1. YAZARLAR

  2. Vehbi KARAKAŞ

  3. Yangını söndürmek için bir maşraba su!
Vehbi KARAKAŞ

Vehbi KARAKAŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

Yangını söndürmek için bir maşraba su!

A+A-

Düşmanlarınızı veya düşman zannettiklerinizi kazanmanın, dost etmenin yolu, hakperestlikten, adil davranmaktan, affetmekten ve kötülüklere iyilikle karşılık vermekten geçer. Boşuna dememişler:

Kötülüğe kötülük, her kişinin işidir.

Ama kötülüğe iyilik, er kişinin işidir.

Peygamberimizin en önemli ve olmazsa olmaz sünnetlerinden biri de, kötülüğe kötülükle karşılık değil, kötülüklere iyilikle karşılık vermektir.

Peygamberimiz, 13 yıl Mekke-i Mükerreme’de kendisine dayanılmaz eziyet ve işkenceyi reva görenlere bunu yaptı.

Kâbe’nin duvarı dibinde secdede iken yeni doğmuş devenin eşini ve cürufunu getirip boynuna koydular,

Pazarda-panayırda, Safa tepesinde, Taif’te taşladılar,

Su-i kasd düzenlediler,

Yemeğine zehir kattılar,

Yüzüne tükürük savurdular,

Yollarına diken serdiler,

Yurdundan çıkmaya mecbur ettiler,

Uhut savaşında dişini kırdılar, yanağını yardılar, kendisine öldüresiye saldırdılar, Hudeybiye’de önünü kestiler, Mekke’ye girmesine ve Umre yapmasına izin vermediler.

Nihayet keser döndü, sap döndü, hesap döndü. Sevgili Peygamberimiz 12 bin kişilik bir kuvvetle Mekke’ye girdi. Sırtını Kâbe’ye, yüzünü halka döndü ve sordu:

-Şimdi benim size ne yapmamı bekliyorsunuz. Cevap verdiler:

-Sen alicenap bir zatsın. Bizim sana yaptıklarımızı sen bize yapmazsın. Bunun üzerine Efendiler Efendisi:

-Şimdi doğru söylediniz. Evet ben, size, sizin bana yaptıklarınızı  yapmayacağım. Ben kardeşleri tarafından kuyuya atılan Yusuf Peygamber’in (a.s) kardeşlerine dediğini diyeceğim:

"Bugün size karşı sorgulama, kınama yoktur. Gidiniz, hepiniz serbestsiniz.”

Mekke’nin fethi gününde Mekke’lilerin hepsini affetti. Müşrik orduları komutanı olan Ebu Süfyan’ı affetti. Ebu Süfyan’ın karısı Hind’i afetti. O Hind ki Hz. Hamza’nın katili Vahşi’yi kiralayan ve Hamza’nın ciğerini çıkarttıran, intikam için dişleriyle Hamza’nın ciğerini çiğneyen kadındı.Hz. Hamza’nın katili Vahşiyi affetti. Vahşi İslam’a girerek yahşi oldu. Yıllarca Müslümanlara kan kusturmuş İkrime’nin, Ebucehil’in oğlu İkrime’nin özrünü, tövbesini kabul etti, affetti.

Rasulullah Efendimiz işte böylelerini affetti. Ordusuyla Mekke’yi, affıyla da gönülleri fethetti. Hepsinin İslam’la şereflenmelerine vesile oldu. Darbe yapa yapa değil, darbe yiye yiye iş başına geldi, iş başında kaldı.

Halbuki onun affettiklerinin çoğu, çoktan kılıcı hak etmiş kimselerdi. Peygamber de onları kılıçtan geçirme kudretine sahipti. Ama o bunu yapmıyor ve en güçlü olduğu bir anda onları affediyordu.

Demekki zayıfken kendisine reva görülen kötülüklere ses çıkarmaması korkaklığından, acizliğinden değil, sabrından, şefkatinden, merhametinden, Müslüman adam olmanın ne olduğunu öğretme gayretindenmiş.

Öyle şefkatli idi ki ümmeti iman etmeyecek ve cehenneme düşecek diye tir tir titriyor, adeta kendi kendini yiyordu. Öyle şefkatli idi ki ümmetinden birinin başına bir sıkıntı gelse onun acısını derinlerden hissediyordu. “Kim borçlu ölürse, onun borcunu ödemek bana ait, mal bırakırsa malı varislerine aittir”, diyordu. Fevkalade şefkatinden dolayı Allah onu kendi isimleriyle tanıttı. Benim Habibim Raûf’dur, Rahîm’dir, buyurdu.

