1. YAZARLAR

  2. Kenan ÖREN

  3. Zarif siyaset
Kenan ÖREN

Kenan ÖREN

Yazarın Tüm Yazıları >

Zarif siyaset

A+A-

Aslında Üstad Bediüzzaman gibi, ben de siyasetten pek hazzetmem. Zira ben bir bilim adamıyım ve olaylara bilimsel çerçeveden yaklaşırım.. Hele siyaset ile ilgili bir yazı yazmayı da pek düşünmüyordum. Ama son zamanlardaki siyasî üslûbun menfî boyutları ayyuka çıkınca, karınca kararınca biraz zülfü yare dokunalım dedik.

Evvel emirde siyaset veya diğer tabirle “politika” çok güzel bir şeydir. Ama bu kelime,  kamuoyunda öyle bir algılanıyor ki, sanki politika bir karabasan gibi insanları olumsuz etkiliyor. Hatta TCDD’de bir yönetici grubuna “Toplam Kalite Yönetimi” ile ilgili bir seminer verirken, söz politikaya gelmişti ve katılımcılara “sizce politika nedir?” diye bir soru yöneltmiştim. Aldığım cevaplar korkunçtu. Kimisi, “Alavere-dalavere” babından, kimisi “Yalancılık” yakıştırmasından, kimisi “Dün dündür bugün bugündür” yaftalamasından, kimisi, “rüzgâra göre yelken açmak” tiplemesinden, kimisi “Sahtekârlık” suçlamasından dem vuruyordu. Neticede, hatırladığım kadarıyla,  politika konusunda net olarak olumlu bir cevap alamamıştım. Tabi bu çok üzücü bir durumdu. Zira bu söylemler, politikacıların geçmiş zaman dilimleri içinde halka ihsas ettiği söz ve davranışların yansımalarını gösteriyordu.

Peki, o zaman siyaset diğer tabirle politika gerçek anlamda nedir? Önce bu ifadenin net bir tanımını yapmaya çalışalım. Siyaset aslında bir “uzlaşı kültürü” dür. Yani toplumda çatışma halindeki tarafların ortak yönlerini bulup onları kaynaştırarak bir uzlaşma ortamı hazırlamaktır. Ancak ıstılahı anlamda politika, toplumda tüm problemli yönleri tespit edip, onların çözümü için eylem planları hazırlayarak çözüm için çaba sarf etmektir.

Bu bağlamda “Deming Döngüsü” adı verilen “Planla-Uygula-Denetle-Düzelt” prensibiyle hareket ederek bir süreç yönetimi yapmak çok önemlidir. Bir plan ve program çerçevesinde toplumun huzuru ve faydası için projeler geliştirmek ve bu projeleri hayata geçirmek de politikanın olmazsa olmazlarındandır. Gerçek politika budur. Bu bağlamda Yüce Peygamberimizin (SAV) “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır,” Hadis-i Şerifi mucibince amaç insana hizmet etmek olmalıdır.

Bütün bunların dışında bir siyasetçinin “Üç Z Kuralı”nı da bir “hayat felsefesi” yapması gerekmektedir. Malumunuz üzere “Üç Z Kuralı”, “Zarafet, Ziyafet, Ziyaret” kelimelerinin baş harflerinden ibarettir. İşte bir siyasetçi zarafet kuralları çerçevesinde hareket etmeli; yani zarif olmalıdır. Mecliste kendisini ziyarete gelenlere ziyafet vermeli ve seçmenlerini ziyaret edip dertlerini dinleyerek çözüm üretmelidir. Bu yüzden, kaba-saba insanların siyasetçi olması çok vahim bir durumdur.

Hele bir de ağzını bozup da, çok affedersiniz ana-avrat söven siyasetçiler oluyorsa, bu vahim olmaktan ziyade bir cinnettir. Toplumsal bir travmadır. Çünkü, böyle küfürler, sınırlı bir çerçevede kalmıyor, tüm topluma yansıyor. Bu da, siyasi taraftarların, bu tür küfürleri meşru gibi görmelerine sebep olabiliyor. Veya bir siyasetçi küfür etmese de “alçak, şerefsiz, namert” gibi ifadeler kullanarak rakibini karalamaya çalışması da siyaset müessesesini kirleten başka bir davranış biçimi oluyor.

Eskilerin güzel bir sözü vardı: “Kelâm-ı kibar, kibarın kelâmıdır,” diye. Ne kadar güzel bir söz. Emin olunuz, sövmeden, hakaret etmeden, kötü söz söylemeden de çok güzel siyaset yapılabilir. Ha, diyeceksiniz ki, yine atalarımızın çok güzel bir sözü daha var: “Nush ile uslanmayanı etmeli tektir, tektir ile uslanmayanın hakkı kötektir,” diye. Evet, bu da doğrudur. Bazı insanlar mazoşist olabiliyor, yani dayak yemekten zevk alabiliyor.  Ya da hakaret etmek veya azarlamak onun için zevk olabiliyor. Ama bunu özelleştirmek lazım. Toplumun tüm kesimleri muhatap olunca, orada durmak gerekir. Tüm topluma hitap ettiğinizde içindeki masum ve iyi insanları da hedef aldığınızı unutmamanız gerekir ve böyle bir durumda yapmanız gereken de “Zarif Siyaset” tir. Aksi takdirde yaptığınız hakaretler, büyük bir toplumu ilgilendirebilir ve bütün bu toplumdan helallik almanız gerekebilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.