28 Şubat'ta üye sayımız 1.800'e kadar geriledi
Ekonomiyi 2001 krizine sürükleyen 28 Şubat postmodern darbesi, iş dünyasına da büyük darbe vurdu.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Ömer Cihad Vardan, 28 Şubat sürecinde hatırlamak dahi istemedikleri olaylar silsilesinin sonuçlarını bu ülke insanının her alanda çok pahalı ödediğini söyledi. Darbenin 15. yılında bir açıklama yapan Vardan, "Yıllar sonra, o günlerde yapılanların yavaş yavaş sorgulanmaya başladığı, eski defterlerin açıldığı, karanlık dosyaların aydınlığa kavuşturulmaya başlandığı günümüzde, gerçeklerin çok kısa zamanda tüm halkımızla paylaşılmasını ümit ediyorum." dedi.
Ömer Cihad Vardan, 28 Şubat sürecinde dindar girişimcinin iş hayatında var olamayacağı gibi bir algının oluşturulduğunu, şirket maliklerinin ürkütüldüğünü ifade etti. Vardan, "O dönemde MÜSİAD üyeliğinden istifa eden işadamları da oldu. 1997 ortalarında 2 bin 823 üyeyle dönemin en fazla üye sayısına varırken, istifaların ardından üye sayımız 1.800'e kadar gerilemişti. Ancak derneğin 28 Şubat döneminde sayısal olarak küçülmesi esasında üyeleri kenetledi ve derneği güçlendirdi, bu süreç üyeler nezdindeki dayanışma ruhunu, mücadele gücünü artırdı." ifadelerini kullandı. Vardan, sermayenin renklere boyandığı, bunlar içinde de 'yeşil sermaye' diye adlandırılan kesimin gazetelerde boy boy isimleri verilerek boykota davet edildiği o günlerin, ülke adına talihsiz günler olduğunu kaydetti. Sadece 9-10 dindar arkadaşın bir araya gelip şirket kurmalarının ardından 'gizli hesapları var' denilerek gecenin 2'sinde 3'ünde evlerine çilingir marifetiyle girilerek yataklarından kaldırılıp sorgulamaya götürüldüğünü vurgulayan Vardan, günlerce kimsenin haber almasının engellendiği utanç dolu günlerin hâlâ hafızalarda olduğunu dile getirdi. Vardan, üzerinden 15 yıl geçmesine rağmen, hâlâ hafızalarda tazeliğini muhafaza eden ve Türkiye tarihinde kara bir leke olarak yerleşen 28 Şubat sürecinin 'dinî olmaktan çok, ekonomik, politik ve sosyal temelli' olduğunu bugün hemen herkesin anladığını ve sürecin de sorgulanmaya başladığını belirtti. O dönem ülkede yıllardır ekonomide, bürokraside, askeriyede, yargıda, finans sisteminde ve hatta medyada hakim olmuş düzen sahiplerinin, yeni bir dönemin başlangıcının kendi mevcut durumlarını kaybettireceği endişesiyle topluma hayal ürünü korku saldıklarını dile getiren Vardan, "Sözde bir tehdit havası oluşturularak, ülkenin geleceğinin kararacağı mesajını vermeye çalışmışlardır." dedi.
Zaman
