7.5 yıl sonra da deprem tazminatı istenebilecek
"5 yıl" olarak uygulanan süre, yeniden tartışıldı.
"Depremde evi yıkılan veya malı zarar gören bir kişi müteahhit ve diğer sorumlular hakkında ne kadar zaman içinde tazminat davası açabilir?" Yargıtay Ceza Genel Kurulu, şimdiye kadar cevabı "5 yıl" olarak bilinen ve öyle uygulanan bu soruyu yeniden tartıştı ve 7.5 yıl geçinceye kadar tazminat davası açılabileceğine hükmetti. Yeni Ceza Kanunu ile daha ağır hapis cezaları ile karşı karşıya kalan müteahhitlere ödeyecekleri tazminat nedeniyle de üzecek bu kararın alınma süreci şöyle işledi: Eskişehir'de yaşayan Baril ailesinin evleri 17 Ağustos 1999 depreminde yıkıldı. Ailede can kaybı olmadı ama evleri yok oldu, eşyaları kullanılamaz hale geldi. Depremden sonra binanın mimarı H.G. hakkında ceza davası açıldı. Ceza davası, Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Bari ailesi bu dava sırasında verdikleri dilekçelerde sürekli "tazminat haklarının saklı tutulmasını" istediler. Nitekim Ağır Ceza'da mimarı hapse mahkum ederken ailenin tazminat hakkının saklı olduğuna işaret etti.
TAZMİNAT İÇİN 5 YIL SÜRE
Aile, ceza davasının sonuçlanacağı günlerde, depremden 7 yıl 5 ay 29 gün sonra tazminat davası açtı. Tazminat davası da Eskişehir 1'inci Asliye Hukuk'ta görüldü. Mahkemede uzun süre, "Ceza davalarında olduğu gibi zaman aşımını kesen bir işlem varsa tazminat davası açma süresi de yarı oranında uzar mı, bu durumda dava açma süresi 5 yıl mıdır yoksa 7.5 yıl mıdır" sorusu tartışıldı. Mahkeme yargılama sonunda, tazminat davalarında zamanaşımı süresinin Türk Ceza Kanunu'na göre değil, Borçlar Kanunu'nun 60'ıncı maddesine göre hesaplanması gerektiğine hükmetti. Bu gerekçeyle de depremden 5 yıl geçtikten sonra (7 yıl 5 ay 29 gün sonra) dava açan Baril ailesinin haksız olduğuna karar verip, mimar aleyhine açtıkları davayı reddetti. Temyiz üzerine dosya Yargıtay 4'üncü Hukuk Dairesi'ne geldi. Aynı soru burada da tartışıldı. Daire, Baril ailesinin depremden 7 yıl 5 ay 29 gün sonra açtığı davanın kabul edilip mimar H.G'nin ödemesi gereken tazminat miktarının yerel mahkemede hesaplanması gerektiğine karar verdi. İlk kararı bu gerekçeyle bozulan Eskişehir 1'inci Asliye Hukuk Mahkemesi ilk kararında direnince dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na geldi. Genel Kurul, önceki günkü toplantısında "Bu durumlarda tazminat davası açma süresi Borçlar Kanunu'na göre değil, Ceza Kanunu'ndaki sürelere göre hesaplanır" dedi. Dava yerel mahkemede yeniden görülecek.
