ABD'li Müslümanlar yeni sayfa istiyor
Bin Ladin'in öldürülmesinin ardından ABD'deki Müslümanlar kendilerine yapıştırılan damganın ortadan kalkmasını umud ediyorlar
Amerikalı Müslümanlar, El Kaide'nin lideri Usame bin Ladin'in öldürülmesini memnuniyetle karşılarken, bunun 11 Eylül saldırısından bu yana Müslüman toplumuna yapıştırılan damganın ortadan kalkmasına katkı sağlaması ve ABD'nin İslam dünyası ile ilişkilerinde yeni bir sayfa açması beklentisini dile getiriyor
Bin Ladin'in öldürülmesinin ardından ABD'deki Müslümanların tepkileri de merak edilen konular arasında yer alıyor. Çünkü 11 Eylül olaylarının ardından ülkedeki Müslümanlar tartışma konusu olmuş, hatta geçen aylarda ABD Kongresinde "Müslümanların radikalleşmesi"ne dair yapılan oturum büyük tepki toplamıştı. Amerikalılar arasında El Kaide ve Bin Ladin nedeniyle oluşan "İslamofobi", ülkede Müslümanlara karşı ayrımcılığa yol açan önemli unsurlardan biri olarak görülüyor.
Amerikalı Müslümanların en büyük insan hakları örgütlerinden Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) de Bin Ladin'in öldürülmesi haberinin hemen ardından, memnuniyet duyduğunu belirten açıklama yayımladı.
ABD'nin başkenti Washington'da önde gelen bir grup Müslüman din adamı da Bin Ladin'in öldürülmesi ve bu olaya ABD'deki Müslüman toplumunun tepkisi hakkında basın toplantısı düzenleyerek, görüşlerini dile getirdi.
Ülkedeki en büyük Müslüman kuruluşlardan Kuzey Amerika İslam Toplumunun iletişim direktörü Dr. Muhammed Elsanousi, ABD Başkanı Barack Obama'ya, Bin Ladin konusunda adaletin yerini bulmasına dair vermiş olduğu sözü yerine getirmesinden dolayı teşekkür ederek, "Bin Ladin'in yok etmeye yeltendiği, ulusumuza ait hoşgörü ve herkes için özgürlük gibi çok değerli fikirleri korumak için gereken her şeyin yapılması noktasındaki kararlılığımız ve birliğimiz bundan sonra daha da artacak" mesajını verdi.
Elsanousi, ABD Başkanı Obama'nın Türkiye ve Mısır'daki konuşmalarında İslam dünyasıyla yeni bir başlangıçtan söz etmesinden sonra, Bin Ladin'in öldürülmesinin de ABD ile Müslüman dünyası arasındaki ilişkiyi güçlendireceğini, bunun ilerleyen aylar ve yıllarda görüleceğini söyledi.
"YENİ BİR SAYFA AÇACAĞINI UMUYORUM"
Müslüman Halkla İlişkiler Konseyi Direktörü Haris Tarin de Müslüman Amerikan toplumunun Usame Bin Ladin'in öldürülmesiyle derin rahatlama hissine büründüğünü belirterek, Bin Ladin'in sadece ABD topraklarında değil, uluslararası çapta, Müslüman, Hristiyan demeden "kaos ve terör saçan bir kukla" olduğunu kaydetti.
"Dolayısıyla Bin Ladin'in öldürülmesinin Müslüman dünyasıyla ilişkilerimizde yeni bir sayfa açacağını umuyoruz" diyen Tarin, Bin Ladin ve şiddete dayalı ideolojisinin Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkelerde giderek etkisini daha da yitirdiğini ve bunun son birkaç aylık sürede özgürlük, insan hakları ve demokrasi taleplerinin seslendirildiği "Arap Baharı" ile görüldüğünü belirtti.
