2B başvuru bedelini 290 bin kişi ödeyemedi
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 450 bin hak sahibinden 150 bininin hiç başvurmadığını, 140 bin kişinin ise başvuru bedelini ödemediğini söyledi.
Ercan Baysal, Derviş Genç, Kayber Avcı'nın haberi;
Kırsal kesimde müracaat ücretinin arazi değerini geçmesi üzerine büyükşehirlerdeki fırsatçılar köylere akın etti.
Orman vasfını kaybetmiş arazilerin (2B) kullanıcılarına satışı için başvurular 30 Ekim’de sona eriyor. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, süre uzatılmasının gündemde olmadığını söyledi. Toplam 450 bin kullanıcıdan 300 bini başvuru yaparken, bunlardan sadece 160 bini başvuru bedelini ödedi. Belirtilen sürede müracaatta bulunmayan ve ücret ödemeyenler, kullandığı 2B arazileri üzerinde hak iddia edemeyecek, geriye dönük kullanım bedeli borcunu da ödemek zorunda kalacak. Zaman muhabirleri, müracaatların beklenenden düşük kalmasının sebeplerini araştırdı. Başvuru bedelinin yüksek olması ve arazi değerini geçmesi, ilgiyi azaltan en önemli etken. Belediye sınırlarındaki araziler için 2 bin lira, dışındaki yerler için bin lira alınıyor. Birden fazla parseli olanlardan ayrı ayrı ücret isteniyor. Muğla Ortaca’ya bağlı Gökbel köyünden Sakıp Çoban’ın yaşadıkları, sıkıntıyı gözler önüne seriyor: “Beş kuşaktan beri bu köydeyiz. Dededen kalma 20 parsel toprak için 40 bin lira başvuru ücreti isteniyor. Zaten ailemi zor geçindiriyorum. Bu parayı nasıl öderim?” Köy muhtarları, büyükşehirlerden gelerek ucuza yer almak isteyen arazi spekülatörlerinden dert yanıyor: “Halk, devletle fırsatçı arasında kaldı.”
Maliye Bakanı Şimşek, orman vasfını kaybetmiş arazilere ilişkin sonuçları dün basın toplantısıyla açıkladı. Ekim sonu itibarıyla altı aylık başvuru süresinin sona ereceğine işaret eden Şimşek, toplamda 450 bin kullanıcının bulunduğunu, 54 ilde çalışmaların devam ettiğini söyledi. Şimşek, 2B arazilerinin satışında güncellenen ve kadastro çalışmaları tamamlanan 460 bin adet taşınmazın bakanlığa teslim edildiğini belirterek, “Bugüne kadar yaklaşık 300 bin başvuru yapıldı. Başvuru yapanların oranı yüzde 67’dir. Buna göre kalan 150 bin vatandaşımızın haklarını kaybetmemeleri için bir an önce başvuru yapmaları gerekmektedir.” uyarısında bulundu. Başvuruların yüzde 85’i 14 ilde yoğunlaştı. Bu iller İstanbul, Antalya, Muğla, İzmir, Ankara, Kocaeli, Balıkesir, Sakarya, Adana, Mersin, Bursa, Samsun, Afyonkarahisar ve Zonguldak.
Satış bedeline 3 veya 4 yılda faizsiz olarak taksitle ödeme imkanı getirilirken, ayrıca kredi kullanarak daha uzun vadede ödenebilmesine yönelik de düzenleme yapıldı. Bu konuda hak sahipleri ve bankalar bilgilendirildi. Bakan Şimşek, başvuru yapanlardan istenen belgelerin ve satış bedeli ödeme alternatiflerinin idare tarafından açıklanacağını belirterek, “Önce vatandaşımız dilekçeyle başvuracak, daha sonra biz bu başvuranlara satış bedeli ödeme alternatiflerini de içeren hangi belgeleri bize vermeleri gerektiğine dair biz yazı göndereceğiz.” dedi. En büyük 2B alanı olarak bilinen Sultanbeyli’de ne kadar başvuru olduğunun sorulması üzerine Maliye Bakanı, bu ilçede şimdiye kadar 10 bin 875 başvuru yapıldığını açıkladı.
Bakan Şimşek, toplantı sonrasında gazetecilerin kentsel dönüşüme ayrılan kaynağın sorulması üzerine, 2013 yılı için 1 milyar lira ayrıldığını ifade etti. Bireysel emeklilikte stopaj iadelerinin ne zaman yapılacağına ilişkin soruya Maliye Bakanı, çuvallarla başvuru geldiğini, bunların hepsinin bir şekilde değerlendirilip en kısa sürede iade sürecini tamamlayacaklarını kaydetti. Şimşek, “Başvurular geldikçe, o başvurular incelenecek ve hak sahiplerine iadeler en hızlı şekilde yapılacak.” şeklinde konuştu. Bakanlık tarafından ulaştırma yatırımları için de 1,5 milyar liralık ödenek talebine onay çıktı.
2B’li kırsal kesim devletle çantacı arasında kaldı
Maliye Bakanlığı verilerine göre, orman vasfını kaybetmiş arazilere (2B) başvuru oranı yüzde 67’lerde olsa da, özellikle kırsal kesimlerinde başvurular beklentilerin altında kaldı. Bunun sebepleri arasında ise başvuru ücretini ödeyememe, rayiç bedellerin açıklanmaması ve birden fazla parseli olanlardan her parsel için ayrı ayrı başvuru ücreti istenmesi gösteriliyor. Özellikle İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerden gelen spekülatörlerin vatandaşı yanlış bilgilendirerek bu arazileri satın almak için fırsat kolladığı öne sürülüyor.
