yaptı. Görmez, “Bugün Risale-i Nurlarla ilgili yurtiçi ve yurtdışında birçok konferanslar, paneller, yüksek lisans ve doktora, tez çalışmaları yapılmakta ve bazı yerlerde ders kitabı olarak okutulmaktadır. Bugün Risale-i Nur gözüyle yazılan İslam dersi kitaplarını Filipinlerde 85 bin talebe okumaktadır” dedi.

Filipinlerden bir Profesörün Risale-i Nurların önemine dikkat çeken konuşmasını şöyle nakletti: “Bir gün ateş böceği yolda gidiyormuş, fakat yolunu aydınlatan ışığın kendinden yansıdığının farkında değilmiş. Bir müddet sonra karıncalarla karşılaşmış. Karıncaların kendisine hayranlıkla baktıklarını görünce, o da onların gözüne bakmış. Bir de ne görsün! yolunu aydınlatan ışık kendisinden yansıyor. Karıncalar da onun ışığına hayran oluyorlar. İşte Risale-i Nur Kuran’dan çıkan bir ışık, Türk milletinin bu ışık sayesinde yolları aydınlanıyor. Fakat bu ışığın çokta farkında değiller. Biz dışarıdan bu ışığın farkına çok iyi varıyoruz. Karıncaların gözüne bakarsanız ışığınızın farkına varırsınız. Dua edin de biz de bir ateş böceği olalım, bizim ışığımızla da yedi bin küsur Filipin Adası ve çevremizdeki milletler aydınlansın’diyerek Risale-i Nurun önemine dikkat çekmişti.”

Dr. İdris konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yine bir gün Risale-i Nurların okunduğu bir sohbete gelen bir Sosyoloji doçenti oradaki gençleri bir müddet izledikten sonra kendini alamayarak: ‘İdris Bey, sizin burada asla stres olmaz arkadaş.’ dedi. Nedenini sorunca, ‘Çünkü herkesin yüzü gülüyor muhabbetle birbiriyle sohbet ediyor. Böyle bir ortamda stres olmaz.’ demişti. İşte ona bu sözü söyleten Risale-i Nurların okuyucularına ve dinleyicilerine kazandırdığı şu düşüncedir.

“Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır. Risale-i Nur her şeyin güzel cihetini göstererek insanları öldüren ye’isten ve ümitsizlikten kurtarıyor. Ve insanlara başarının esaslarından biri olan ümidi aşılıyor. Bu milletin ye’isten kurtulmaya ve ümide ihtiyacı var. İnşaallah Risale-i Nurları nazara vermekle, gençliğimizin istikbale matuf çok büyük hizmetler yapacağına inanıyoruz.
Kur’an’ın cihan şümul mesajını bugünün insanlığına taze bir şekilde aktaran Risale-i Nurlar cemiyetin her kesimine ihtiyaç olan dersleri vermektedir. Mesela hastalara ve musibete uğrayanlara Hastalar Risalesi, yaşlılara İhtiyarlar Risalesi, gençlere Gençlik Rehberi, hanımlara Hanımlar Rehberi, fen adamlarına Asayı Musa gibi eserlerle hem teselli hem de hakikat derslerini vermektedir. Hatta Kanadalı bir gazeteci Hastalar Risalesi için "lokum gibi bir eser" ifadesini kullanmıştır.

Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin hayatını ve eserlerini anlatan sinevizyon gösterisinden sonra konuşmalara geçildi.