İşte Hz. Peygamberi kıyamete kadar muzaffer kılan, gönüllerdeki tahtından düşürtmeyen, onun, kötülüklere iyilikle, haksızlıklara adaletle, şiddetlere merhametle ve hatalara afla karşılık vermesi oldu. Tahtınızı, huzurunuzu ve istikrarınızı korumak ve uzatmak istiyorsanız siz de böyle olabilir ve böyle yapabilirsiniz. Yıkılıp yok olmak istiyorsanız, kötülüklere daha şiddetli bir kötülükle karşılık verebilirsiniz.

Şimdi önce nefsime sonra bütün Müslümanlara sesleniyorum:

Ey Müslümanlar! Sizin Peygamberiniz, müşrikleri ve en azılı düşmanlarını affederken size ne oluyor ki Müslüman kardeşlerinizi affetmeye yanaşmıyorsunuz? Size ne oldu? Basiretiniz mi bağlandı?

“Allah’ın hakkı ve hatırı için” denildiği zaman akan sular durur. Şimdi ben sesleniyorum: “Allah’ın hakkı ve hatırı için birbirinizi affedemezseniz de,bir maşraba su ile yangını söndürmek için koşamazsanız da, hiç olmazsa yangına körükle gitmeyin. Hiç olmazsa birbirinize hücumdan ve birbirinize eza etmekten, birbirinizin gıybetini yapmaktan vazgeçin.

Peygamberinizin sizin üzerinizde hiç mi hatırı yok. O peygamberiniz ki buyurmuşlar:

“Müslüman Müslümana zulmetmez, Müslüman Müslümanı zalime teslim etmez.”

Bu hadis bana Üstad Bediüzzaman’ın şu sözünü hatırlattı: “Mü’min, kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lütufla ıslahına çalışır."

O Peygamber ki buyurmuşlar:

“Müslümanın Müslümana üç günden fazla küs durması haramdır.” “Ey Müslümanlar! Bir birinize sırt dönmeyin, birbirinize hased etmeyin, birbirinize kızmayın. Allah için kardeşler olun!”

“Siz yerdekilere acıyın ki, göktekiler de size acısın.” “Merhamet etmeyene merhamet edilmez.”

Peygamber Efendimize  “Canlı Kur’an”demişler. Neden? Söylediklerini ve Kur’an’ı harfiyyen uygulamasından dolayı.

Kur’an, kötülükleri iyilikle sav, demiş.Kızdığına aşırı kızma, birgün dostun olabilir, demiş. Kur’an, Allah için şahitler olarak adaleti ayakta tutanlardan olun. Yapacağınız şahitlik, aleyhinize, ana-babanızın aleyhine ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa adaletin tecelli etmesine destek verin, demiş.

“Bir topluma öfkeniz sizi o topluma haksızlık yapmaya götürmesin. Adil olun. Çünkü adil olmanız takvaya en yakın olmanız anlamına gelmektedir.” demiş.

Peygamberimiz Allah’ın bu söylediklerinin uygulamasıdır. Onun içindir ki yeminle söylemiş: “Allah’a yemin ediyorum ki hırsızlığı yapan kızım Fatma da olsaydı (onu korumaya kalkmaz) onun da elini keserdim.”

Alabildiğine şefkatli olan bir insanın adalet konusundaki hassasiyeti de işte bu idi.

“Ateşi söndürmek için bir maşrapa su da benden”diye tanımladığım bu yazıyı ve içerdiklerini nefsimize, neslimize, sosyal ve siyasi hayata taşımayı ve yangını söndürmekte rol almayı Allah hepimize nasip eylesin.[1]

ÖNEMLİ DUYURU

İki Cihan İlim ve Hizmet Derneği ve Bahar Kız Kur’an Kursunun beraberce düzenlediği “Hicazlı Sevgili” adlı Hz. Peygamberi anma gecesine konferans vermek üzere davetliyim; siz de davetlisiniz. Tarih 23.01.2014. Yer: Gebze Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi, saat: 20. Hayırlı sürprizlerle karşılaşmak dileğiyle…


[1] Daha geniş malumat için bkz. KARAKAŞ, Vehbi, Kupkuru Çölleri Cennete Çeviren Gül Hz. Muhammed (s.a.v) , Timaş Yayınları, 2013-İstanbul ve bkz. KARAKAŞ “Sana Öyle Hasretim ki” Cihan Yayınları, 2012-İstanbul

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
3 Yorum