1. YAZARLAR

  2. İsmail BERK

  3. “Karacı”lar ve beyaz tebliğ
İsmail BERK

İsmail BERK

Yazarın Tüm Yazıları >

“Karacı”lar ve beyaz tebliğ

A+A-

28 Şubat’ın o karanlık dönemini devam ettiren son perdeler, 2004’lerde başlayan Balyoz Darbe planları ve diğerleriydi. Medya desteği yetmemiş olacak ki, bizzat Genelkurmay tarafından açılan 42 tane internet sitesi üzerinden kara propaganda yapılmış.

Genelkurmay bütçesinden veya diğer ödeneklerden fonlanan sitelerle, din ve dindarlar aleyhine yayın yoluyla hakaret edildi.

Bir de bilmediğimiz, sivil görüntüsü altında istihbaratın akıttığı kaynaklarla veya imtiyazlarla topluma ve değerlerine saldıran yan kuruluşları düşünün.

Ne acıdır ki, milletin ordusu, millete karşı, kara propagandayı tercih ediyor. Milletin hassasiyetlerine, irtica.org adlı site v.b. siteleri kurarak, mukaddesata saldırmış.
Sivil ve meşru birçok cemaatlerin ismiyle siteler açılarak aleyhte propaganda için kullanılmış.

Kırk yıl düşünseniz, bu kirli ve adı üzerinde “kara” propagandayı bizzat Genelkurmayın yürüttüğünü aklınıza bile getiremezsiniz.

Çok şükür, artık bu tür kanun dışı ve toplumun aleyhine çalışan örgütlenmelerin devlet içindeki yapıları, eskisi gibi rahat değil. Deşifre oldukları gibi haklarında iddianame de hazırlandı ve mahkeme tarafından kabul edildi. Bu satırların yazıldığı saatlerde general düzeyinde tutuklama talebi  ile mahkemenin karar aşamasında bulunuyor.

Bir noktanın altını çizmekte fayda var: Artık hiçbir şey eskisi gibi değil.
Menfi propaganda tezgahını işletenler, kamu kaynaklarını milletin hassasiyetini tahrip etmek için kullananlar ve bunlara alet olanlar artık eskisi gibi rahat değiller.

Milletin rahatını kaçıranların, bu mübarek aya  hürmeten ıslah olmalarını diliyoruz, değilse etkisizleşmelerini ve “rahatsız” olmalarını istiyoruz.

Kanun karşısında dokunulmasını, ifadeye çağırılmasını, hesap sorulmasını ve adil bir yargılama ile cezalarını çekmelerini bekliyoruz.

Yıllarca inançlı insanları mağdur etmenin, daha da vahimi itham ve iftiralarla karalamanın ne denli bir eziyet olduğunu, nefislerinde tadacakları ibretlik cezalar ile toplumun vicdanının rahatlatılması gerekir.

site.jpgKalbi kararanların, kara gözlüklerle hayata bakanların, kalp gözü kapalı bakış açılarının tek sermayesi kara propagandadır. Her şeyi menfi gösterme, doğruyu çarpıtma, masumları savunmada bırakma, hatta söz ve ifade hakkını kullandırmama üzerine kurulu vicdansızlık alametlerinin tezahür ettiği uzun bir karalama kampanyası…

Peki, böylesi dönemlerin tek suçlusu “Karacı” askerler mi?
Bunlara yataklık edenler yok mu?
Sivil ayağında kimsecikler yok mu?
Mesela, sivil bürokraside, siyasette, cemaatlerde, iş dünyasında, üniversitelerde, medyada, sporda, sanat dünyasında farklı kılıflarda “Karacı” takımı veya onların farklı versiyonlardaki izdüşümleri yok mu?

Türkçeye ne kadar uydu bilmiyorum ama, gelin menfi tavır gösteren, hep tersinden okuyan ve sürekli kusur avcılığı yapanların cümlesine “Karacı” diyelim.

Şevki kıran, gelişmeye mani, başarıyı kıskanan, ”Karacı”ların ağzını kullanan, şeffaflık ve adaletten uzak, insan hukukunu hiçe sayarcasına itham ve karalama ile iş gören, eskilerin tabiri ile “Şom ağızlı” beyan ve yaklaşımların tamamı için “Kara propaganda” diyelim mi?

“Karacı”lara karşı vazifemiz, beyaz tebliğdir.
Menfilerin beyanlarını mahalleye ve topluma yaymamak. “Tenkis-i gayr ile faziletini izhar” etmekten uzak durmak. Hep müspeti, güzel gelişmeleri ve inkişaflarla müjdeleri nazara verip toplumun şevk kaynaklarını harekete geçirmek.

“Karacı”ların kara çalan ufunetlerini ancak böyle çözeriz. Toplumun cesaretlenmesi buna bağlı.

Güzelliklerimizi, projelerimizi, hedeflerimizi, yapmak istediklerimizi, takdirlerimizi ve gayret getirici faaliyetlerimiz hayatımızın odağına alarak “Beyaz Tebliğ” yapacağız.

Kararmış gözlerin, kararan gecelerin, kapkara telkinlerin, “Kara sinekler” gibi mide bulandırıcıların üzerine inkişaf bulutlarını salalım.

Fitne tohumlarını “kara delikler” gibi çoğaltıp masumiyeti yutan birer canavar haline getirenlerin karşısında beyaz tebliğle durulabilir.

Kalitesizliği konuşmanın bir anlamı yok.
Karanlık nefsin rekabet ve inat propagandalarına da ihtiyaç yok.

İtham ve inkar dönemi bitiyor. Her karartma bir inkardır. Hakkı elinden alınma hali, bir gasptır.

Artık” karacılar” yok, aydınlık ve nurlu istikbal var.

Hepimiz ve herkes için. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
3 Yorum