Tarin, bir soru üzerine, Bin Ladin'in ölümünün terörizmi sona erdirmeyeceğini, ancak esas üzerinde durulması gereken noktanın, Bin Ladin'in Müslüman ve Müslüman olmayanlar arasında değil, dünyayı kendisi gibi düşünenlerle kendisi gibi düşünmeyenler arasında bölen bir ideolojiyi temsil etmesi olduğunu kaydetti.
"BİN LADİN'İN İDEOLOJİSİYLE MÜCADELEMİZ SÜRECEK"
Kuzey Amerika İslam Toplumunun din ve toplumlar arası ilişkilerden sorumlu direktörü Dr. Seyid Syed de El Kaide'nin ortaya çıkmasından beri ABD'deki Müslümanların onun yıkıcı ideolojisinden çok büyük kaygı duyduğunu, bu ideolojinin Müslüman toplumunun deneyimlerini, varlığını, başarılarını, kalkınmasını ve demokratik bir ülkede yaşamasını reddettiğini söyledi.
Bu nedenle, Amerikalı Müslümanlar olarak El Kaide'nin ideolojisine karşı mücadele verdiklerini belirten Syed, "Bu bağlamda, Usame Bin Ladin'in ölümü büyük bir dönüm noktası, ancak bir son değil. Bizim için kritik derecede önemli olan husus, Bin Ladin'in bedeninden ziyade, onun bu ideolojisi, nefreti, İslam'ı yıkıcı yorumu. Dolayısıyla bu ideolojiye karşı mücadelemizi, onun İslam'a ne kadar yabancı bir ideoloji olduğunu gösterme gayretlerimizi sürdüreceğiz" diye konuştu.
ABD'nin diğer kesimlerindeki Müslüman yetkililer de benzer görüşler dile getirdiler. Orta Florida İslam Toplumu adlı kuruluştan İmam Muhammed Musri, "Sıradan Amerikalılara, Bin Ladin ile bağımız olmadığını sürekli anlatmaya çalışmak bir kabustu. İnsanları, bu canavarın arkasında duran tekil bir grup olmadığını ikna etmek için çok çabaladık. Biz de Bin Ladin'in nefret ideolojisinin kurbanlarıydık. Bin Ladin dinimizi gaspetti, dinimiz adına suçlar işledi ve Amerikan Müslüman toplumu ve İslam'a en büyük zararı verdi" diye konuştu.
"EL KAİDE'NİN ORTADOĞU'DAKİ GÜCÜ AZALDI"
Uzmanlar, El Kaide'nin ideolojisinin özellikle Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki halk hareketleri tarafından benimsenmediğini ve Arap dünyasının El Kaide ile bağını çok önceden kopardığını gösterdiğini de ifade ediyor.
Washington Post'a yazan Princeton Üniversitesi Gazetecilik Bölümü öğretim üyelerinden Filistinli gazeteci Davud Kuttab, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki halk hareketlerine işaret ederek, barışçıl gösterilerle halklarını savunan Arap halklarının bu tutumunun, Bin Ladin'in gaddar ideolojisi ile uzun zamandır bağlarını ayırdıklarını gösterdiğini kaydetti.
Bu nedenle, El Kaide'nin artık bu ülkelerde yer bulmasının daha da zorlaşacağına işaret eden Kuttab, Yemen, Suriye, Bahreyn ve Libya gibi ülkelerde halkların arzularının benimsenmesi zamanının geldiğini ifade etti.
"ThemuslimGuy.com" adlı internet sitesinin kurucusu ve insan hakları savunucusu Arsalan İftikhar da dünyanın Bin Ladin'in öldürülmesiyle rahat bir nefes aldığını ve "dünyadaki bir milyondan fazla Müslüman'ın Bin Ladin terörizminin sonuna gelinmesinden mutlu olduğunu" kaydederek, "Bir milenyum boyunca Bin Ladin gibi İslam'ı gasp eden tek bir kişi yoktur" ifadesini kullandı.
Dünya Bülteni