Prof. Dr. Yunus Çengel: “Bediüzzaman gözlem yoluyla her mes’eleyi masaya yatırmış ve ispat yolunu tercih etmiş. Ayeti esas alarak kâinat kitabını okutmuş. Risale-i Nur okuyamadığımız şeyleri bize okutmayı öğrettiği için önem veriyoruz. Risale-i Nur toplumu akıl ve ahlak bakımından eğitiyor. Gençlere müspet hisleri ve yapıcılığı aşılıyor. İnsanların kalbine düşmanlığın, kin ve hasedin girmesine mani oluyor. Risale-i Nurlar gözlemlerden ders çıkararak eserden müessiri göstermede çok mahir. Risale-i Nur hakiki zevkin kaynağı iman olduğu fikrini veriyor. Gençliğimizde ne yaparsak ihtiyarlığımızda onu biçeceğimiz dersini veriyor. Yunan Felsefesi, insanı fani ve geçici olan haz alma ve mutlu olmayla değerlendiriyor. Bediüzzaman ise, bu hazzın ve mutluluğun sonsuzluğunun önünü açıyor. Mana âlemindeki hazları gösteriyor. Mesela; vermek cömertlik fiilindeki haz, ilim gibi inanç gibi faziletlerin hazzı... Ölüm bütün hazları öldürüyor ama iman ölümü terhis tezkeresine çeviriyor. Ve hazzı ve mutluluğu hakikileştiriyor.”

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: ““Gençlik Rehberinde, gençlere demokrasi tohumu atmış Bediüzzaman. Egoizmle, konformizmin zararlarını dile getirmiş. Risale-i Nur materyalizmin çöküşünün kitabıdır. Risale-i Nurda tahkik ve sorgulama esas alınmış. Akıl yürütme, ispat metodu kullanılmış. Yani ya iyi ya kötü, ya var ya yok, ya ölü ya diri gibi üçüncü halin imkânsızlığı kullanılmış. Risale-i Nur kâinata manayı harfiyle bakmış, yani çekirdeğin içerisinde elmayı görmeyi öğretmiş. Manayı ismiyle bakan ise sadece çekirdeği görmüş. Risale-i Nurlarla Kur’an kaynaklı mesajları Bediüzzaman asra göre, gençlere aşılamış ve muvaffak olmuş. Ciddi bir aktivist olan Bediüzzaman akıl ile kalbi birleştirmiş, hem iyi hem çalışkan insan yetiştirmiş. Bir elinde Kur’an bir elinde bilgisayar olan faydalı bir insan tipi oluşturmuş. Âhirzaman Müslümanlığı böyle olmalı…”

Prof. Dr. Adem Tatlı: “Risale-i Nurda Allah’ın 2 kanunu var; birisi irade sıfatından gelen kâinatı tanzim eden tekvini, diğeri kelam sıfatından gelen insanın fiillerini tanzim eden teşrii kanunları. Bu iki kanuna tebaiyyet eden her iki dünyasının da saadetini elde ediyor. Mesela; Agop ile Hasan Efendiyi ele alalım. Agop bahçesine çok iyi bakıyor ama iman ve ibadetten uzak, Hasan Efendi ise, iman ve imanın lazımı olan ibadetlerine dikkat ediyor ama bahçesine hiç bakmıyor. Mahsul zamanı Agop Allah’ın tekvini kanununa itaatin mükâfatı olarak bahçesinden bol mahsul alırken Hasan Efendi bu kanuna itaatsizliğin cezasını mahsulden mahrum kalarak çekiyor. Diğer taraftan ahirette Hasan Efendi Allah’ın teşrii kanunlarına itaatin mükâfatını saadeti ebediye olarak alırken Agop saadeti ebediyeden mahrumiyetle cezasını görüyor.
Halbuki İslamiyet,  Hasan Efendinin bahçesini imar etmesini de tavsiye ediyor. Farzları yapmak kaydıyla bu bahçesinde çalışmasını da nafile ibadetten sayıyor.
Netice itibariyle, Allah’ın tekvini ve teşrii her iki kanununa da itaat eden nesiller yetiştirmek eğitimin birinci gayesi olmalı işte Risale-i Nurlar gençliğe bu eğitimin verilmesini esas almaktadır.”

Konuşmalarının ardından soru-cevap bölümüne geçildi. Panel bitiminde ise tüm katılımcılara Gençlik Rehberi hediye edildi.