Bu iddiaları yerinde araştırmak için Ege Bölgesi’nde incelemelerde bulunan Zaman Gazetesi, Muğla’nın ilçe ve köylerinde vatandaşlarla tek tek görüşme yaptı. 45 bin kullanıcı ve 39 bin parsel 2B arazisi bulunan Muğla’da 30 bin kişi müracaatta bulunmuş. Fakat bunların ne kadarının başvuru ücretini ödediği belirsiz. Geri kalan 15 bin kişi ise birtakım kaygılardan dolayı başvuru yapmamış. En büyük sıkıntılarının başında başvuru ücretleri geliyor. 2 bin liralık bedeli ödemek için bankadan kredi çekmeyi düşünenler bile var. Muğla’nın Ortaca ilçesine bağlı Gökbel köyü muhtarı Mehmet Aslanpay, 771 parselin bulunduğu köylerinde müracaatta bulunanların oranının yüzde 60’larda olduğunu, ancak bunun büyük çoğunluğunun başvuru ücretlerini ödeyemediğini belirtiyor. Köylerinin orman köyü olmasına rağmen belediye sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle parsel başına 2 bin lira bedel talep edildiğini ifade eden Aslanpay, “Bu şartlar altında vatandaşlar arazilerini kaybedecek. Madem başvuru ücretleri vatandaşa geri iade edilecek, baştan hiç istenmeseydi. Bir de rayiç bedeller yüksek gelirse vatandaşların çoğu köyü terk etmek zorunda kalır. Zaten her gün 15-20 kişi beni arayarak satın almak için arazi soruyor.” diyor.
Hak sahiplerinin diğer sıkıntısı ise birden fazla parsele sahip olanlardan parsel başına ücret istenmesi. Beş kuşaktan beri Gökbel köyünde yaşadıklarını ifade eden Sakıp Çoban, dededen kalma 20 parsel toprak için 40 bin lira başvuru bedeli ödemek zorunda olduklarına dikkat çekiyor. Bu parayı ödemesinin imkansız olduğunu ifade eden Çoban, “İki çocuğum var. Zaten ailemi geçindirmekte zorlanıyorum. Bu parayı nasıl öderim?” ifadelerini kullanıyor. Bölgedeki önemli bir problem de denize bakan arazilerle dağ köylerinde denizle alakası olmayan 2B arazilerinin rayiç bedeller belirlenirken eşit değerlendirileceği endişesi. Vatandaşlardan Bekir Yılmaz, “Bizim denizle ilgimiz yok. Arazimiz denize baksa bile biz arkamızı denize dönüp çalışıyoruz.” diyor.
Ortaca ilçesine bağlı Sarıgerme köyü de 2B sıkıntısı yaşayan yerlerden. 247 parselin bulunduğu köyde başvuruların yüzde yüze yaklaştığını belirten köy muhtarı Musa Varol, ancak rayiç bedellerin açıklanmamasından dolayı vatandaşın tedirgin olduğunu dile getiriyor. Sarıgerme’nin turizm bölgesi olmasından dolayı buralara yatırım yapmak isteyenlerin sayısının bir hayli fazla olduğunu anlatan Varol, “Eğer rayiç bedeller fazla olursa bu arazileri satın almak için akbaba gibi ağzını açmış bekleyenler ve gözünü kırpmadan milyonlarca lira para verebilecekler var.” diye konuşuyor. Ortaca Ziraat Odası Başkanı Salim Çöllü de rayiç bedellerin açıklanmamasının vatandaşı tereddüde düşürdüğünü ifade ediyor.
Ege’de narenciye hasat mevsimi kasımda yapıldığı için vatandaş başvuru süresinin uzatılmasını istiyor. Köyceğiz ilçesi Toparlar Belde Belediye Başkanı Kamil Ceylan, portakal, limon, nar gibi narenciye hasadının kasımda yapıldığını, dolayısıyla vatandaşın elinde nakit para bulunmadığını ifade ederek, müracaat süresinin uzatılmasını istiyor: “Hiç olmazsa yılbaşına kadar süre verilsin. Vatandaş tedirgin ve üzgün. Başkalarının bu arazileri alması durumunda perişan oluruz. İlçemizde rayiç bedeller 5 ile 15 bin lira arasında. Bu fiyatlarla ne müracaat edebiliriz, ne de satın alabiliriz.” Türkiye Emlak Müşavirleri Federasyonu İkinci Başkanı Ziya Ercan, devletin 2B konusunda vatandaşı yeteri kadar bilgilendirmediği görüşünde: “Gerekirse defterdarlık köy muhtarlarıyla birlikte kapı kapı gezerek vatandaşı bilgilendirmeli. Hatta bakanlık tarafından da ivedi bir şekilde kamu spotu hazırlanarak ulusal televizyon kanallarında yayınlatılmalı.”
Bazı vatandaşlar 2B’yle ilgili mahkemelik olmuş. Sarıgerme köyünden Ali Turbalıoğlu, 40 yıldır ekip biçtiği 30 dönümlük arazisini satın alamıyor. 2B listesinde adı çıkmayan Turbalıoğlu iki kez dilekçe yazmış. İlkinde olumsuz cevap verilirken ikincisine cevap gelmemiş. 2002’de Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararıyla 30 dönümlük arazisinin zilliyet hakkını üzerine alan Turbalıoğlu, 30 Ekim’e kadar askı listesinde adı çıkmaması halinde arazinin elinden gideceğini belirtiyor.
Zaman
