'11 Yılda 85 Bin Taş Ocağı Ruhsatı Verildi'

'11 Yılda 85 Bin Taş Ocağı Ruhsatı Verildi'

Çevre ve doğa koruma faaliyetleri yürüten gönüllü bir kuruluş olan 'Antalya, Isparta, Burdur, Denizli, Kaş Platformu'nca yapılan araştırmada 2002'den bu yana Türkiye genelinde 85 bin taş ocağı ruhsatı verildiği belirlendi.

Çevre ve doğa koruma faaliyetleri yürüten gönüllü bir kuruluş olan 'Antalya, Isparta, Burdur, Denizli, Kaş Platformu'nca yapılan araştırmada 2002'den bu yana Türkiye genelinde 85 bin taş ocağı ruhsatı verildiği belirlendi.

Antalya'nın Finike İlçesi'ne bağlı Alacadağ Köyü sınırlarındaki Kızılcık mevkii ve çevresindeki sedir ve kızılçam ağaçlarından oluşan ormanlık alanda taş ve mermer ocaklarının faaliyetleriyle ortaya çıkan çevre katliamı üzerine, 'Antalya, Isparta, Burdur, Denizli, Kaş Platformu' taş ocaklarıyla ilgili geniş çaplı bir araştırma gerçekleştirdi.

Platformun, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nden edindiği bilgiye göre, Alacadağ'da, 13 ruhsatla 30 firmaya, 54 alanda maden arama, açma ve işletme ruhsatı bulunuyor. Türkiye genelinde ise taş ve mermer ocağı için verilen ruhsat sayısının ise 85 bin civarında olduğu belirlendi.

'SADECE FİNİKE DEĞİL TÜRKİYE GÖÇÜYOR'

Sadece Alacadağ ya da Finike'nin değil Türkiye'nin tamamının göçtüğünü belirten Antalya, Isparta, Burdur, Denizli, Kaş Platformu Sözcüsü Hediye Gündüz, "Türkiye'nin her yeri Alacadağ aslında. Katliamın boyutu fotoğrafların da anlatamadığı, çok daha tahmin edilemeyecek üst düzeylerde" dedi.

'TAHRİBATI YARATAN KANUN'

2004'de yapılan değişikle taş ve mermer ocaklarının Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Kanunu kapsamından çıkartılıp, Maden Kanunu'nun içine alındığını belirten Hediye Gündüz, böyle olunca taş ve mermer ocağı açılmasının hem kolaylaştığını hem de tahribatı artırma oranının tahminlerin çok çok ötesine geçtiğini söyledi.

'ANAYASAYA AYKIRI'

Ormanların en önemli özelliğinin kamu yararı taşımaları olduğunu belirten Hediye Gündüz, Anayasa'nın 169'uncu maddesinin bunu güvence altına aldığına dikkati çekti. Ancak Maden Kanunu'nda yapılan değişikliklerin Anayasa'ya aykırı olarak ormanların maden ocaklarına tahsisini mümkün kıldığını belirten Gündüz, ormanlarda yapılan tahsislerin kamuya değil, şirketlere yarar sağladığına işaret etti.

'KATLİAMA YOL AÇAN MADDELER DEĞİŞTİRİLMELİ'

Finike'deki gibi bir çok bölgede yaşanan orman-doğa katliamının sona ermesi için Maden Kanunu'ndaki ilgili maddelerin değiştirilmesini isteyen Hediye Gündüz, şu görüşleri dile getirdi:

"Bu büyük kıyıma neden olan Maden Yasasının 7'nci maddesi değiştirilmeli. Tüm kamu yatırımlarında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na öncelik veren Maden Yasası'nın 8'inci maddesi değiştirilmeli. Çevre ve insan sağlığını hiçe sayan 9'uncu madde değiştirilmeli. '5 hektarı geçmeyen tahsislerde ÇED aranmaz' maddesini içeren 14'üncü madde değiştirilmeli. Ormanların ocakçıya peşkeş çekilmesine olanak sağlayan 46'ncı madde değiştirilmeli. Bu maddelerin, hem Anayasanın 169 Maddesi'ne, hem de mülkiyet haklarına aykırı olduğu biliniyor."

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'na da seslenen Hediye Gündüz, kıyımı engellemek için Finike'deki taş ocaklarını öncelikli olarak durdurması, ardından da yasadaki değişikliklerin yapılarak orman kıyımlarını engellemesini talep etti.

Haberler