AB'de özeleştiri sesleri: İdlib felakette bizim de payımız var!

AB'de özeleştiri sesleri: İdlib felakette bizim de payımız var!

Bazı Avrupalı siyasiler ise AB'yi eleştirdi. Norbert Röttgen: Felakette bizim de payımız var

A+A-

Avrupa başkentleri de İdlib için alarmda. Büyük bir mülteci akınından ve Suriye’de siyasi çözüm çabalarının tümüyle çıkmaza girmesinden endişelenen Almanya ve Fransa yoğun diplomasi trafiği yürütüyor.

Öte yandan Avrupalı siyasiler ise AB'yi eleştirdi. 

"Felakette bizim de payımız var”

Merkel'in partisi Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) liderliğine aday olan isimlerden Norbert Röttgen, sosyal medya hesabı üzerinden sert açıklamalar yaparak "İdlib'de yaşanan felakette hiç bir şey yapmadığımız için bizim de payımız var” dedi.

Federal Meclis Dışişleri Komisyonu Başkanı Röttgen, basına yaptığı açıklamada Batı’nın "savaş suçları” işleyen Esad rejiminin Rusya destekli saldırılarını görmezden geldiğini, bunun bir "utanç” olduğunu söyledi. Röttgen, AB'nin İdlib'de yaşananlar nedeniyle Rusya'ya yaptırımları gündeme alması gerektiğini savundu.

Rusya'ya yönelik daha sert bir politika izlenmeli

Almanya'da muhalefette olan Yeşiller Partisi ise Merkel hükümetinin Rusya'ya yönelik daha sert bir politika izlemesini talep ediyor.

DW Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Yeşiller Partisi'nin dış politika sözcüsü Omid Nouripour, "Almanya ve AB, Rusya'nın okullar ve hastanelerin bombardımanına katılmasına daha fazla tahammül gösterilmeyeceğini ve bunların ekonomik sonuçlar doğurabileceğini Moskova'nın anlamasını sağlamak zorunda” şeklinde konuştu.

Nouripour, AB'nin acilen Türkiye sınırındaki sivillere yönelik insani yardımlarını artırması gerektiğine de vurgu yaparak, "Sınır bölgesindeki geçici kamplardaki durum tam anlamıyla felaket. Türkiye yardım için zaten çok büyük çaba içerisinde, Avrupa'nın Türkiye'den daha fazla mülteci alması çok büyük ve önemli bir jest olur” görüşünü dile getirdi.

Türkiye, tek başına bir insani felaketi önleyemez

İdlib'den, yüzde 80'inin kadın ve çocukların oluşturduğu yaklaşık bir milyon sivilin, rejimin operasyonları nedeniyle Türkiye sınırına yakın bölgelere gelmesi, yeni bir göç dalgası endişesini artırıyor. 3 milyon 500 bini aşkın Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye, tek başına bir insani felaketi önleyemeyeceğini vurguluyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün gazetecilere yaptığı açıklamada, Almanya'nın İdlib'deki sivillere insani yardım için 25 milyon euro mali yardım sözünü hatırlattı, sözlerin halen tutulmadığını belirterek ”Millet orada karda, çamurda, soğukta donuyor, bunlar hala 25 milyon avroyu gönderecekler” sözleriye de Merkel'e sitem etti.

"Erdoğan'ın karnesi daha parlak”

Mültecilere yardım örgütü Pro Asyl'ün Avrupa Sorumlusu Karl Kopp da Avrupalıların yardımlar konusunda gecikmesini eleştirdi, insani felakete yol açanlar kadar, yardım elini gerektiği gibi uzatmayanların da İdlib'deki insani dramdan sorumlu olduğunu söyledi.

"Erdoğan'ı eleştirmek için çok nedenimiz var ancak sığınmacıların kabulü ve onlara yardım konusundaki karnesi ikiyüzlü Avrupalılardan çok daha parlaktır” diyen Kopp, İkinci Dünya Savaşı sonrasında geliştirilen uluslararası mülteciler hukukunun, Yahudi Soykırımı’na benzer felaketlerin yaşanmaması için benimsendiğini hatırlattı. Kopp, "‘Bir daha asla' demedik mi biz? Peki o zaman uluslararası toplum, uluslararası hukuku neden uygulamıyor?” diyerek tepkisini dile getirdi.

İdlib'deki sivilleri kurtaramazsak değerlerimize ihanet etmiş olacağız

İnsanlık onuruna saygı, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi ilkelerin AB Antlaşması’nın ikinci maddesinde güvence altına alındığını, Avrupa ülkelerinin İdlib'deki sivillerin hayatlarını kurtarmakla yükümlü olduğunu söyleyen Kopp, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye İdlib'deki sivillere sınırını açmalı, oluşturulacak koridordan tahliyeye başlanmalı. Bunun için de Avrupa, Erdoğan'a mültecilerin bir bölümünü alacağını taahhüt etmek zorunda. İdlib'deki sivilleri kurtaramazsak, çocuklarımızın ölümüne seyirci kalmış, değerlerimize ihanet etmiş olacağız. Tarih sadece Putin ve Esad'ı yargılayamacak. Tarih yardım elini uzatmayanları, uluslararası hukukun gereğini yapmayanları da yargılayacak.”

AB'yi İdlib konusunda harekete geçmeye çağıran Kopp, "AB İdlib’de olduğu gibi Yunanistan adalarındaki mülteci kamplarında yaşanan cehennemi görmezden geliyor, hayatta kalma mücadelesi veren yüzbinlerin çığlıklarına kulak tıkıyor. AB sadece Türkiye’nin mülteciler için duvar olmaya devam etmesine odaklanıyor. Bunlar hepimiz için büyük bir utanç” ifadelerini kullandı.

İnsanların "Kapıları açın" diye yalvardıklarına işaret eden Kopp, sınırda yaşananları şöyle özetliyor: "İnsani olmayan koşullarda hayata tutunmaya çalışıyor, kimisi soğuktan donarak ölüyor. Çocuklar, masum siviller göz göre göre ölüme terk ediliyor…” 

DW Türkçe

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.