28 şubat başörtülüleri ezdi

28 şubat başörtülüleri ezdi

Türk siyasi tarihine 'post modern darbe' olarak geçen 28 Şubat sürecinde en büyük mağduriyetler üniversitelerde yaşandı.

Ahmet Görçüm'ün haberi     

Fişleme listeleriyle çok sayıda öğrenci, sürece alkış tutan öğretim üyeleri tarafından; 'başörtülü, sakallı' diye fişlenip Batı Çalışma Grubu'na rapor edildi. Fişlenen binlerce üniversite öğrencisi, haklarında tutulan raporlar doğrultusunda okuldan uzaklaştırıldı.

Postmodern darbenin olumsuz etkilediği üniversitelerden biri de Konya Selçuk Üniversitesi. Burada okuyan başörtülü kız öğrenciler, hocalarının BÇG'ye verdiği raporlar ve BÇG'den gelen talimatlar doğrultusunda üniversite yönetimi tarafından uzaklaştırma cezaları ile cezalandırıldı. Sema Gül, o dönemde Selçuk Üniversitesi yönetiminin cezalandırdığı öğrencilerden sadece biri. Başörtüsü taktığı şeklinde fişlenen İletişim Fakültesi öğrencisi Sema Gül, iki defa birer ay ve bir defa da 6 ay okuldan uzaklaştırma cezası aldı. Üniversiteye yeni başladığı 1998 yılında başörtüyle ilgili kuralların olduğunu, ancak çok katı olmadığını ifade eden Sema Gül yaşadıklarını, "Daha sonrasında denetimler başladı. Sınıfa girdiğimiz zaman hocalarımız ellerinde gözlem fişiyle isimlerimizi ve numaralarımızı kayıt altına alıyorlardı. Hocalar bize 'sizi bu şekilde okula devam ettirmeyeceğiz' söyleyip duruyorlardı. Baskılar karşısında başımı açmak zorunda kaldım. Okula giderken kampusun girişinde başörtümü çıkartıp o şekilde derse giriyordum. Çıkarken de kampus çıkışında başımı kapatıyordum." sözleriyle anlattı.

Okula o şekilde devam ettiği günlerden birinde, her zamanki gibi fakülteden çıkıp kampusun çıkışında tramvaya binmesine bir kaç metre kaldığında başını kapattığını belirten Gül, "Tam o esnada bir güvenlik görevlisi beni durdurup kimliğimi istedi. Kimliğimi neden istediğini sorduğumda başörtüsünden dolayı olduğunu söyledi. Bunun üzerine ben de tekrar başımı açtım. 'Durağa geldiğimden dolayı kapattım' dedim. Güvenlik görevlisi, 'Olmaz. Kesinlikle kabul edemeyiz, kimliğinizi vermek zorundasınız.' deyip kimliğimi aldı. Daha sonra hakkımda soruşturma açıldı. Ben de savunmamı yazıp rektörlüğe gönderdim. Kurallara uygun olarak okuluma devam ettiğimi yazdım. Savunmam işe yaramadı. Altı ay uzaklaştırma aldım. 6 ay uzaklaştırma aldığım için okulum bir yıl uzamış oldu." dedi.

Altı ay uzaklaştırma almasının okul hayatında büyük sıkıntılara yol açtığını ifade eden Gül, "Maddi-manevi çok büyük sıkıntılar yaşadım. Ailem Sivas'ta ikamet ettiği için okumak için zaten maddi sıkıntılar yaşıyordum. Okul bir yıl uzayınca ailece çok zorlandık. Uzaklaştırma aldığımı bir türlü kabullenemedim. O dönemde çok ağladım ve psikolojim bozuldu. Hayatım alt üst oldu." Okulunu ve okumayı çok sevdiği halde kendisiyle aynı kaderi paylaşan pek çok arkadaşıyla birlikte okulu bırakmak zorunda kaldığını anlatan Gül, "Türkiye'nin dörtbir yanından okumak için Konya'ya gelen arkadaşlarım, başörtülerini çıkarmamak için okulu bıraktı." şeklinde konuştu.